Türkiye, yapay zekâ trafiğinde rekor kırdı

We Are Social ve Meltwater verilerine göre Türkiye, yapay zekâ tabanlı web trafiğinde yüzde 94,5’lik ChatGPT payıyla dünyada rekor kırdı.

Dijital dünyada kullanıcı alışkanlıkları hızla dönüşürken, Türkiye bu değişimin en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. We Are Social ve Meltwater tarafından hazırlanan “Digital 2026 Global Overview” raporu, Türkiye’nin yapay zekâ destekli web trafiğinde dünya lideri olduğunu ortaya koydu.

Rapora göre, Türkiye’de yapay zekâ tabanlı platformlar üzerinden bir web sitesine yönlendirilen trafiğin yüzde 94,49’u ChatGPT üzerinden gerçekleşiyor. Küresel ortalamanın yüzde 80,92 olduğu listede Türkiye, gelişmiş ülkeleri geride bırakarak ilk sıraya yerleşti. Bu oran, ChatGPT’nin Türkiye’de yalnızca bir sohbet aracı değil, aynı zamanda birincil dijital rehber hâline geldiğini gösteriyor.

Arama motorlarından yapay zekâya radikal geçiş

Veriler, Türk kullanıcıların bilgiye ulaşma yolculuğunda arama motorlarından sohbet botlarına doğru net ve hızlı bir geçiş yaşandığını ortaya koyuyor. Ürün araştırmasından hizmet seçimine kadar pek çok karar, artık ChatGPT’nin sunduğu yanıtlar üzerinden şekilleniyor.

Dijital pazarlama ajansı Cremicro’nun Kurucusu Haydar Özkömürcü, bu dönüşümün klasik SEO anlayışını geride bıraktığını vurguluyor. Özkömürcü’ye göre arama motoru optimizasyonu (SEO) yerini, Yapay Zekâ Optimizasyonu’na (AIO – Artificial Intelligence Optimization) bırakmış durumda.

“ChatGPT’de yoksa, müşterinin gözünde de yok”

Raporu değerlendiren Özkömürcü, Türkiye’deki tabloyu şu sözlerle özetliyor: “Türkiye’de yapay zekâ kullanan her 100 kişiden yaklaşık 95’i, bir ürün ya da hizmet ararken ChatGPT’nin yönlendirmelerine güveniyor. Bu, dünyada eşi benzeri olmayan bir dominasyon. Artık Google’da ilk sayfada olmak yeterli değil; markanızın ChatGPT tarafından önerilen, referans gösterilen bir otorite olması gerekiyor. Buna Generative Engine Optimization ya da AIO diyoruz.”

Özkömürcü’ye göre Türkiye, AIO stratejilerinin en hızlı sonuç verdiği ve en yüksek geri dönüş sağladığı ülke konumunda. Bunun temel nedeni ise kullanıcıların yapay zekâyı yalnızca bilgi almak için değil, satın alma kararlarını şekillendiren bir danışman gibi konumlandırması.

2026’da rekabetin anahtarı: Yapay zekânın dilinden konuşmak

Ekonomik belirsizliklerin ve artan rekabetin öne çıkacağı 2026 yılında, pazarlama bütçelerinin verimli kullanımı her zamankinden daha kritik hâle geliyor. Geleneksel reklam kanallarının maliyetleri yükselirken, ChatGPT gibi yapay zekâ platformlarında görünür olmanın, karar anındaki kullanıcıya ulaşmanın en kısa yolu olduğu görülüyor.

Firmaların 2026 planlamalarında AIO’yu merkeze almaları gerektiğini vurgulayan Özkömürcü, şu uyarıda bulunuyor: “Müşteriler artık ‘en iyi muhasebe yazılımı hangisi?’ ya da ‘İstanbul’da en güvenilir insan kaynakları firması kim?’ sorusunu Google’a değil, ChatGPT’ye soruyor. Eğer yapay zekâ markanızı tanımıyor ve önermiyorsa, o müşteriyi daha masaya oturmadan kaybetmiş oluyorsunuz. Türkiye’de AIO yaptırmayan marka, müşterinin gözünde yok hükmündedir.”

Türkiye için yeni dijital avantaj

Uzmanlara göre bu tablo, Türkiye’deki şirketler için önemli bir fırsat barındırıyor. Yapay zekâ tabanlı platformlarda erken pozisyon alan markalar, 2026 ve sonrasında daha düşük maliyetle, daha yüksek etki yaratma şansına sahip olacak.

Kısacası verilere göre Türkiye’de dijital rekabet artık algoritmalar arasında değil, yapay zekânın dilini en iyi konuşan markalar arasında yaşanacak.

İlgili İçerikler