Spor kültürü uzun yıllar “daha güçlü ol, daha iyi oyna, kazan” çağrılarıyla şekillendi. Ancak bugün genç sporcuların yaşadığı baskılar, bu dilin sürdürülemez olduğunu gösteriyor. adidas, “You Got This” kampanyasıyla sporda başarı kadar destek, empati ve duygusal dayanıklılığın da belirleyici olduğunu hatırlatıyor.
adidas, genç sporcuların maruz kaldığı görünmeyen baskılara dikkat çeken “You Got This” kampanyasıyla sporu yalnızca kazanma–kaybetme ekseninde tanımlayan anlayışı sorguluyor. Marka, performansın ötesine geçerek destek kültürü, duygusal dayanıklılık ve sporda kalıcılık kavramlarını merkeze alan bir yaklaşım öneriyor.
adidas Türkiye Kıdemli Pazarlama Direktörü Onur Demircan, spor kültürünün uzun yıllar “güçlü ol, duygunu gösterme” anlayışıyla şekillendiğini hatırlatıyor. Oysa araştırmalar, genç sporcuların yüzde 90’ının saha kenarında olumsuz yorumlara maruz kaldığını; sürekli talimat ve eleştirinin spordan uzaklaşmaya neden olabildiğini gösteriyor. Demircan’a göre “You Got This”, adidas’ın gençlere “yanındayız” deme biçimi: “Spor yalnızca kazanmak değil; baskıyla baş etmek, düşüp yeniden ayağa kalkmak ve kendine inanmakla ilgili.”
Kampanyanın yüzlerinden biri olan, Türkiye Kadın Voleybol Milli Takımı, Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı Kaptanı ve Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisi Eda Erdem de sahada görülen performansın arkasında yoğun bir duygusal süreç olduğunu vurguluyor. “Kaygı, baskı ve ‘ya olmazsa’ dediğimiz anlar bu yolculuğun doğal bir parçası. Özellikle genç yaşlarda, bu duygularla baş etmek sporcunun devamlılığı açısından belirleyici olabiliyor. Tam da bu anlarda, çevrenden gelen destek; yargılamadan seni anlayan, yanında olduğunu hissettiren bir ses, devam etmeni sağlayan en güçlü motivasyon haline geliyor” diyen Erdem, güvenli alan yaratmanın teknik beceriler kadar önemli olduğunun altını çiziyor.
adidas’ın Kızlar Sahada ile yürüttüğü işbirliği, destek kültürünü saha dışına taşıyan uzun soluklu bir sosyal etki modeli sunuyor. Kızlar Sahada Kurucu Ortağı Kiraz Öcal, kız çocuklarının erken yaşlardan itibaren “yapamazsın” söylemiyle sınırlandırıldığına dikkat çekerek, futbolu bu bariyerleri aşmak ve özgüveni kalıcı biçimde güçlendirmek için stratejik bir araç olarak konumlandırdıklarını söylüyor.
İlk Topum ve İlk Takımım projeleriyle binlerce kız çocuğu futbolla ilk kez tanışırken, yüzlercesi okul takımları aracılığıyla düzenli spor yapma imkânı buldu. adidas, bu projelerle sporda eşitlik ve kapsayıcılık odağında uzun vadeli bir dönüşüm yaratmayı hedefliyor.
Demircan’a göre 2025, adidas için sporu performansın ötesinde kültürel bir değer olarak ele aldıkları bir yıl olurken; marka 2026’da da ilham veren, deneyim ve topluluk odaklı projelerle sporun birleştirici gücünü büyütmeye devam etmeyi planlıyor.