Mediacat şubat sayısı, Türkiye’nin Bütçe Dostu Markaları’na ışık tutan kapağıyla okurlarıyla buluşuyor.
Ekonomik belirsizlik derinleştikçe “bütçe dostu” kavramı da anlam değiştiriyor. MediaCat, şubat sayısında, Türkiye’nin Bütçe Dostu Markalar araştırmasıyla tüketicilerin ucuzluğun ötesinde ne aradığını; gerçek indirim, dayanıklılık ve fiyat istikrarı etrafında şekillenen yeni değer sistemini, hayatta kalma stratejilerine dönüşen alışveriş davranışlarını ve markalardan beklenen yeni güven sözleşmesini ortaya koyuyor.
Her ay başında kira artışını düşünmekten, her akşam yemeğinde gıda fiyatlarını konuştuğumuz bir dönemdeyiz. Ekonomide trafiğin durulmadığı bu dönemde ailecek eğlence ve kültüre ne kadar bütçe ayırabildiğimizi sorguluyoruz. Detaylar MediaCat şubat sayısında.
Liberal düzenin evrensel ve doğal bir durum değil, ABD’nin askerî, ekonomik, kültürel ve siyasi iradesiyle ayakta duran tarihsel bir istisna olduğunun ortaya çıktığı bugünlerde, “Orman kurallarında yaşamanın ve ‘güvenli’ marka iletişiminin yolu nedir?” sorusunun cevaplarını da şubat sayısında arıyoruz.
Pazarlama dünyasında peşinden koştuğumuz erişim ve görünürlük metrikleri, bizi belki de büyük bir yanılgıya sürüklüyor. Hepimiz “Daha fazla göze nasıl değeriz?” sorusunun peşindeyiz ama asıl sormamız gereken soruyu ıskalıyor olabilir miyiz? Acaba asıl soru, “Ulaştığımız kitleler bize inanıyor mu?” olabilir mi? Bu sorudan yola çıkarak, MediaCat şubat sayısında Veri Enstitüsü ile birlikte gerçekleştirdiğimiz Medya Güven Araştırması’yla izlenme oranlarının ötesindeki sessiz gerçeği anlamaya çalışıyoruz.
Tüm veriler, pazarlama sözkonusu olduğunda artık demografinin tek başına yeterli olmadığını söylüyor. MediaCat şubat sayısında; veriye dayalı içgörülerle tüketicinin bu psikolojik katmanlarını, kriz hafızasının marka tercihleri üzerindeki etkisini ve mikro segmentasyonun sunduğu yeni stratejik imkânları mercek altına alıyoruz.