Kültür-sanat dünyasını 2026’da ne bekliyor?

Nostalji, sahicilik, kendini iyi hissetme ihtiyacı, otantiklik… İlker Canikligil, Murat Meriç ve Cem Erciyes yeni yılın kodlarını deşifre ediyor.

2026 yeni içgörüler ve yeni araştırmalar ışığında şekillenmeye başladı. Peki yeni yıla dair kültürel projeksiyonlar ne söylüyor? Dijitalleşmenin getirdiği hız, geçmişe duyulan özlem ve bireyin kendi iç dünyasına dönüş çabası bu yıl da karşımıza çıkacak mı?

Flu TV’nin kurucusu ve reklam yönetmeni İlker Canikligil, müzik eleştirmeni ve yazar Murat Meriç ile Doğan Kitap Yayın Direktörü Cem Erciyes’in görüşleri, sanatta artık sahicilik ve deneyim kavramlarının ön plana çıktığını gösteriyor. Ekonomik ve politik dalgalanmaların gölgesinde geçen bir yılın ardından sanat dünyası, dünün birikimiyle yarının teknolojisi arasında kurulan o ince köprüde kendine yeni bir yol haritası çiziyor.

“Rap artık ana arterin tek sahibi olamayacak”

Murat Meriç

Müzik eleştirmeni ve yazar Murat Meriç’e göre, 2025 piyasadaki gençlerden ziyade eski isimlerin albümleri ve performanslarıyla kendilerinden söz ettirdiği bir yıl oldu. 90’lı yılların dev isimlerinin yeniden sahneleri domine ediyor.

Meriç bu durumu şöyle anlatıyor, “2026’da da bu devam edecek gibi görünüyor çünkü gelen ‘yeni’ albüm haberlerinin çoğu ya toplamalar ya da yayımlanmamış konser kayıtları. Dünyada rock bir adım önde giderken Türkiye’de rap aradan sıyrılmış, önceki yıllarda yakaladığı ivmeyi artırmıştı ama bu yıl biraz sakinleyecek gibi… Elbette yeni yıldızlar çıkacak, eskiler ortalıkta olacak ama rap artık ana arterin tek sahibi olamayacak.

‘90’lı yılların kimi şarkıcıları ve topluluklarının bu yıl göz önüne çıkacağını söyleyebiliriz. Bu öngörüyü ‘kapalı gişe’ yapılan Tarkan konserleri ve pahalı fiyatlara rağmen biletleri dakikalar içinde biten Çilekeş konseri örneklerinden yola çıkarak yapıyorum. Büyük konser vermek üzere hazırlanan kimi isimler fısıltı gazetesi sayesinde kulaklara geldi; aralarında sürprizler de var…

Her şey bir yana, İstanbul yeniden yabancı turnelerin duraklarından biri oldu. Bu yıl pek çok sanatçı ve topluluğu burada (ve hatta Ankara’da, İzmir’de) izleme şansına sahibiz. Elektronik müzik yükselişini sürdürecek gibi görünüyor ama bir yandan da akustik şarkılar iddialı bir şekilde ilerliyor. Şöyle özetleyebiliriz: Gençler akustikten elektroniğe uzanan bir skalada ürün verecek, ablaları ve abileri onlara sıkı çalışmalarla eşlik edecek. Konserler, cabası!”

“Kore fırtınası diniyor ve yerini Japon edebiyatı alıyor”

Doğan Kitap Yayın Direktörü Cem Erciyes’e göre, edebiyat cephesinde okur tercihlerinin, büyük anlatılardan ziyade “kendini iyi hissetme” odaklı metinlere ve Uzak Doğu’nun klasikliğine kaydığı gözlemleniyor.

Cem Erciyes

Erciyes, tespit ve öngörülerini şöyle anlatıyor:

“2025’te yıllardır süren bir takım eğilimlerin zirveye ulaştığını söyleyebiliriz. Gençlik edebiyatı ağırlığını artırdı, kitap fuarlarının yıldızları hiç tartışmasız çoğu Wattpad kökenli gençlik yazarları. İstanbul ve belli başlı kentlerdeki fuarlarda en çok okuru bu genç yazarlar topluluğu çekiyor. Dolayısıyla bildiğimiz edebiyatın da epey irtifa kaybettiği bir dönem yaşıyoruz. Yaşar Kemal, Sabahattin Ali gibi klasikleşmiş isimler dışında 80’lerin 90’ların yazarları giderek daha az okunuyorlar. Onların yerini daha genç, daha gündelik hayatın diliyle hikayeler anlatan bir başka yazar kuşağı alıyor. Klasikler her zaman gözde. Uzakdoğu’ya ilgi devam ediyor. Sanki Kore fırtınası biraz diniyor ve yerini Japon edebiyatı alıyor gibi. Öte yandan edebiyat dışı türde eğitim, tarih, sağlık ve ‘kendini iyi hisset’ kitapları daha çok okunuyor.

Kişisel gelişimin yerini uzunca bir süredir kendini iyi hisset kitapları aldı. İnsanlar hayatın zorlukları karşısında daha başarılı olmak yerine ayakta kalabilmek kendilerini iyi hissedebilmek peşindeler ve bu tür kitapların da ilgi gördüğünü görüyoruz. 2025’in en büyük trendi satışların düşmesiydi. Bütün yazarlar ve yayıncılar bu durumla karşılaştı. 2026’da bu sıkıntının azalmasını, satışların tekrar canlanmasını bekliyorum. Ekonomi düzelmeyecek ama 2025’teki gibi politik şokları bu yıl daha az yaşayacağız, bunun da kitap dünyasına etkisi olumlu olacaktır. Bu yıl çok önemli yerli yazarların yeni kitapları çıkacağı için Türk edebiyatında görece bir canlanma bekliyorum. Bunun dışında bir önceki yılın trendleri bu yıla da damgasını vuracaktır diyebilirim.”

“Belgesel havası güçlü bir trend olacak”

İlker Canikligil

Flu TV’nin kurucusu reklam yönetmeni İlker Canikligil ise ‘sosyal medyanın dayattığı otantiklik arayış’ın sinemayı etkilediğini söylüyor.

“‘Sinema dünyası’ diye bir şey kaldı mı, emin değilim” diyen Canikligil, “Geçen yılın en beğenilenlerinden Adolescence ile şu anda en beğenilenlerden The Pitt. Daha öncesinde Mare of Easttown aslında hep aynı yönde gidişin öncülleri: Bir nevi dramanın kurmacalık dışına taşınmaya çalışılması. Bir tür belgesel havasında içerikler üretmek güçlü bir trend olacak. Bunda sosyal medyanın da önemi var. Sosyal medyadaki içerikler çok daha ucuz, otantik, hızlı ve etkili. Dolayısıyla sanatın hayatı taklidi artık çok çok inandırıcı değilse kesmiyor seyirciyi” ifadelerini kullanıyor.