Best People & Culture Leaders 2025 Araştırması, İnsan ve Kültür liderliğinin Türkiye’de operasyonel bir fonksiyondan çıkarak stratejik karar alma süreçlerinin merkezine yerleştiğini ortaya koyuyor.
Great Place To Work Türkiye, Best People & Culture Leaders 2025 Araştırma Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Türkiye’nin farklı sektörlerinden yaklaşık 200 İnsan ve Kültür liderinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, İnsan ve Kültür fonksiyonunun geçirdiği dönüşümü ve kurumların geleceğindeki stratejik rolünü net biçimde ortaya koyuyor.
Araştırma sonuçları, İnsan ve Kültür liderliğinin artık yalnızca operasyonel bir destek alanı olmadığını; organizasyonel güvenin, sürdürülebilir performansın ve uzun vadeli başarının temel yapı taşlarından biri haline geldiğini gösteriyor. Değişen çalışma modelleri, artan regülasyonlar ve çalışan beklentilerindeki dönüşüm, bu liderlik alanını iş dünyasının karar mekanizmalarında daha da kritik bir konuma taşıyor.
Best People & Culture Leaders 2025 araştırmasının öne çıkan bulgularından biri, İnsan ve Kültür liderliğinin stratejik karar alma süreçlerindeki etkisinin belirgin biçimde artması. Araştırmaya göre, listede yer alan liderlerin yüzde 64’ü şirketlerinin yönetim veya icra kurulunda aktif rol aldığını ifade ediyor. Bu oran, İnsan ve Kültür fonksiyonunun Türkiye’de hâlâ ağırlıklı olarak operasyonel bir alan olarak görüldüğüne dair yerleşik algıyı sorgulatıyor.
Araştırma, İnsan ve Kültür liderliğinin artık yalnızca alınan kararları uygulayan değil; kurumun yönünü belirleyen kararların şekillendiği masanın doğrudan bir parçası olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırma kapsamında liderlere, şirketlerinin önümüzdeki dönemde öncelik vereceği alanlar da soruldu. Yanıtlar, yüzde 21 ile dijitalleşme ve yeni teknolojilerin kullanımının ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Bunu yüzde 15 ile yetenek yönetimi ve çalışan deneyimi, yüzde 13 ile çalışan bağlılığı ve refahı takip ediyor.
Bu tablo, İnsan ve Kültür liderlerinin dijitalleşmeyi başlı başına bir hedef olarak değil; çalışan deneyimini güçlendiren, aidiyet duygusunu derinleştiren ve sürdürülebilir performansı destekleyen stratejik bir araç olarak konumlandırdığını ortaya koyuyor.
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise liderlerin çalışanların kişisel iyi oluşuna yaklaşımı. Best People & Culture Leaders 2025 listesinde yer alan liderlerin yüzde 93’ü, şirketlerinin çalışanların kişisel iyi oluşunu ve bireysel önceliklerini önemseme konusunda hassas davrandığını belirtirken; bu oran listede yer almayan liderlerde yüzde 75 seviyesinde kalıyor.
Ortaya çıkan 18 puanlık fark, insan odaklı liderlik anlayışının organizasyonlar arasında yapısal bir ayrışma yarattığını gösteriyor. Yüksek performanslı organizasyonlarda liderlik pratiği; çalışanların yalnızca iş sonuçlarına değil, duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarına da sistematik biçimde yanıt veren bir anlayış üzerine inşa ediliyor.
Araştırma bulguları, bu organizasyonlarda:
Duygusal zekâ ve empati becerilerinin liderliğin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini,
Psikolojik güvenlik ve güven kültürünün teknik yönetim becerileri kadar kritik kabul edildiğini,
Çalışanlara rol ve çıktılar kadar insan olarak da yaklaşmanın bir yönetim standardına dönüştüğünü,
Aidiyet ve bağlılığın sürdürülebilir performansın temel ön koşullarından biri olarak konumlandığını ortaya koyuyor.
Great Place To Work Türkiye CEO’su Eyüp Toprak, araştırmaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Best People & Culture Leaders 2025 Araştırması’nı, Türkiye’de İnsan ve Kültür liderliğinin mevcut olgunluk seviyesini ve gelişim yönünü bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymak amacıyla hayata geçirdik. İnsan ve Kültür uygulamalarını yalnızca İK perspektifiyle değil; iş sağlığı ve güvenliği ile iş ve sosyal güvenlik mevzuatı yaklaşımlarıyla birlikte ele alan kapsamlı bir değerlendirme çerçevesi oluşturduk.”
Toprak, araştırmanın amacının İnsan ve Kültür alanında fark yaratan liderlik pratiklerini görünür kılmak ve tüm ekosistem için anlamlı karşılaştırma alanları yaratmak olduğunu vurgulayarak, listede yer alan liderleri tebrik etti.