Larry’nin çırpınışları

Son zamanlarda Twitter’ın piyasadaki etkinliğinin düşüşüyle, dijital boşlukta ayakta kalma çırpınışlarına şahitlik ediyoruz. Bakalım Twitter’ın bu hikâyesi nasıl şekilleniyor.

“Karakter artışı, kullanıcının isteği”

BLAB Stratejik Pazarlama Uzmanı Hüseyin Doğan

Her şeyden önce Twitter’ın karakter sayısını iki katına çıkarmasını varoluşsal bir problem gibi görmüyorum. Üstelik Twitter’ı böylesine “radikal” bir karar almaya zorlayanın bizler olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle bana göre Twitter’ın asıl amacı, platformu bugünün şartlarına göre “başlangıç noktasına” döndürebilmek.

Twitter, sadece 140 karakterlik metin paylaşılabilen bir platformken, karakter sınırına takılmamak için notlara yazılmış tweet’lerin ekran görüntülerini paylaşmak isteyen, yetmeyip tweet’lerini numaralandırarak uzun tweet serileri yaratan, sonra video ardından da canlı yayın isteyen zaten bizlerdik. Dolayısıyla Twitter, çok uzun zaman önce zaten 140 karakterden çok daha fazlası oldu.

Bu değişikliğin, Twitter markasının 140 karakterden oluştuğu ve bunu değiştirecek bir hamlenin marka özünü kaybetmesine neden olacağı görüşünden daha çok, daha fazla sayıda kullanıcı ve formata uygun daha fazla tweet yaratabileceğini düşünüyorum.

Çünkü Twitter’ı diğer mecralardan ayıran şey sadece “kısa ve öz” olmasında öte, bir olay anında konu ile ilgili bilgisi, yeteneği ya da esprisi olan herkesin daha büyük bir parçadan ayrılarak konunun merkezine yerleşebiliyor olması. Bu değeri sadece 140 karakterin yarattığını düşünmek biraz da saplantı gibi geliyor. Bu nedenle, şimdilik kesin yargılarla konuşmak zor olsa da karakter sayısındaki değişimin, Twitter’ı olumlu yönde etkileyeceğine inanıyorum.

İlerlemek için sayfa numaralarını kullanabilirsiniz.