İnişleriyle çıkışlarıyla, mutluluğu ve hüzünleriyle zaman zaman birçok duyguyu en üst notada yaşadığımız bir yıldı 2025. Fakat tüm bu pesimistliğin arasında yüzümüzü güldüren şeyler de olmadı değil.
İnsanoğlunun “izleme” ve “iz bırakma” tutkusu, modern stüdyolardan çok önce, antik dünyanın tozlu meydanlarında filizlendi. Popüler kültür dediğimiz o devasa mekanizma; aslında Antik Mısır’da firavunların ilahi birer ikon gibi devasa sütunlara kazınan suretlerinde, Roma’nın Kolezyum’unda halkı mest eden gladyatörlerin terinde ve Bizans’ın Hipodrom’unda “Maviler” ile “Yeşiller” arasındaki o amansız rekabette gizliydi. Osmanlı’da meydanları dolduran meddahların hikâyelerinde vücut bulan o ortak heyecan, bugün sadece form değiştirdi. Dün Roma arenalarında hayranlıkla izlenen o “kusursuz” bedenler ve kahramanlar, bugün yerini set ışıkları altında parlayan güzel kadınlara ve karizmatik adamlara; taş tabletler ise dijital ekranlara bıraktı.
Şan ve şöhretin peşindeki bu kadim arzu, 2025 yılına geldiğimizde Türkiye’nin bir dizi ihracat devi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ancak bu yılın ruhu sadece görkemli galalarla sınırlı kalmadı; antik arenalardaki o kolektif coşku, Filenin Sultanları’nın ve 12 Dev Adam’ın kazandığı madalyalarda yeniden hayat buldu. Dünün ozanlarının yerini bugün dijital listeleri altüst eden rapçiler alırken, kütüphanelerin sessizliği 15 milyon kitaplık devasa bir okuma iştahıyla bozuldu. Google aramalarından stadyum çığlıklarına kadar her anın bir “trend”e dönüştüğü 2025; aslında binlerce yıllık o büyük “seyir” geleneğinin en teknolojik, en çeşitli ve en görkemli sahnesinden başka bir şey değil.
2025, Türkiye’de sinema salonları için oldukça hareketli bir dönemdi. Toplamda 367 filmin vizyona girdiği yıl boyunca 23 milyon 707 bin 757 kişi koltukları doldurdu. Box Office’in paylaştığı gişe verilerine bakıldığında, seyirciyi salonlara çeken en büyük mıknatısın Feyyaz Yiğit ve Haluk Bilginer’i buluşturan Yan Yana olduğu görülüyor. Bir Intouchables uyarlaması olan yapım, 500 bin kişilik açılış rakamıyla yılın en hızlı çıkış yapan filmi olurken; animasyon ve oyun dünyasının gücü de listelerde kendini hissettirdi. Bir Minecraft Filmi 32 hafta gibi uzun bir süre vizyonda kalarak dayanıklılık rekoru kırdı; onu Zootropolis 2, Çağatay Ulusoy ve Elçin Sangu’lu Uykucu ile nostalji dozunu artıran Sihirli Annem: Hepimiz Biriz takip etti. Ancak beyazperdenin bu yerel başarısı, küresel bir belirsizliğin gölgesinde gerçekleşti desek hiç yanılmayız çünkü Hollywood artık eski Hollywood olmayabilir… Neden mi?
Sinema endüstrisi Türkiye’de kendi dinamikleriyle büyürken, küresel merkezin kalbi Hollywood’da Trump yönetiminin radikal hamleleri hissedilmeye başlandı. ABD dışında çekilen yapımlara getirilmesi planlanan yüzde 100’lük gümrük vergisi, Netflix, Disney ve Warner Bros gibi devlerin piyasa değerlerinde ani sarsıntılara yol açtı. Prodüksiyonu tekrar ABD topraklarına çekmeyi amaçlayan bu hamle, bilet fiyatlarında ve platform üyeliklerinde artış endişesini beraberinde getirirken; birçok Hollywood yıldızının ülkeyi terk etme kararı almasıyla sektör yeni bir jeopolitik krizle yüzleşti.
Hollywood’daki bu ekonomik gerilimlere rağmen Türk oyuncular ve yapımlar global arenadaki prestijlerini bu sene perçinledi desek yeridir. Aras Aydın’ın Amazon Prime’ın popüler dizisi Nine Perfect Strangers’ın ikinci sezon kadrosuna dahil olması ve galadaki sempatik tavırları dünya basınında ciddi yer ederken, dizideki rol arkadaşı dünyaca ünlü isim Nicole Kidman’ın Aydın için söylediği övgü dolu sözleri de cabasıydı. Öte yandan Ay Yapım imzalı Deha dizisi de Uluslararası Emmy Ödülleri’nde “En İyi Pembe Dizi” ödülünü kazanarak müthiş bir başarı elde etti.
Müzik dünyasında ise 2025 tam anlamıyla yerli üretimin ve rap müziğin yılı olarak kayıtlara geçti. Spotify verilerine göre en çok dinlenen 100 şarkının 98’inin yerli olması, dinleyicinin yerel tınılara olan bağlılığını rekor seviyeye taşıdı. BLOK3, hem yılın en çok dinlenen sanatçısı oldu hem de Sevmeyi Denemedin parçasıyla yılın şarkısına imza atarak listeleri domine etti. En çok dinlenen 10 sanatçıdan 8’inin rap kökenli olması türün hegemonyasını kanıtlarken; Semicenk, Ati242 ve Era7capone gibi isimler zirveyi paylaştı. Pop müzik single listelerinde düşüş yaşarken, Aleyna Tilki ve Dedublüman düeti bu gidişata istisna oluşturdu. Öte yandan Sezen Aksu “en çok dinlenen kadın sanatçı” unvanını bırakmayarak klasikleşen gücünü korudu.
Müzik listelerindeki bu rap ağırlığına rağmen, alternatif sahneler ve yeni oluşumlar da kendine sağlam yer buldu. Hypers New Media bünyesinde kurulan kız grubu Manifest, pop ve R&B karışımı müzikleriyle kısa sürede dikkat çeken bir çıkış yakaladı. Türkiye’de uzun süredir eksikliği konuşulan girl group oluşumuna hasret kalınmış olacak ki yaptıkları tüm konserler hınca hınç doluydu.
2025 yılında dijital platformlardaki yerli ağırlığa karşın, sahnelerde tam bir “yıldızlar geçidi” yaşandı. Justin Timberlake’in 11 yıl aradan sonra Türkiye’ye gelmesi ve Jennifer Lopez’in konserleri, global fırtınayı canlı performanslarla şehre taşıdı. Hatta bu müzikal çeşitlilik uluslararası prodüksiyonlara da sızdı; Breaking Bad’in yaratıcısının yeni dizisi Pluribus’ta Murat Evgin’in bir John Lennon cover’ını Türkçe seslendirmesi, popüler kültürün sınırlar arası geçişkenliğinin en zarif örneği oldu.
2025 yılı sadece sanatla değil, sporun birleştirici zaferleriyle de anıldı. Filenin Sultanları, Dünya Kadınlar Voleybol Şampiyonası’nda kazandıkları dünya ikinciliği ile istikrarlarını korurken; Türkiye Milli Basketbol Takımı’nın EuroBasket 2025’te ulaştığı gümüş madalya, potada uzun süredir beklenen global başarıyı geri getirdi. Bu iki büyük organizasyondaki final heyecanları, toplumun geniş kesimlerini ortak bir gururda birleştirdi.
Halkın nabzının tutulduğu Google aramalarında ise 2025’in öncelikleri oldukça belirgindi. En çok aratılan terim yapay zekâ uygulaması Gemini olurken, onu İstanbul Depremi ve spor karşılaşmaları takip etti. Kişi bazlı aramalarda spor dünyasının etkisi hissedildi; Osimhen, Sadettin Saran ve Leroy Sane gibi isimler, sporun sadece sahada değil dijital dünyada da en çok merak edilen konu başlığı olduğunu doğruladı. Podcast tarafında ise “Ortalarda Satılacak Bilgi” ve “Kendine İyi Davran” gibi içerikler, dinleyicinin bilgi edinme ve kişisel gelişim motivasyonunu yansıttı. Google’da ülke genelinde en çok aranan ikinci yemek tarifinin neden “100 kişilik mercimek çorbası” olduğu ise yıl bitmesine rağmen hâlâ gizemini koruyor!
Son olarak, Türkiye’nin okuma atlasına bakıldığında 15 milyon kitap siparişiyle Hepsiburada verileri kapsamlı bir tablo sundu bizlere. Çocuk kitapları kategorisi en çok ilgi gören alan olurken, yetişkin edebiyatında Zülfü Livaneli’nin Bekle Beni ve Dan Brown’un Sırların Sırrı romanları zirveyi paylaştı. Remzi Kitabevi verileri de bu tablodan uzak değildi; Ayşe Kulin’in Aylardan Kasım ve Emre Kongar’ın Hayat Yaşadığına Değsin denemeleri de en çok satanlar listesine girdi. Yine Hepsiburada verilerine göre okurların yüzde 55’ini kadınların oluşturduğu bu yılda, hem yeni çıkan eserlere olan yoğun ilgi hem de çocuk edebiyatına yönelim, 2025’in entelektüel profilini tamamladı.