İş dünyasında normalize edilen mikroagresyonlar, çalışanlarda bilişsel yorgunluk yaratıyor.
İş dünyasında büyük krizler ve açık ayrımcılık vakaları sıkça konuşulsa da, kurumları asıl zayıflatan dinamiklerin gündelik dilin içine saklanan küçük mesajlar olduğu ortaya çıktı. “Şaka yaptım”, “Alınganlık yapma” gibi ifadelerle maskelenen mikroagresyonlar, çalışanların psikolojik güvenliğini ve aidiyet duygusunu ciddi şekilde zedeliyor.
Master Certified Coach (MCC) Dr. Elgiz Henden’e göre mikroagresyonlar, modern iş hayatının en yüksek maliyetli ancak en çok göz ardı edilen davranış kalıplarından biri. Genellikle cinsiyet, yaş, etnik kimlik ve sosyoekonomik arka plan üzerinden şekillenen bu mesajlar; “Kadın liderler zaten detaycı olur” veya “Çocuk var, bu tempo seni zorlar” gibi sözlerle masumlaştırılıyor. Dr. Henden, bu ifadelerin “iyi niyet” perdesi arkasına saklandığı için daha tehlikeli olduğunu vurguluyor.
Literatürde “mikro değersizleştirme” olarak geçen “şaka yapıyoruz” veya “alınganlık yapma” gibi savunmalar, kişinin yaşadığı deneyimi geçersiz kılıyor. Dr. Henden, bir şakanın komik olup olmadığına yapanın değil, maruz kalanın karar vermesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu tür yaklaşımlar, çalışanın üzerinde birikimli bir psikolojik yük oluşturarak enerjinin işe değil, durumu anlamlandırmaya harcanmasına neden oluyor.
Sürekli mikroagresyona maruz kalan çalışanlarda önce öz şüphe, ardından bastırılmış öfke ve tükenmişlik başlıyor. Psikolojik güvenliğin olmadığı bir ortamda inovasyon beklemenin gerçekçi olmadığını belirten Dr. Henden; aidiyetin zayıflamasıyla birlikte performansın düştüğünü ve sürecin “sessiz kopuş” ile sonuçlandığını ifade ediyor. Yapay zekâ destekli analizler de çalışan bağlılığının bu görünmez engellerle hızla eridiğini gösteriyor.
Türkiye’deki yüksek hiyerarşik yapının bu sorunların dile getirilmesini zorlaştırdığını belirten Dr. Henden, çözümün liderlerden geçtiğini vurguluyor. Liderlerin kendi bilinçdışı önyargılarıyla yüzleşmesi gerektiğini söyleyen Henden, “Niyetim o değildi” savunmasından vazgeçilip, “Bu sende nasıl bir etki yarattı?” sorusuna geçilmesinin gerçek dönüşümü başlatacağını belirtiyor.