Ekonomiye can suyu olan KOBİ’ler dijitalleşmenin getirdiği olanaklardan yeteri kadar faydalanabilirse, yarattığı değeri öteye taşıyacak. Ancak bu yolda en görünür sorunlar, sınırlı BT altyapısı ve küresel pazarlara erişim konusunda bilgi eksikliği.
TÜİK’in geçtiğimiz aralık ayında yayımladığı Küçük ve Orta Büyüklükteki Girişim İstatistikleri’ne göre, KOBİ’ler 2023 yılında toplam girişim sayısının yüzde 99’unu oluştururken istihdamın yüzde 70’ini, personel maliyetinin ve cironun yüzde 47’sini, üretim değerinin yüzde 41’ini ve faktör maliyetiyle katma değerin yüzde 40’ını oluşturdu.
Sağladığı istihdam ve ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklılığıyla ekonomiye can suyu olan bu kesim, dijitalleşmenin getirdiği olanaklardan yeteri kadar faydalanabilirse, yarattığı değeri daha da öteye taşıyacak gibi görünüyor. Zira yapay zekâ başta olmak üzere bugün hayatımıza giren pek çok teknoloji, stok yönetimi, finansal takip ve daha birçok operasyonun otomatikleşmesiyle zaman ve işgücünde sağlanan tasarruf, buna ek olarak müşteriyle daha verimli iletişim kurma ve onlara daha hedefli kişiselleştirilmiş hizmetler sunma fırsatı yaratıyor. Veri analizleriyle pazar eğilimlerinin ve müşteri taleplerinin daha hızlı ve daha iyi anlaşılmasına yardımcı oluyor.
Verimlilik artışı, maliyetlerin düşürülmesi ve müşteri deneyiminin iyileştirilmesi KOBİ’lere, içeride büyük rakipleriyle daha iyi rekabet edebilmeleri için şans yaratırken, zaman ve mekân sınırlarının ortadan kalkmasıyla rekabet, küresel pazarlara da taşınabiliyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun Temmuz 2023’te yayımladığı rapora göre, kuruluşların yüzde 85’inden fazlası, yeni teknolojilerin daha fazla benimsenmesini ve dijital erişimin genişletilmesini dönüşümün temel itici güçleri olarak kabul ederken, KOBİ’lerin yaklaşık yüzde 25’i bunu en büyük zorluk olarak belirtiyor. KOBİ’lerin yüzde 64’ü sistemlerinden gelen verileri etkin bir şekilde kullanmakta zorlanıyor ve yüzde 74’ü şirketlerinin veri yatırımlarının değerini en üst düzeye çıkarmakta sıkıntı yaşıyor.
Raporda, KOBİ’lerin hâlâ sınırlı finans ve insan kaynakları, temel altyapıya yetersiz erişim ve veri yönetimi, gizliliğin korunması ve siber güvenlik ile ilgili uzun vadeli vizyon ve stratejilerinin olmaması gibi engellerle karşı karşıya olduğu da bildiriliyor. Aynı yıl yine Dünya Ekonomik Forumu’nun “Data Unleashed: Empowering SMEs for Innovation and Success” başlıklı raporu da, KOBİ’lerin veri politikaları ve belirli sorumluluklar konusunda netlik eksikliği, sınırlı BT altyapısı ve küresel pazarlara erişim konusunda engeller ve kısıtlamalarla karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de KOBİ’lerin dijitalleşme yolculuğunda en sık karşılaşılan sorun, finansman ve bilgi teknolojilerinin kullanımı gibi görünüyor. Mastercard’ın, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ile hayata geçirdiği KOBİ’lerin E-Karnesi projesi kapsamında, Türkiye’nin 12 ilinde 2 bin 600 firma ile yürütülen pilot anketin bulgularına göre, KOBİ’lerin yüzde 28’i dijital dönüşüm için altyapı eksiklerinin giderilmesine ihtiyaç duyuyor.
Bilgi teknolojilerini kullanmayanların oranı mikro ölçekli firmalarda yüzde 29,3 düzeyinde iken, bu oran küçük ölçekli firmalarda yüzde 18’e, orta ölçekli firmalarda yüzde 6’ya kadar geriliyor. Küçük ve orta ölçekli firmalar bilgi teknolojileri hizmetlerini çoğunlukla dışarıdan alıyor.
10 Şubat’ta Dünya gazetesindeki köşesinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) aylık verilerini değerlendiren Naki Bakır 2024 sonu itibarıyla bankacılık sektörünün toplam kredi hacminin 16 trilyon 46,6 milyar lira, KOBİ’lerin buradan aldığı payın ise 4 milyar 285,7 milyon lira olduğu bilgisini paylaşıyor. KOBİ kredilerinin bankacılık sektörü toplam kredi hacmi içinde 2023 sonu itibarıyla yüzde 27,5 olan payının, geçen yılın sonunda yüzde 26,7’ye gerilediğini de ekliyor.
Yazının başında teknolojinin zaman ve mekân sınırlarını ortadan kaldırarak KOBİ’lere hem iç pazarda hem de küresel pazarda rekabet fırsatı sağladığını söylemiştik. Burada üzerinde durduğumuz nokta e- ticaretin gelişimiyle fiziksel mağazaların sınırlı müşteri kitlesi ve coğrafi engellerine karşılık, KOBİ’lerin kendi markalarını dijital ortamda daha etkili bir şekilde tanıtabilme ve rekabetçi fiyatlarla pazara sunabilme imkânı buluyor olmasıydı. Amazon Türkiye ve PwC Türkiye’nin Mayıs 2023’te yayımladığı Türkiye’deki KOBİ’lerin E-Ticaret Görünümü Raporu, günümüz itibarıyla KOBİ’lerin bu imkândan ne derece yararlanabildiği konusunda içgörüler sunuyor.
2023 itibarıyla ülkemizdeki KOBİ’lerin yüzde 25,3’ünün e-ticaretin içinde olduğu, yüzde 19’unun ise önümüzdeki dönemde e-ticarete başlamayı planladığını ortaya koyan rapor, KOBİ’ler arasında e-ihracat penetrasyon oranının yüzde 4,1 olduğunu söylüyor. KOBİ’lerin e-ihracata başlamalarının önündeki en büyük zorluk ise hedef pazar ve sektörel bilgi eksikliği.
Ülke genelinde 2 binden fazla KOBİ’nin çevrimiçi kanallar aracılığıyla hem iç hem dış pazarlara erişiminde karşılaşılan zorlukları ayrıntılı bir biçimde ortaya koyan araştırma kapsamında gerçekleştiren ankette, katılımcıların yüzde 76,8’i e-ihracatın ne olduğu ve nasıl yapılacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını söylüyor. E-ihracat terimlerine aşina olduğunu söyleyen yüzde 23’lük kesim ise sektörler ve yurtdışı pazarlarla ilgili bilgi eksikliği ve yetersiz teknik altyapı nedeniyle tereddüt ediyor.
KOBİ’lerin yüzde 55’i hedef pazar ve sektörel bilgi eksikliği, yüzde 43’ü özellikle satış sonrasına ilişkin olarak uluslararası bir kitleye hitap edemeyen yetersiz müşteri hizmetleri süreçlerine sahip olduğunu düşünmesi, yüzde 30’u ise lojistiğe erişim yetersizliği nedeniyle e-ihracata çekimser yaklaşıyor.

Anket bulguları gösteriyor ki, Türkiye pazarında faaliyet gösteren firmaların e-ticaret alanında sahip olduğu bilgi ve deneyimleri e-ihracat alanında avantaja çeviremiyor. İyimser çerçeveden bakılırsa, bu olumsuz durumun, ciddi bir gelişim potansiyeli barındırdığını söylemek de yanlış olmaz.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği himayesinde dijitalleşmek isteyen KOBİ’ler ile bu amaç için ihtiyaç duydukları ürün ve hizmetleri sunan teknoloji tedarikçilerini birleştirmek amacıyla, güvenli ve etkin ödeme teknolojileriyle KOBİ’lerin çevrimiçi satış kanallarını optimize etmelerine yardımcı olan Visa işbirliğiyle kurulan Akıllı KOBİ, bu potansiyelin gerçekleştirilmesinde misyon üstlenen bir platform olarak karşımıza çıkıyor. QNB Dijital Köprü platformunun da KOBİ’lerin dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırmak adına Akıllı KOBİ’nin resmi iş ortağı olduğunu ekleyelim.
İş Ortağım platformu üzerinden KOBİ’lere e ticaret desteği sunan Hepsiburada da, geçtiğimiz yıl temmuz ayında, bir yılda 100 bin KOBİ’yi ekosisteme kazandırmayı hedeflediklerini açıklamıştı. Hepsiburada Ticari Grup Başkanı Ender Özgün, Türkiye’nin e-ticaret penetrasyonunun pandemi öncesi yüzde 5 seviyelerindeyken bugün yüzde 20’lere yükseldiğini, beklentinin bu oranın üç sene içerisinde yüzde 30’a, beş senelik vadede ise yüzde 40’a yükselmesi olduğunu söylemişti. Ayrıca Hepsiburada’nın bugüne dek 400 bin işletmeyi e-ticaretle tanıştırdığını, 10 bin işletmeyi e-ihracata açtığını ve 5 milyon kişinin istihdamına katkı sağladığını da hatırlatmıştı.
Bu örnekleri; KOBİ’ler için esneklik sağlayan iş uygulamaları ürettiği gibi hem sahada hem mutfakta onların yanında olan Logo Yazılım’dan işletmelere sunduğu verimlilik ve tasarruf çözümlerinin yanı sıra eğitim platformları ve etkinlikleriyle de öne çıkan, hayata geçirdiği Vodafone Business Dijital KOBİ Eğitim Platformu’na ve teknolojiden güç alarak KOBİ’lere tahsilat kolaylığı, kredilendirme ve ödeme avantajı sağlayan finteklere kadar geniş bir skalada uzatmak mümkün.
Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi’nin kısa bir süre önce yayımladığı Türkiye Fintek Ekosistemi Durum Raporu 2024’e göre, KOBİ’lere nakit akışları konusunda geniş alternatifler sunan fintek sektörüne yapılan yatırımların, 2024 yılsonunda 194 milyon dolar seviyesine ulaşarak tarihi bir rekor kırması da umut verici bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor.