MediaCat olarak yedinci kez Türkiye’nin fark yaratan kadın liderleriyle karşınızdayız. Türkiye’nin Fark Yaratan Kadınları, bu kez hayata başka türlü bakabilen 10 kadın lideri ağırlıyor.
İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’ndaki eğitimine ara verip Nokta Dergisi’nde çalışmaya başlayan Ayşe Arman yıllar sonra ülkenin en gözde ve etkili köşe yazarlarından biri olmanın hayalini kuruyor muydu bilinmez, hayatın akışı onu tam olarak bu noktaya getirdi.

Mesleğe bir an evvel atılma heyecanına ve bu durumun beraberinde getirdiği tempoya yenik düşerek yarım bıraktığı eğitim hayatına 22 yıl sonra dönüp aynı üniversitenin iletişim fakültesinden mezun olan Arman’ın yıllardır kadrosunda bulunduğu Hürriyet’e gelmeden önceki CV’sinde Aktüel, Tempo, Marie Claire ve Yeni Yüzyıl gibi prestijli yayınlar yer alıyor. Deneyimli ismin ülke genelinde elde ettiği bilinirlikte aslan payının sahibiyse hiç şüphesiz Hürriyet çatısı altında gerçekleştirdiği röportajlar. Türkiye’de yaşamanın beraberinde getirdiği başta cinsiyet eşitsizliği olmak üzere her türlü problemi yazı ve röportajları aracılığıyla ülke gündemine sokan Arman’ın elleri kalem tutmadığı anlarda da iyilik için çalışıyor.
Hindistan’da yaşadığı dönemde tahta kolyeler dizmeyi hobi edinen Arman’ın bir sonraki adımı bir hobiden çok daha fazlası oldu. Kızı Alya’yla birlikte türettikleri Sakajewa (Anne-kızın kendi dillerinde saf sevgi anlamına geliyor) ismini alan kolyeleri, üretimi için gerçekleşen atölyelerden satışına uzanan bir yelpazede, devasa bir iyilik hareketine dönüştüren Arman, o tarihten bu yana sayısız şirketle işbirliğine giderek 40’a yakın farklı dernek, kişi ve vakfa 1 milyon 800 bin liraya ulaşan kaynak sağlamış durumda.
Tüm bunların arındaki isim olan Arman’ın sloganı net: Dünyayı iyilik kurtaracak!
Ben dünyayı kadın ve gençlerin kurtaracaklarına inanıyorum. Her zaman her yerde bunu dile getiriyorum. Dünyanın neresinde olursa olsun, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, kadın hakları ve çocuk istismarı konularına tepkisiz kalamıyorum.
Hiç düşünmeden geçtiğimiz günlerde kanserden kaybettiğimiz Neslican Tay’a verirdim. “Ben bir bacaktan ibaret değilim ki, çok daha fazlasıyım” dediği için. “Belki kaybedeceğim ama savaşırken kaybedeceğim” dediği için. Ve bize öğrettiği pek çok şey için… En önemlisi de kanser hastalarının ardından, “Vah vah kansere yenik düştü”, “Kanser kazandı” denmemesi gerektiğini öğrettiği için. Bunun bir mücadele olduğunu, gidenin ardından, “Güzel mücadele etti” denmesi gerektiğini öğrettiği için. Örneğini görmediğimiz kadar cesurdu. Çünkü Ironwoman’dı… Kansere, ölüme meydan okudu… Hakkıyla, dibine kadar yaşamak nasıl olur, bize de gösterdi!
Sırada – Sosyal Sorumluluk: BSH Türkiye Pazarlama Direktörü Hilal Eksel Merter