Türkiye neden bu kadar narsisist?

53 ülkeden 45 bini aşkın kişiyle gerçekleştirilen araştırmada Türkiye 6’ncı oldu. Türkiye gibi kolektivist toplumlarda narsisizmin yükselmesi iki temel faktörle açıklanıyor.

Psikoloji dünyasında ezber bozan kapsamlı bir araştırma, narsisizmin sanıldığı gibi yalnızca Batılı ve bireyselci toplumlara özgü olmadığını ortaya koyuyor. Narsisizmi sadece bireysel bir kişilik meselesi olmaktan çıkarıp ekonomi, kültür ve statüyle iç içe geçen küresel bir dinamik olarak okumayı öneren araştırmada, Türkiye’nin haritadaki yeri de tam olarak bu kesişimde duruyor.

Geçtiğimiz günlerde Self and Identity dergisinde yayımlanan ve 53 ülkeden 45 bini aşkın katılımcıyı kapsayan “Cultural moderation of demographic differences in narcissism” çalışması, Türkiye’yi narsisizm liginde üst sıralara taşıyor. Sonuçlar, Türkiye’nin genel narsisizm düzeyinde 53 ülke arasında 6’ncı sırada yer aldığını gösteriyor.

Araştırma, Michigan State ve Indiana Üniversitesi’nden psikolog William J. Chopik ve Macy M. Miscikowski liderliğinde yürütüldü. 2025 sonunda analiz edilen veriler, yaş ve cinsiyet gibi bireysel değişkenlerle birlikte ülkelerin ekonomik gücü ve kültürel yapısını da hesaba katıyor. Araştırmanın peşine düştüğü sorulardan biri de narsisizmin gerçekten sadece bireyselci toplumların bir yan ürünü mü, yoksa daha evrensel bir olgu mu olduğu.

Araştırmaya göre narsisizmin tek bir yüzü yok. Bir başka deyişle, narsisizm tek bir kişilik özelliği gibi ele almıyor. Bunun yerine iki farklı boyut öne sürülüyor. Boyutlardan biri narsisistik hayranlık; yani, görünür olmayı seven, özgüveni yüksek ve sosyal başarıya odaklanan taraf. Bir diğeriyse narsisistik rekabet; yani, savunmacı, çatışmacı ve kendini başkalarıyla kıyaslayarak yücelten taraf. Bu ayrım, ülkeler arasındaki farkları anlamayı da kolaylaştırıyor.

Türkiye neden bu kadar üst sırada?

Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri Türkiye’ye ait. Bin 433 kişinin katıldığı Türkiye örnekleminde, ülke her iki narsisizm boyutunda da dünya ortalamasının belirgin biçimde üzerinde yer alıyor. Genel narsisizmde Türkiye, 53 ülke arasında 6’ncı sırada. Narsistik hayranlıkta sahne ışıklarını seven ülkelerden biri; 5’inci sırada. Narsistik rekabette ise yine 6’ncı sırada.

Türkiye’ye bu üst sıralarda Almanya, Irak, Çin ve Nepal eşlik ediyor. Listenin en alt basamaklarında ise Sırbistan, İrlanda ve Birleşik Krallık var.

Kolektivist toplumlar da narsisist olabilir mi?

Araştırma, “narsisizm bireyselci kültürlerin ürünü” fikrini çarpıcı bir şekilde sorguluyor. Türkiye gibi kolektivist toplumlarda narsisizmin yükselmesi, iki temel faktörle açıklanıyor. İlki, sosyal hiyerarşiyle baş etme ihtiyacı. Toplulukçu kültürlerde ilişkiler ağı daha karmaşık ve hiyerarşiler daha görünür. Bu ortamda bireyler, öne çıkmak ve yer edinmek için narsisistik hayranlığı bir strateji olarak kullanabiliyor.
İkincisi ise statü arzusu. Hem ekonomik büyüme hem de bireyin kendini toplum içinde konumlandırdığı yer, narsisizmle doğrudan bağlantı gösteriyor. Türkiye verilerinde, algılanan sosyal statü yükseldikçe narsisizm düzeyleri de artıyor.

Kültür fark etmeksizin bazı sonuçlar araştırmaya katılan tüm ülkelerde gözlemleniyor. Yaş ilerledikçe narsisizm düşüyor; gençlerse her yerde daha narsisist eğilimler sergiliyor. Erkekler ise kadınlara kıyasla tüm ülkelerde daha yüksek narsisizm bildiriyor.