Yön aranıyor: 2026 kreatif gündem

Türkiye’nin yaratıcı ajanslarına ve sektörü şekillendiren beyinlerine, yeni yılı hangi duygularla karşıladıklarını sorduk. Kaosun yüksek, umudun inatçı olduğu bir dönemde ortak nokta; hayatta kalma içgüdüsü.

Türkiye’nin önde gelen ajans sahipleri ve kreatif zihinlerini bir araya getiren MediaCat Creative Society üyeleriyle gerçekleştirdiğimiz anonim “2026’ya Girerken Ajansların Endişeleri ve Beklentileri” anketi, reklam ve pazarlama sektörünün yeni yılı hangi kaygılarla karşıladığını ve hangi fırsatlara tutunduğunu ortaya koyuyor. 2025 boyunca hem ülke gündeminin yarattığı belirsizlikler hem de daralan, yapay zekâ etkisiyle hızla dönüşen reklam sektörü; ajansların önceliklerini, motivasyonlarını ve gelecek tahayyüllerini yeniden şekillendirdi. Bu anket, sektörün bugünkü ruh halini ve yarına dair beklentilerini birlikte okumak için hazırlandı.

MediaCat Creative Society üyelerinden; 2026’da ajansları ve sektör için en büyük fırsat veya beklenti olarak gördükleri beş maddeyi ve 2026 yılına girerken onları en çok endişelendiren beş maddeyi seçmelerini istedik. Ayrıca 2025’i en iyi özetleyen kelimeleri ve 2026’ya girerken hissettikleri en baskın duyguları da bizimle paylaştılar.

Karanlıkta bir sektör

Anket sonuçları, sektörün 2026’ya büyüme iştahıyla değil, dayanıklılık refleksiyle baktığını gösteriyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu için en baskın endişeler ekonomik kökenliyken, bunu yetenek kaybı ve kısa vadeli performans baskısı izliyor. Markaların risk almaktan kaçınması, ajansları daha temkinli ama aynı zamanda daha çevik olmaya zorluyor. Öte yandan beklentiler tarafında tablo tamamen karamsar değil: Hibrit yaratıcılık, yeni gelir modelleri ve butikleşme ihtiyacı güçlü biçimde öne çıkıyor.

Bu ikili ruh hali, anketin serbest yanıtlarında kullanılan kelimelere de net biçimde yansıyor. 2025’i tanımlarken “kaos”, “yorgunluk” ve “hayatta kalma” gibi sözcükler öne çıkarken; 2026’ya dair en baskın duygular arasında “umut”, “belirsizlik” ve “sabır”ın birlikte anılması dikkat çekiyor. Sektör profesyonelleri karanlıkta ilerlerken, her duyguyu aynı anda yaşıyor sanki. Umut burada büyük sıçramalara değil; tutunmaya, devam etmeye ve yön bulmaya dair.

 

Reklam ajanslarının 2026’dan 5 beklentisi

Butikleşme ve çeviklik
Hantal yapılardan kurtulup daha hızlı ekipler kurmak.

Hibrit yaratıcılık
İnsan yeteneği ve yapay zekâ araçlarının verimli uyumu.

Hikâye anlatıcılığının dönüşü
Veri odaklılıktan tekrar duygu odaklılığa geçiş.

Yeni gelir modelleri
Sadece hizmet bedeli değil, ürün/IP geliştirme veya başarı bazlı modeller.

Daha cesur markalar
Krizlerin bitişiyle markaların yeniden “büyük fikir”lere yatırım yapması.

Reklam ajanslarının 2026’ya dair 5 endişesi

Ekonomik belirsizlik ve bütçe kesintileri
Enflasyonist ortamda pazarlama bütçelerinin erimesi.

Yetenek erozyonu
Nitelikli kreatiflerin sektörü veya ülkeyi terk etmesi.

Zanaatin önemsizleşmesi
Hızlı ve ucuz üretim baskısı yüzünden, detay işçiliğinin ve estetik kalitenin değersizleşmesi.

Kısa vadeli bakış açısı
Marka inşası yerine anlık performansa odaklanılması.

Cesaretsiz müşteri
Markaların güvenli limanlardan çıkıp risk almaması

İlgili İçerikler