Fakat ve rağmenlerle kadın olmak

Pollective ve VMLY&R ortaklığında hayata geçirilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel araştırma, Türkiye’de kadın olmaya, güçlü kadın olmaya ve Dünya Kadınlar Günü'ne ilişkin kıymetli içgörüler sunuyor.

06.03.2021 - 16:05 | MediaCat

Fakat ve rağmenlerle kadın olmak

Yeni nesil araştırma & pazarlama platformu Pollective ve pazarlama & iletişim çözümleri ajansı VMLY&R, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle özel bir araştırmaya imza attı. Şubat ayı içerisinde, 16-65 yaş aralığında, 68 şehirden bin 18 kadının katılımıyla Pollective üzerinde online gerçekleştirilen araştırma hem Kadınlar Günü’ne hem de genel anlamda Türkiye’de kadın olmaya dair önemli içgörüler sunuyor.

8 Mart deyince…

Araştırmaya katılan kadınların yüzde 98’i 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olduğunu biliyor, katılımcıların yüzde 31’i Kadınlar Günü’ne “emekçi” vurgusunu ekliyor. Kadınların bu özel güne dair beklentileri de varsayımlarla çelişir vaziyette. 4 katılımcıdan yalnızca 1’i bugüne özel hediye alınması gerektiğini söylerken, kadınların yüzde 18’i bu soruya net biçimde hayır yanıtını veriyor.

Yıllardır ülkece tartışıp henüz çözümüne çok yaklaşamadığımız toplumsal cinsiyet eşitliği de araştırmanın odaklandığı alanlar arasında. Kadınların yalnızca yüzde 1’i kadın erkek eşitliği olduğunu, yüzde 76’sı kesinlikle olmadığını, yüzde 22’si ise kararsız kalarak ne olduğunu ne olmadığını söylüyor.

Güçlü kadın dediğin…

Araştırmanın en dikkat çeken sonuçlarından biri de “güçlü kadın” algısı üzerine. Katılımcılardan güçlü olarak değerlendirdikleri gerçek ya da kurgusal 3 kişiyi nedenleri ile yazmaları istendiğinde Frida Kahlo (yüzde 15) isminin öne çıktığı görülüyor. Katılımcıların anneleri yüzde 10 ile ikinci güçlü kadın figürü olurken, Emma Watson hem aktivist duruşu hem de canlandırdığı Hermione Granger karakteri ile 16-24 yaş arası katılımcıların yoğun ilgisi sayesinde üçüncü sırada yer alıyor. Pucca, fenomenler arasında listeye giren tek kadın iken, televizyon dünyasından öne çıkan isimler ise Müge Anlı ve Gülse Birsel. Türkan Saylan ile Marie Curie en çok değinilen kadın akademisyen ve bilim kadınları olarak listede yer alırken, Virginia Woolf, edebiyat dünyasındaki isimler arasında en çok bahsedilen kişi.

Müge Anlı, programın sosyal medya yansımalarının artması ve belki evden eğitime geçilmesi ile birlikte genç kadınlar nezdinde dikkat çekici şekilde görünür hale gelmiş ve güçlü kadınlar listesine dahil edilmiş. En çok sabrı ve duruşu ile anılmış.

Kadınlara göre bir kadını güçlü kılansa ekonomik özgürlüğü de kapsayacak şekilde bağımsızlık. Katılımcıların yüzde 78’i güçlü kadını “bağımsız yaşayan”, yüzde 19’u “kendi parasını kazanan” olarak tanımlarken, yüzde 3’e göre anneler güçlü kadın profili çiziyor.

Hayata geride başlamak

Araştırma, güçlü olmanın, olumsuz bir faktöre rağmen anlatısı üzerinden şekillendiğini ortaya koyuyor. Ancak “rağmen”den önce kullanılan olumsuz faktörün, kadın olmanın kendisi olarak görülmesi kadınların hayata tabiri caizse “1-0” geride başlamak olduğunu düşündüğünü ortaya koyuyor.

Yine de bu dezavantajlı durumdan güçlenerek çıkma motivasyonu hayli yüksek. Araştırmada raporlanan “Kadın olmasına rağmen dünyada/Türkiye’de varlığını sürdürebilen herkes güçlüdür” ifadesi bunun en anlamlı kanıtı niteliğinde.

En önemli sorun taciz

Geçtiğimiz yıl boyunca defaten tartışmaya açılan İstanbul Sözleşmesi’ni de kadınların nazarında değerlendiren araştırma, katılımcıların yüzde 59’unun sözleşmenin içeriğine hâkim olduğunu; yüzde 38’inin maddeleri yeterli bulduğunu; yüzde 21’inin de maddeleri yetersiz bulduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre Türkiye’de kadınların karşılaştığı en önemli sorun nedir diye sorulduğunda ise seçenekler arasından yüzde 47 ile fiziksel taciz, yüzde 28 ile sözlü taciz öne çıkanlar. Fiziksel ya da sözlü olarak, her 4 kişiden 3’ü için taciz en önemli sorun. İş bulma zorluğu ve iş yerinde haksızlık yüzde 11, eğitime erişim yüzde 6 ve diğer sorunlar yüzde 8 oranında sıralanıyor.

Peki, markalar bu meselenin neresinde?

Araştırma, “Bir markanın kadın sorunlarına değinmesi sende olumlu izlenim bırakır mı?” sorusuna katılımcıların yüzde 89’unun evet yanıtını verdiğini de raporluyor. Kadınlarla en çok bağdaşan, akla gelen ilk üç marka/reklam/figür sorulduğunda ise çok da şaşırtıcı olmayacak şekilde Orkid ve Molped’in her yaş grubunda akla ilk gelen iki marka olduğu görülüyor. Listeye üçüncü sıradan giren ve kategori ve cinsiyet bağımsız olarak öne Nike’ın rakiplerinden ayrıştığını belirten raporda Elidor, Kotex, Dove ve Gratis de hatırlama sırasında listede yer alan diğer markalar.

Kadınların özellikle hijyenik ped markalarını ve onların güçlendirici söylemlerini hatırladığı da görülüyor. Kız Gibi (Orkid), Dünya Tek Biz İkimiz (Molped), Gerçek Güzellik (Dove), Bizi Böyle Bilin (Nike), Kız Sözü (Molped) spontane hatırlanan ilk 5 slogan olarak dikkat çekiyor.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.