Sektörün ezberini bozan, viralin formülünü bulan yeni nesil ajans.
Influera, dünyanın en çok izlenen canlı yayınına marka maskotuyla konuk da oldu, metro vagonlarını cesur birer reklam stüdyosuna da dönüştürdü, sıfır bütçeyle 241 milyonluk organik izlenme rekorlarına imza da attı, cesur stratejilerle markaların hiç ulaşamadığı hedef kitlelerine ulaşmasını da sağladı, sürdürülebilir nano projeleri de üretti, bünyesindeki creator’larla ödüller de kazandı ve tüm bu başarılarını iki Viral Fikirler Felis’i ile taçlandırarak sektörün “iş bitirici” kreatif gücü olduğunu kanıtladı.
Dijital dünya artık sadece bir “mevcut olma” alanı değil, bir hız yarışı. Markaların kendine sosyal medyada bir bilinirlik yaratması yetmiyor, güncel trendleri ve akımları en hızlı ve olabildiğince organik bir şekilde uyarlayarak algoritmada kendilerine bir yer edinmeleri gerekiyor.
Influera, Haziran 2020’de tam da bu dijital kaosun içine doğdu. Mütevazi nano-creator kampanyalarıyla yoluna çıkan bu ajans kısa sürede sektörün en aktif dijital kreatif reklam ajanslarından biri haline geldi. Influera, kuruluşundan sadece üç yıl sonra ilk Felis Ödülü’nün de Viral Fikirler kategorisinde sahibi oldu.
Bu yüzden de Instagram’da veya TikTok’ta kaydırıp yeni işler için ilham ararken Influera’nın yaptığı içeriklere denk gelmemek mümkün değil. Çünkü bu ruhu ve kendisi genç ajans; markaların sosyal medya hesaplarını yenilikçi ve cesur stratejilerle, zorlama reklamlarla değil, organik bir şekilde viral yaparak “lovemark” oluşturmayı hedefliyor. Sosyal medyanın tahmin edilemez olduğunu biliyor ama süreci tahminle değil sistemle yönetiyorlar. Bugüne kadar çektikleri on binlerce içerikten aldıklarını öğrenimi uyguluyorlar.
Fakat Influera’nın tek yaptığı bu da değil. Sosyal medya hesap yönetimine ek olarak performans reklamları prodüksiyonu, baştan sonra tasarlanmış creator (yazının devamında neden influencer demediğimizi öğreneceksiniz) kampanyaları ve nano creator kampanyaları da dahil olmak üzere geniş bir yelpazede hizmet veriyorlar. Bir markanın dijital evrendeki varlığını güçlendirmek için ihtiyaç duyabileceği tüm kreatif ve operasyonel kasları tek bir çatı altında birleştiriyorlar.
Böylelikle birçok marka için kaydırmayı durduran, kendini izlettiren ve organik viral içerikler üretiyorlar. Ve bunların hepsini anahtar teslim yapıyorlar.
Türkiye’deki dijital iletişim eforu başlayalı henüz bir yıl bile olmayan tatlı baykuş Duo’nun son zamanlarda herkesin sayfasında yer almasının arkasında da Influera var. Çoğumuzun radarına hızlıca giren Duolingo Türkiye, ülkemizde eşi benzeri görülmemiş bir hesap yönetimi stratejisi izliyor. Bu özgün strateji ilk günden itibaren meyvelerini erişim, etkileşim, gönülden bağlı bir kullanıcı kitlesi ve tabii ki de uygulama kullanımında büyük bir artış olarak veriyor.
8 aylık süreçte sıfır medya bütçesiyle paylaşılan 473 video, tam 241 milyon izlenme ve 15,5 milyon etkileşime ulaşırken; 65 farklı içeriğin 1 milyon barajını devirmesi, bu başarının “tek atımlık” olmadığını, aksine ölçeklenebilir bir sistem olduğunu kanıtladı. Instagram ve TikTok’ta toplam 520 bin kişilik sadık bir topluluk yaratan bu süreçte, “Duo’yu Türkleştirmek” yaklaşımı sayesinde Duolingo Türkiye sadece bir uygulama hesabı olmaktan çıkıp, yerel kültürle iç içe geçen yaşayan bir ekosisteme dönüştü.
Geçtiğimiz aylarda ise Türkiye’nin bir “edit ülkesi” olduğu içgörüsünden yola çıkan Influera, Duolingo için başlattığı edit yarışmasıyla markanın maskotu Duo’yu sadece bir maskot olmaktan çıkarıp, sosyal medyanın en büyük popüler kültür figürlerinden birine dönüştürdü. Kullanıcıların Duo’ya olan ilgisini fark eden ajans; takipçileri ödüllendiren, heyecan verici bir yarışma kurguladı. Gizemli yorumlarla başlayan süreç, “Türkiye’nin en iyi edit yapanını arıyoruz” duyurusu ve edit topluluğunun önde gelen iki creator’ı ile yapılan iş birliğiyle dev bir harekete dönüştü.
Sonuçlar ise Influera’nın sistemli viral yaklaşımının bir özeti gibiydi: Sadece 21 günde Instagram, TikTok ve YouTube Shorts’ta üç bine yakın UGC üretildi ve toplamda 55 milyonun üzerinde organik görüntülenme ile bir başarı hikayesi olarak tarihe geçti.
Dünyanın en çok izlenen yayıncılarından IShowSpeed’in Türkiye ziyareti, Influera için sadece bir içerik fırsatı değil, gerçek zamanlı bir strateji sınavıydı. Speed’in belirsiz seyahat planları nedeniyle önce Antalya’da konumlanan ekip, yayıncının beklenmedik bir şekilde İstanbul’da belirmesiyle hızla pivot ederek alternatif Duo maskotunu saniyeler içinde doğru noktaya ulaştırmayı başardı. Yayını anlık takip eden ekibin çevik müdahalesiyle Duo, Speed’in canlı yayınına organik bir şekilde dahil oldu ve dünya çapında bir ana ortaklık etti.
Bu “anlık” hamlenin sonuçları ise dijital iletişimin sınırlarını zorladı: Yayında yakalanan o eşsiz anlar toplamda 13 milyon izlenmeye ulaşırken, anlık 400 bin canlı izleyiciye doğrudan temas etti. Sosyal medyada 24 saatte 100’den fazla UGC (kullanıcı içeriği) üretilmesini sağlayan ve X (Twitter) üzerinde yüzlerce kez bahsedilen bu hareket, ana akım medyada da geniş yankı buldu. Sıfır medya bütçesiyle elde edilen bu devasa erişim, Influera’nın “viralin formülünü” sadece planlı kampanyalarda değil, saniyelerle yarışılan gerçek zamanlı krizlerde de nasıl kusursuz işlettiğinin en net kanıtı oldu.
Finans sektörünün son yıllarda Türkiye’de kazandığı ivme, markaların sosyal medya yatırımlarına ve dijital kreatif projelere olan ilgisini zirveye taşıdı. Bu dinamik atmosfere güçlü bir giriş yapan getirfinans, Influera ile iş birliği yaparak performans reklamları odağında yeni bir sayfa açtı. Müşteri kazanımı konusunda elde edilen değerli sonuçlar, performans reklamlarındaki bu başarının ezber bozan bir kampanyaya evrilmesine vesile oldu: getirfinans Metro Kampanyası.
getirfinans Metro Kampanyası mecra ile kreatif arasındaki bağı hassasiyetle kuran bir proje olarak tasarlandı. Metrodaki reklam ekranlarını “glitch” efektleriyle bozarak yan vagondan canlı yayın yapılıyormuş illüzyonuyla insanları şaşırtan bir strateji izlendi. Gerçek bir metro vagonunda çekilen ve izleyicide “Bu gerçek mi?” sorusunu uyandıran bu reality-break anı, insanların reklamı değil gerçekliği izlemesini sağladı. Mesajın finale saklandığı bu kurguda, avantajlı döviz ve kredi fırsatları ancak merak zirveye ulaştığında açıklandı.
Bu özgün strateji sadece dikkat çekmekle kalmadı, somut büyüme metriklerine de doğrudan yansıdı. Kampanya dönemi boyunca tıklamalarda, müşteri kazanımında ve mecra genelinde büyüme ivmesi yakalanırken, LinkedIn gibi mecralarda “mecraya entegre reklam” yaklaşımıyla geniş bir PR etkisi (Earned Media) oluşturuldu. Influera, getirfinans ile birlikte finansın sadece rakamlardan değil, saniyeler içinde yakalanan o eşsiz “gerçeklik anlarından” ibaret olduğunu kanıtladı.
Ajansın başarısının arkasındaki en büyük güçlerden biri de içerik üreticilerine bakış açısı. Influera, bünyesindeki Talent Management yapısıyla içerik üreticilerini; yalnızca markalı içerikleri kitlelere ulaştıran “influencer” olarak değil, organik bağlar kurarak takipçilerinin sadakatini ve sevgisini kazanan birer “creator” olarak konumlandırıyor. Markanın DNA’sını kendi özgün diliyle harmanlayan içerik üreticileriyle kurulan bu samimi bağ, projeleri sıradan bir reklam çalışması olmaktan çıkarıp, izleyicinin kendi rızasıyla parçası olduğu birer başarı hikayesine dönüştürüyor.
Bu vizyonun doğal bir sonucu olarak Influera bünyesinde bulunan creator’lar dijital mecralarda hızla yükseliyor. Özlem Üçel, Emre Uzunboy ve Eren Yavuz gibi isimlerin markalarla kurduğu organik bağın başarısı açıkça görülüyor. Influera bünyesindeki bir başka isim olan Havva Hacıfazlıoğlu ise 2025 TikTok Fanların Favorisi – En İyi Yemek İçerik Üreticisi seçilerek seneyi harika bir ödülle noktaladı.
Influera, 2020’de başladığı bu yolculukta, genç olmanın verdiği dijital dinamikliği sektörün en köklü markalarının tecrübesiyle birleştirmeyi başardı. Duolingo ve daha birçok markayla organik rekorlar kıran bu ekip; viralliğin bir tesadüf değil, iyi kurgulanmış bir sistem olduğunu her projesinde yeniden kanıtlıyor. Bunun yanında getirfinans gibi markalarla doğal içeriklerle iyi performans elde ederken Canva gibi markalar için nereye gideceğini şimdiden merak ettiren farklı ve özgün kreatif stratejileri baştan inşa ediyor.
Kısacası Influera, konvansiyonel sınırların dışına çıkmaya cesaret eden, kreatif bir fikrin sadece “beğeni” değil, somut iş sonuçları getirmesini bekleyen markalarla yeni başarı hikayeleri yazmak için sabırsızlanıyor. Sektörün ezberlerini bozarken rotasını hep bir adım sonrasına kıran bu ekip, kesinlikle radarda tutulması gereken ajanslardan biri. Yeni nesil viral era’da kendi hikayesini yazmak isteyen tüm markalar için Influera, anahtar teslim çözümleri ve “iş bitirici” ruhuyla burada.