Yapay zekâ, meslekleri ortadan kaldırmaktan çok işin içindeki görevleri dönüştürerek insan odağını strateji, yaratıcılık ve karar alma süreçlerine kaydırıyor.
Yapay zekâ, iş dünyasında artık “geleceğin teknolojisi” olmaktan çıkıp bugünün belirleyici gücüne dönüşmüş durumda. Ancak bu dönüşüm, sıkça dile getirildiği gibi mesleklerin topluca ortadan kalkmasından çok, işin içindeki görevlerin yeniden dağıtılmasıyla ilerliyor. Yazma, okuma, özetleme, raporlama, analiz, müşteri iletişimi, tasarım ve temel kodlama gibi pek çok görev; insan ve yapay zekâ arasında paylaşılarak yeniden tanımlanıyor.
Neotalent Kurucusu ve İnsan ve Kültür Strateji Uzmanı Zeynep Mete’ye göre yapay zekâ, bugün hemen her mesleği etkileyen genel amaçlı bir teknoloji haline gelmiş durumda. Bu da dönüşümün yalnızca teknoloji ekiplerini değil, organizasyonun tamamını kapsadığını gösteriyor.
Global veriler, üretken yapay zekânın iş yapma biçimlerinde köklü bir yeniden tasarım sürecini tetiklediğine işaret ediyor. Mete, 2026 itibarıyla iş gücü yapısında üç temel sonucun öne çıktığını vurguluyor.
İlk başlık, verimlilik artışı. Şirketler artık daha az çalışanla ilerlemekten çok, aynı ekiplerle daha fazla ve daha nitelikli çıktı üretmeye odaklanıyor. Tartışmanın merkezinde ise bu verimlilik artışının sürdürülebilir gelir modellerine nasıl dönüştürülebileceği yer alıyor.
İkinci önemli sonuç, beceri setlerindeki hızlı değişim. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 raporuna göre 2030’a kadar 170 milyon yeni rol ortaya çıkarken, 92 milyon rol yer değiştiriyor. Bu tablo, mesleklerin değil; iş yapma biçimlerinin köklü biçimde evrildiğini ortaya koyuyor.
Üçüncü başlık ise daha hassas bir alana işaret ediyor: otomasyona açık fonksiyonlarda giriş seviyesi rollerin daralması. Bazı ülkelerde, yapay zekâya yoğun biçimde maruz kalan pozisyonlarda genç çalışanların iş teklifi alma oranlarının düşüş gösterdiğine dair araştırmalar bulunuyor.
Yapay zekânın yükselişi, meslekleri ortadan kaldırmak yerine onları yeniden tanımlıyor. Mete’ye göre özellikle destek ve operasyon ağırlıklı roller, yapay zekâ destekli otomasyonla birlikte ciddi bir dönüşüm sürecinden geçiyor.
Ofis ve yönetici asistanlıkları, veri giriş ve operasyon rolleri, çağrı merkezi ve müşteri hizmetleri pozisyonları, muhasebe ve satın alma destek ekipleri, junior metin yazarlığı ve içerik üretimi, grafik tasarım destek rolleri, yazılım test ve destek pozisyonları ile kasa ve gişe görevleri; kapsamı daralan ve yeniden tanımlanan meslek grupları arasında öne çıkıyor.
Bu dönüşümle birlikte insan emeğinin ağırlık merkezi de değişiyor. Rutin ve tekrarlayan işlerin önemli bir kısmı yapay zekâ tarafından üstlenilirken, insan odağı giderek strateji, denetim, yaratıcılık ve karar alma süreçlerine kayıyor.
2026’ya yaklaşırken iş dünyasında netleşen tablo şu: Yapay zekâ, insanın yerini almıyor; insanla birlikte çalışarak işin doğasını yeniden şekillendiriyor. Kurumlar için asıl rekabet avantajı ise teknolojiyi ne kadar kullandıklarından çok, insan yetkinliklerini bu teknolojiyle nasıl yeniden konumlandırdıklarında yatıyor.
İş dünyası, önümüzdeki dönemde yalnızca yeni teknolojilere değil; bu teknolojilerle birlikte evrilen insan rolüne yatırım yapan organizasyonlar arasında şekillenecek.