Ekonomik kaldıraç olarak gastronomi

Metro ve MEB işbirliğinde coğrafi işaretler müfredata giriyor.

05.03.2019 - 11:51 | Gönül Hadımlı

Ekonomik kaldıraç olarak gastronomi

Metro Türkiye Satınalma Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç’ın belirttiğine göre, Türkiye’nin köy ve ilçelerindeki nüfus oranı yüzde 8’e düşmüş durumda. Türkiye’nin değerlerinin korunamadığı ve parlatılamadığı serzenişlerini kamuoyunda sıklıkla duyduğumuz günümüzde Metro Türkiye ve Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), genç nesillerin Türkiye’nin değerlerini öğrenmelerine ve korumalarına vesile olacak bir projeye imza atıyor.

2011’de Taşköprü sarımsağını yok olma tehlikesinden kurtararak, Türkiye’de coğrafi işaretli ürünlerin korunması ve tanıtılması yolculuğuna başlayan Metro, MEB işbirliğinde bir adım daha atarak coğrafi işaretli ürünlerin mesleki ve teknik okulların müfredatına gireceğini duyurdu. İlgili protokol, dün Dün Metro Türkiye Satınalma Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç ve Mesleki ve Teknik Okullar Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Varın Numanoğlu’nun katılımıyla düzenlenen düzenlenen basın toplantısında imzalandı.

Mesleki ve Teknik Okullar Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Varın Numanoğlu ve Metro Türkiye Satınalma Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç

Basın toplantısında dünyada coğrafi işaretli ürün pazarının 200 milyar dolar olduğunu belirten Alkaç, Metro olarak 2018’de coğrafi işaretli ürünlerin ihracat rakamının 6 milyon euro’ya ulaştığının altını çizdi. Kendisi aynı zamanda Malatya kayısısı son altı aylık dönemde 42 bin ton ihraç edildiğini de vurguladı ve gastronomiyi Türkiye’de ekonomik bir kaldıraç olarak kullanmamız gerektiğini belirterek, ekledi: “Bu gün Roquefort’daki üretimin değeri yılda 400 milyon euro. Rokfor peyniri 1400’lü yıllardan beri korunuyor; işte biz Ezine peynirinin Rokfor kadar değerli olduğunu anladığımız gün, bu işi başarmış olacağız.”.

Günümüzde yiyecek içecek hizmetleri ve gıda teknolojileri alanında eğitim gören yaklaşık 65 bin orta eğitim kurumu öğrencisi bulunuyor. Dünyada yıllık 200 milyar doların üzerinde bir katma değer oluşturan coğrafi işaretli ürünlerden, Türkiye günümüzde 400 civarında aday bulunduruyor ve potansiyel ürün sayısının yaklaşık 3 bin adet olduğu tahmin ediliyor. İmzalanan bu protokolle, coğrafi işaretli ürünlerin korunması ve artırılması anlamında ve dolayısıyla da Türkiye’nin gastronomi turizmindeki payının genişlemesinde büyük bir adım atılmış oldu.