“Ne kadar sorun varsa o kadar proje yapmalıyız”

Sosyal sorumluluk projeleriyle OPET, Bakü'de düzenlenen 2019 Sınırsız Bölge Konferansı'ndaydı.

10.05.2019 - 10:48 | MediaCat

Kuruluşundan bu yana eğitime, sağlığa, çevreye ve tarihi değerlere sahip çıkarak, toplumun bilinçlenmesine katkıda bulunma vizyonuyla hareket eden, sosyal sorumluluk faaliyetlerini kurum kültürünün önemli bir parçası olarak değerlendiren ve bireye ve topluma dokunan projeler geliştirip uygulayan OPET, 2000 yılından bu yana sürdürdüğü projelerini Bakü’de düzenlenen “2019 Sınırsız Bölge Konferansı”nda uluslararası iş dünyasıyla paylaştı.

Mersin Toros Rotary Kulübü’nün organizasyonu olan, Bakü Khazar Rotary Kulubü’nün desteğiyle 9 – 11 Mayıs tarihleri arasında, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki işbirliği olanaklarının geliştirilmesinin hedeflendiği konferansta Türkiye ve Azerbaycan’la iş yapma olanakları üzerine gerçekleştirilen sunumların ardından, firmalar arası ikili iş görüşmeleri organize edildi. Türkiye, Azerbaycan, Afganistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan’ın bulunduğu Rotary 2430 bölgesinden 102 kulübün insanlara dokunan yenilikçi, dönüştürücü ve ilham kaynağı niteliğindeki projeleri paylaşıldı. OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, konferansta OPET’in sosyal sorumluluk vizyonunu ve 2000 yılından bu yana yürütülen çalışmalarını anlattı.

Nurten Öztürk
OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi

Sosyal sorumluluk projelerini gerçekleştirirken, içinde bulundukları toplumun sorunlarından yola çıktıklarını belirten Nurten Öztürk, “Her geçen gün daha da başarılı olan şirketimizin tek amacının kâr etmek olamayacağının bilinci ve ülkemize olan gönül borcumuzla sosyal sorumluluk projeleri geliştiriyoruz. Çevresel ve sosyal sorunları faaliyetlerimizin ve paydaşlarımızla ilişkilerimizin bir parçası haline getirerek proje geliştiriyor ve uygulamaya koyuyoruz.” dedi.

Konuşmasında çalışmalarıyla dünyaya örnek olduklarının da altını çizen Öztürk, Gelibolu yarımadasında 13 yıldır yürüttükleri Tarihe Saygı Projesi kapsamında Troya topraklarında yaptıkları çalışmaları Mart ayında UNESCO’nun Paris’te bulunan merkezinde anlattıklarını söyledi. Öztürk, sözlerine şöyle devam etti: “Çanakkale Savaşı’nın geçtiği Gelibolu yarımadasını bir barış adası haline getirmek için Tarihe Saygı Projesi’ni geliştirdik. Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz yıl Troya’nın UNESCO Kültür Mirası’na girişinin 20’nci yılıydı. Uluslararası Troya Yılı ilan edilen 2018’de, bölgede hayata geçirdiğimiz çalışmaları tamamladık. Bölgede bulunan ve 5 bin yıllık kültürel devamlılığın izlerini taşıyan Tevfikiye’yi gelecek nesillere taşıyacak çalışmalara imza attık. Troya’nın yanı başında yer alan Tevfikiye köyü, büyük turizm potansiyeline rağmen, antik kentin turizm potansiyelinden payını alamıyordu. Tarihi, mitolojik, kültürel ve doğal güzellikleriyle öne çıkan ve Troya ören yerine en yakın yerleşim yeri olan Tevfikiye köyünün fiziksel ve sosyal değişimini içeren çalışmalarımızı hızla projelendirdik ve uygulamaya koyduk. Projemizin temelini yine eğitimle attık. Köylülerimizin bilinçlenmesini, iş sahibi olmasını ve sosyal yaşam kalitelerinin artmasını amaçladık. Takı tasarımından İngilizceye, hijyen kurallarından pansiyonculuğa kadar pek çok değişik konuda bin saati aşkın eğitim verdik. Tarih bilgilerini tazeledik. Ekonomik kalkınmayı desteklemek amacıyla iş kurmalarına yönelik restoran, pansiyonculuk, kahve ya da organik gıda ürünleri satışı için eğitimler verdik, satış stantları oluşturduk. Yöreye gelenleri aydınlatmak amacıyla Troya’nın arkeolojik mirasından yola çıkarak binaları restore ettik. Troya, Tevfikiye köyü ve müze üçgeni içinde köyün değişimi, bizi dünyada belki de ilk kez yapılan arkeo-köy modelini geliştirmeye itti. Tevfikiye köyü, Troya dönemini yaşatan atmosferi, binaları, figürleri, tarihi ve mitolojik değerleriyle açıkhava müzesi niteliğinde arkeo- köye dönüştürüldü.”.

“Ülkemizde ne kadar sorun varsa o kadar çare bulmalı, o kadar proje yapmalıyız” hedefiyle yola çıktıklarını belirten Nurten Öztürk, OPET’in çevreden eğitim, tarih, çevre ve kadın işgücünün geliştirilmesi alanlarındaki projelerine de değindi. İlk olarak Temiz Tuvalet kampanyasıyla tuvalet temizliği ve hijyen sorununu çözüme kavuşturduklarını söyleyen Öztürk, “Ardından köyden kente göçü önlemek üzere Örnek Köy Projesi bu hayalimizin ilk projeleri oldular. Küresel iklim değişikliği ve azalan yeşilin önemine dikkat çekmek için Yeşil Yol Projesi’ni başlattık. Çocuk ve gençlerimize trafik kurallarını erken yaşta öğretmek ve bilinçlenmelerini sağlamak için ise Trafik Dedektifleri Projesi’ni kurguladık. Bu projeyle çocuk ve gençlerin karıştığı ölümlü trafik kazalarında yüzde 26 oranında düşüş gerçekleşti. Bugün Türkiye’de ve dünyada kadının işgücüne katılımı en çok konuştuğumuz konuların başında geliyor. İşte bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının iş hayatına daha çok katılmasını sağlamak amacıyla istasyonlarımızda kadın akaryakıt satış yetkilisi istihdam etmeye başladık. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında hemen hemen tüm istasyonlarımızda en az iki kadın görebilirsiniz. Tüm bu projeler ülkemizin gelişimi ve daha iyi yarınlara sahip olması için hız kesmeden ve kendi içinde yeni projeler doğurarak devam ediyor.” dedi.