Meta ve Google, Avrupa Birliği’nde siyasi reklam yayınlamayı durdurma kararı aldı.
Meta, Avrupa Birliği’nin yakında yürürlüğe girecek olan yeni siyasi reklam düzenlemesi nedeniyle, Ekim ayından itibaren Avrupa’da siyasi reklam yayınlamayı ve satmayı bırakacağını duyurdu.
TechCrunch’ın haberine göre şirket, geçtiğimiz cuma günü yayınladığı blog yazısında , “uygulanamaz” olarak nitelendirdiği yasanın, reklamverenler ve platformlar için süreci fazlasıyla karmaşık ve hukuki açıdan belirsiz hale getirdiğini belirtti. Meta, bu durumun hizmetlerini sürdürmesini zorlaştırdığını vurguladı.
Avrupa Komisyonu tarafından 2024 yılında kabul edilen “Siyasi Reklamcılıkta Şeffaflık ve Hedefleme” yasası (TTPA), reklam platformlarına bir dizi yeni yükümlülük getiriyor. Buna göre, siyasi reklamların açıkça etiketlenmesi; reklamın sponsorunun, hangi seçim ya da referandumla ilgili olduğunun, maliyetinin ve hedefleme yöntemlerinin belirtilmesi zorunlu hale geliyor.
Ayrıca bu tür reklamlar için kullanılan veriler ancak ilgili kişinin açık rızasıyla işlenebilecek. Yasa, bir kişinin ırkı, etnik kökeni ya da siyasi görüşü gibi hassas verilerin, hedefleme amacıyla kullanılmasını da tamamen yasaklıyor.
Meta, bu yasal zorunlulukların reklam hizmetini hem kullanıcılar hem de reklamverenler açısından işlevsiz hale getireceğini, bu nedenle siyasi reklamları tamamen kaldırma kararı aldığını duyurdu. Şirket açıklamasında, “Yine bir düzenleme, popüler hizmetlerin pazardan çekilmesine neden olarak seçenekleri ve rekabeti azaltıyor” ifadelerine yer verdi.
Öte yandan benzer bir açıklama da Google’dan geldi. Google, ekim itibarıyla Avrupa’da siyasi reklam yayınlamayı durduracağını açıkladı ve yeni düzenlemenin operasyonel açıdan ciddi zorluklar ve hukuki belirsizlikler içerdiğini belirtti.
Avrupa Birliği ile büyük teknoloji şirketleri arasındaki gerilim uzun süredir devam ediyor. AB, bu platformların etkisini sınırlandırmak için son dönemde Yapay Zekâ Yasası, rekabet kuralları ve reklam takibiyle ilgili düzenlemeler başta olmak üzere birçok alanda yeni kurallar getiriyor. Bu son adım, Brüksel ile teknoloji devleri arasındaki mücadelenin bir parçası olarak görülüyor.