Brand Week Istanbul’un farklı sahnelerindeki Türkçe ve İngilizce sunumlar, yapay zekânın hangi dilde hangi ekseninde konuşulduğunu ortaya koydu.
Brand Week Istanbul’un Inspiration ve Brands&Trends sahnelerinde bu yıl yapay zekâ birçok oturumun ortak paydasıydı. Ancak iş dünyası odaklı sunumlara yakından bakıldığında, yapay zekânın farklı dillerde bambaşka anlam dünyaları kurduğu dikkatimizi çekti.
Türkçe ve İngilizce sunumlar, yapay zekâyı farklı bağlamlarda kullanmakla kalmıyor; yapay zekâyı farklı bir role, farklı bir ilişki biçimine ve farklı bir geleceğe yerleştiriyordu.
Türkçe sunumlarda yapay zekâ çoğunlukla insani yetenekleri tamamlayan, işi kolaylaştıran ve hızlandıran bir ortak olarak ele alındı. AI; empati kurabilen, halden anlayan, öneren ve devralan bir yardımcı figürüydü.
Bankacılık, e-ticaret ve içerik üretimi örneklerinde yapay zekâ;
Türkçe kullanımlarında yapay zekâ, bir yazılım değil; kurum içinde yaşayan bir karakter gibiydi. İsimlendiriliyor, kişileştiriliyor ve insan diline yaklaştırılıyordu.
İngilizce sunumlarda ise yapay zekâ, daha az kişisel ama daha derin bir çerçeveye oturtuldu. Burada AI;
İngilizce kullanımlarında yapay zekâ, heyecandan çok yönetişim, sorumluluk ve etki başlıklarına odaklanıyordu. Yapay zekâ bir “hızlandırıcı”dan ziyade, yönetilmesi gereken bir dönüşüm olarak tarif edildi. İnsan yaratıcılığı ve değerleri ise bu sistemin üstünde tutulması gereken temel unsurlar olarak konumlandı.
Bu fark, yalnızca terminolojik değil; geleceğe bakışla da ilgiliydi.
Türkçe sunumlarda gelecek, yapay zekâ sayesinde yakalanacak bir fırsat gibi sunulurken; İngilizce sunumlarda gelecek, yapay zekâyla birlikte yeniden tasarlanması gereken bir alan olarak ele alındı.
Birinde yapay zekâ, “işi üstlenen” bir yardımcıydı. Diğerinde ise, insanın kendini yeniden tanımlamak zorunda kaldığı bir zemin.
Brand Week Istanbul’daki bu çift dilli tablo, Türkiye’de yapay zekanın hâlâ büyük ölçüde pratik fayda ve hız ekseninde konuşulduğunu; küresel söylemde ise liderlik, etik ve insan odaklılık başlıklarının daha baskın olduğunu gösteriyor.