Şehrin kalbinde outdoor deneyimi

Outdoor tutkunları adidas TERREX’in dayanlıklılığını 10 gün boyunca Akaretler’de keşfedecek.

Outdoor spor giyim denince akla gelen markalardan adidas TERREX, doğa tutkusunu şehir hayatıyla buluşturuyor. İstanbul’un en hareketli noktalarından biri olan Akaretler’de kurulan TERREX Liveboard, markanın zorlu doğa şartlarına karşı geliştirdiği ürünlerini 10 gün boyunca canlı olarak keşfetme fırsatı sunuyor.

Akaretler’in girişine konumlandırılan, tamamen camdan oluşan 10 metrekarelik özel alan, rüzgar ve yağmur gibi farklı hava koşullarını simüle eden dinamik kurgusu ve doğada tek başınaymış hissi veren özel dekorasyonuyla outdoor deneyimini şehrin ortasına taşıyor.

27 Kasım’a kadar Akaretler’e yolu düşen herkes, outdoor tutkunlarının markanın dayanıklık, maksimum konfor ve stili buluşturan yenilikçi ürünlerini kullanarak TERREX Liveboard’da yaşayacağı benzersiz kamp deneyimine eşlik edecek.

adidas Türkiye Kıdemli Pazarlama Direktörü Onur Demircan, TERREX Liveboard aktivasyonunu ve amaçlarını Media Cat’e anlattı.

Marka olarak doğa sporlarına ve outdoor giyime yaklaşımınızı nasıl tanımlarsınız?

Marka olarak doğa sporlarına ve outdoor giyime sadece performans olarak bakmıyoruz; bu bizim için bir yaşam biçimi. Doğayla yeniden bağ kurmak, nefes almak, kendini özgür hissetmek… Hepsi bu deneyimin bir parçası. Doğanın enerjisini şehir hayatına taşımak gerçekten çok değerli. Bu yüzden ürünlerimizi geliştirirken hem zorlu hava koşullarında maksimum koruma sağlayacak teknolojilere odaklanıyoruz hem de şehirde günlük yaşamın bir parçası olabilecek tasarımlar sunuyoruz. Bu yaklaşımımızın merkezinde de sürdürülebilirlik var. Geri dönüştürülmüş malzemeler, uzun ömürlü tasarımlar ve yenilikçi üretim teknikleriyle tüketicilerimizle sadece performans üzerinden değil, aynı zamanda ortak değerler üzerinden de bir bağ kuruyoruz. adidas TERREX olarak, şehirden doğaya uzanan “her macerada, her koşulda” outdoor tutkunlarının yanında olmaktan mutluluk duyuyoruz.

adidas Türkiye Kıdemli Pazarlama Direktörü Onur Demircan adidas Türkiye Kıdemli Pazarlama Direktörü Onur Demircan

TERREX Liveboard aktivasyonu fikri nasıl ortaya çıktı ve Akaretler gibi bir şehir noktasını seçmenizin özel bir nedeni var mı?

İnsanlar artık doğayla daha fazla iç içe olmak, yeniden bağ kurmak ve doğanın ritmiyle dengelenmek istiyor. TERREX Liveboard fikri de tam olarak buradan doğdu: şehir hayatının dinamizmiyle doğanın ruhunu aynı karede buluşturmak ve doğayı şehrin kalbine taşımak istedik. Bunun içinde her gün yüzbinlerce kişinin geçtiği, şehrin en yüksek etkileşimli noktalarından biri olan ve hareketin hiç durmadığı Akaretler’i seçtik. Caddenin ortasında, rüzgar ve yağmur gibi farklı hava koşullarını simüle eden dinamik kurgusu ve adeta doğada tek başına bir maceradaymış hissi veren özel dekorasyonuyla tamamen camdan oluşan 10 metrekarelik bir özel alan kurduk. Bu alanda bir “outdoor tutkunu” karakterinin 10 gün boyunca doğayla başbaşa yaşadığı kamp deneyimine, caddeden geçen yüzbinleri ortak etmek ve bu özel deneyimi canlı canlı onlarla paylaşmak istedik.

Bu 10 günlük deneyim boyunca ziyaretçilere sunmayı hedeflediğiniz “yaşayan deneyim” nedir?

Caddede yürüyen insanların başlarını kaldırıp Liveboard’a baktıklarında, bir anlığına da olsa şehirden uzaklaşıp doğanın enerjisini, güzelliğini ve gücünü yeniden hatırlamalarını, onlara ilham vermeyi, şehir insanını doğa ile yeniden buluşturmayı istedik. Cam bir alanın içinde, değişen hava koşullarına birebir maruz kalan bir “outdoor tutkunu” karakterinin yaşadığı kamp deneyimine 10 gün boyunca an be an tanıklık ediyorsunuz. Gündüz, gece, rüzgar, yağmur, soğuk… Hepsi gerçek ve anlık.

Bu aktivasyonu ziyaret edenler için unutulmaz bir deneyim yaratmak adına özel bir ipucu veya öneriniz var mı?

Liveboard’u günün farklı saatlerinde görmek bence çok etkileyici. Sabahın ilk ışıkları, yağmurun başladığı an, rüzgarda sallanan yapraklar ya da akşam karanlığındaki kamp ateşinin yansıması… Her biri bambaşka bir duygu yaratıyor. Zaten aktivasyonun amacı da bu. Hava koşullarıyla birlikte her an değişen, yaşayan canlı bir deneyim sunmak. Liveboard önünde biraz durun, bir anlığına içeride kamp yapanın siz olduğunu hayal edin, şehirde doğayı hissetmenin, kalabalığın ortasında özgür kalmanın tadını çıkarın.

Bu tür aktivasyonlar, marka ile tüketici arasında nasıl bir bağ kurmayı hedefliyor?

Günümüzde tüketicilerle kurduğumuz bağ artık sadece ürünlerle değil, deneyimlerle ve onlara hissettirdiklerimizle de şekilleniyor. Yani biz markayı yada ürünlerimizi anlatan klasik aktivasyonlar yerine onların hayatlarına dokunan, bir şeyler hissettiren, ilham veren gerçek deneyimler yaratmaya odaklanıyoruz.

Türkiye’de outdoor ve doğa sporları pazarında adidas’ın konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de son yıllarda doğa sporlarına olan ilgi gerçekten ciddi şekilde arttı. İnsanlar artık doğayı sadece bir kaçış noktası olarak değil, günlük yaşamın doğal bir parçası olarak görüyor. Bu ürün tarafında da kendini gösteriyor. Su geçirmez ayakkabılar, teknik montlar gibi performans ürünlerinin şehirde de tercih edilmesi, outdoor’un bir kategori değil, bir yaşam biçimine dönüştüğünü gösteriyor. adidas TERREX olarak bizde tam bu noktada konumlanıyoruz. GORE-TEX’ten PrimaLoft’a kadar ileri teknoloji ürünleri modern tasarımlarla birleştirerek hem zorlu koşullarda hem de şehirde özgürlük hissini yaşatmayı hedefliyoruz.

Outdoor’un büyümesinde trail running’in de çok ciddi bir rolü var. Kapadokya Ultra Trail ve Kaçkar Ultra Trail gibi yarışlarda topluluklarla buluşuyoruz; Terrex atletlerimizin Türkiye’ye gelmesi ise ekosisteme büyük ilham veriyor. Buna ek olarak bu yıl Tuğçe Karakaya’nın global TERREX takımına katılması ise bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu.

Kısacası outdoor’u sadece bir kategori olarak değil, bir duruş ve bir yaşam biçimi olarak görüyoruz. Şehirden doğaya uzanan bu yolculukta ister profesyonel bir dağcı, ister hafta sonu şehirden uzaklaşmak isteyen biri olsun, her seviyeden outdoor tutkununun yanında olmaktan mutluluk duyuyoruz. Amacımız, herkesin doğayla olan bağını güçlendirmek ve her adımda özgürlük hissini yaşamalarına ortak olmak.