Pazarlamada yapay zekâ projeleri başarıya nasıl ulaşabilir?

Agentic AI, pazarlamada fark yaratmayı teknoloji gösterisinden değil, insanın artık yapmaması gereken işleri sahiplenerek ölçülebilir iş sonuçlarına dönüştürmesinden alıyor.

Agentic AI son dönemde büyük bir ivme kazandı. Ancak pek çok kurum için hâlâ “Proof of Concept Mezarlığı”ndan çıkabilmiş değil.

2024 demo yılıydı. 2025 ise gerçeklerle yüzleşme yılı oldu. S&P Global Market Intelligence’a göre, yapay zekâ girişimlerini rafa kaldıran şirketlerin oranı yalnızca 12 ay içinde yüzde 17’den yüzde 42’ye yükseldi.

Peki neden? Çünkü kurumlar yapay zekâyla oynuyor, onu gerçekten ürüne dönüştürmüyor. McKinsey’nin “2025 State of AI” raporunda net biçimde ifade edildiği gibi: Proof of concept, proof of value değildir. Bugün yapay zekâ projelerinin yüzde 80’den fazlası üretim aşamasına geçemiyor; çünkü izole denemeler olarak tasarlanıyor, iş süreçlerine entegre edilmiyor.

Ancak bu tablo değişiyor. Süperzekâ düzeyine yaklaşan ajanların ana akıma girmesiyle birlikte, agentic AI artık “yenilikçi bir eklenti” değil, temel bir teknoloji katmanı hâline geliyor. Pilot projeden kârlılığa geçebilmek için pazarlamacıların, ajanları yardımcı olarak görmekten vazgeçip onlara sahiplik vermesi gerekiyor.

Yardımdan sahipliğe geçiş

İlk nesil yapay zekâ sistemleri pazarlamacılara hız kazandırdı. İçerik yazdı, rapor özetledi; ancak tüm parçaları bir araya getirmek yine insanlara kaldı. Bu “human-in-the-loop” model verimlilik sağladı, fakat gerçek kaldıraç etkisini yaratmadı.

Asıl sıçrama, bir ajanın net tanımlanmış bir işi ve gelir hedefi olduğunda gerçekleşiyor. “Görev alan”dan “sonuçtan sorumlu” ajana geçiş, erken benimseyenler için şimdiden ciddi kazanımlar sağladı:

  • Gelir artışı: Agentic AI’ı ölçeklemeyi başaran şirketler, McKinsey verilerine göre %6–10 arasında gelir artışı elde ediyor.

  • Dönüşüm oranlarında sıçrama: Pazarlama özelindeki kullanım senaryolarında, Scoop Analytics gibi araçlarla yapılan agentic optimizasyonlar; insanların fark edemediği kalıpları (örneğin “yüksek değerli günler”) ortaya çıkararak dönüşüm oranlarını 2 ila 5 kat artırabiliyor.

Sorumluluk boşluğunu kapatmak

Sahipliğin önündeki en büyük engel yetkinlik değil, hesap verebilirlik. Hukuki çerçevenin hâlâ şekilleniyor olması, yöneticileri temkinli davranmaya zorluyor. 2025 tarihli bir araştırmaya göre, yapay zekâ tedarikçilerinin %88’i sözleşmelerine “sorumluluk sınırı” maddeleri ekliyor. Bu da yanlış fiyatlandırma ya da markaya zarar veren bir e-posta gibi hataların riskini doğrudan müşterinin üzerine yüklüyor.

Bu riski yönetebilen kurumlar, ajanlar için bir “Kontrol Düzlemi (Control Plane)” inşa ediyor:

  • GenAI Operasyonları (GenAIOps): Gartner öngörülerine göre, gelirden sorumlu üst düzey yöneticilerin yaklaşık yüzde 35’i halihazırda özel GenAI Ops ekipleri kurmuş durumda. Bu ekipler kod yazmaz; ajan ekosisteminin etik sınırlarını, performansını ve yönetişimini yönetir.

  • Agentic gözlemlenebilirlik: 2025 itibarıyla sektör standardı hâline gelen bu yaklaşım, “kara kutu”yu ortadan kaldırır. Bir ajanın neden o kararı verdiği izlenebilir, denetlenebilir ve regülasyonlara uygun hâle gelir.

Araçlardan önce süreç tasarımı gelir

Ajanları, insanlar için tasarlanmış süreçlerin içine bırakmak başarısızlıkla sonuçlanır. Başarı kriterleri net olmayan bir ortamda çalışan ajan, verilen talimatları harfiyen uygular; ancak ortaya çıkan sonuçlar tutarsız olur. Gerçek adaptasyon için uçtan uca süreçlerin yeniden tasarlanması gerekir:

  • Karar yetkileri: RACI modeliyle, bir ajanın hangi aksiyonları bağımsız alabileceği, hangilerinde insan onayı gerektiği açıkça tanımlanmalıdır.

  • Veri ürünleri: Ajanlar ham veriyle çalışmakta zorlanır. Güncellik standartları belirlenmiş, kimlik çözümlemesi yapılmış veri ürünleri gerekir. Aksi hâlde ajanlar gerçek insanlara değil, parçalı kimliklere tepki verir.

Amaç, denemeyi ilerlemeye dönüştürür

Agentic AI pazarlamayı otonom olduğu için dönüştürmeyecek. Asıl farkı, insanların artık yapmaması gereken manuel işleri tam sahiplikle üstlenmesi yaratacak.

Rekabet makası hızla açılıyor. Bir tarafta ajanları hâlâ “akıllı asistan” olarak gören ve McKinsey’e göre yüzde 42’lik iptal oranında takılı kalan ekipler var. Diğer tarafta ise ajanlara gerçek sorumluluklar ve ölçülebilir hedefler veren yüksek performanslı organizasyonlar.

Bu fark; hareket hızında, yakalanan gelir fırsatlarında ve pazarlamacıların nihayet mekanik işlerden kurtulup stratejiye odaklanabilmesinde açıkça görülüyor.

İlgili İçerikler