Filli Boya Genel Müdürü Gökhan Güner boya sektörünün geleceğini, sağlıklı ürünler, enerji verimliliği ve kişiselleştirilmiş ‘hikâyesi olan çözümler’ ekseninde dönüşen sürdürülebilirlik odağıyla anlatıyor.
Boya sektörü, son yıllarda sadece bir renk verme işlevi olmaktan çıkıp, yaşam alanlarının sağlığını, enerji verimliliğini ve bireysel hikâyeleri merkeze alan dinamik bir dönüşüm yaşıyor. Biz de bu büyük değişimin öncü markalarından Nippon Paint-Betek çatısı altındaki Filli Boya’nın Genel Müdürü Gökhan Güner ile bir araya geldik. Güner, sektörün güncel konumunu, sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlarını, Türkiye’nin yalıtım bilincinde geldiği noktayı ve tüketicilerin “hikâyesi olan ürünler” arayışına nasıl cevap verdiklerini anlattı.
Güner’in çizdiği çerçevede, sektörün ana eksenini sürdürülebilirlik, sağlık ve yüksek teknoloji oluşturuyor. Nippon Paint-Betek olarak bu odağın bir sonucu olarak kısa süre önce devreye aldıkları 15 milyon dolarlık su bazlı yeni üretim tesisi ile toplam kapasitelerini 345 bin tona çıkarma hedeflerini paylaşan Güner, bu yatırımın inovasyon odaklı büyüme vizyonlarının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Son yıllarda boya sektöründe hem teknolojik hem de tüketici eğilimleri açısından önemli değişimler yaşanıyor. Sizce sektörün bugün geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Boya sektöründe son yıllarda oldukça dinamik bir dönüşüm yaşanıyor. Bu dönüşümün merkezinde sürdürülebilirliğin, sağlığın, kişiselleştirmenin rolü var. Biz de Nippon Paint-Betek olarak enerji verimliliği sağlayan, uzun ömürlü, çevreye ve sağlığa duyarlı çözümler geliştirmeyi odağımıza almaya devam ediyoruz. Bizim için sürdürülebilirlik, ürünlerin yaşam döngüsü boyunca çevresel etkilerini azaltmak, kaynak kullanımını optimize etmek, karbon ayak izini düşürmek ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak anlamına geliyor. Bu çerçevede “Üründe Sürdürülebilirlik” sağlayabilmek adına su bazlı, düşük/sıfır VOC’li çözümler, enerji tasarrufu sunan dış cephe ısı yalıtımı sistemleri ve iklim koşullarına dayanıklı inovatif dış cephe boyaları geliştiriyoruz.
Filli Boya olarak, birey ve toplum sağlığını destekleme anlayışımız doğrultusunda “Sağlığa Duyarlı Boyalar” kategorisinde özel nitelikli ürünler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda hayata geçirdiğimiz Momento Life serimiz, iç mekanların hava kalitesini korumayı ve iyileştirmeyi amaçlayan yenilikçi yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri. Formaldehit, koruyucu maddeler ve VOC/sVOC içermeyen yapısıyla özellikle koku hassasiyeti yaşayan ya da solunum güçlüğü çeken kişilere konforlu bir kullanım sunuyor. MAS Certified Green sertifikasıyla da sağlıklı iç mekân arayışında olan kullanıcılar için güven veren bir tercih haline geliyor. Dış cephe tarafında ise iklim krizinin etkilerini göz ardı etmeden, zorlu hava koşullarına dayanım sağlayan akıllı teknolojiler geliştiriyoruz. Frontier Polymer Technology® ile geliştirdiğimiz Nucleus, Türkiye’de ilk ve tek 3D koruma etkisine sahip dış cephe boyası olarak bu yaklaşımın somut bir örneği.
Sektördeki dönüşümün hem kullanıcı hem çevre hem de gelecek için değer üreten bir zeminde ilerlemesi için yatırımlarımıza devam ediyoruz. Bu anlayışla çok kısa bir süre önce 15 milyon dolarlık yatırımla yeni su bazlı üretim tesisimizi devreye aldık. Otomasyon sistemi ve ileri teknoloji üretim altyapısıyla donatılan yeni tesisimiz, yıllık 225 bin ton üretim kapasitesine sahip olan Nippon Paint-Betek’in toplam kapasitesini 345 bin tona çıkaracak. 2004 yılından bu yana faaliyet gösteren Gebze Üretim Tesisi’ne ek olarak kurulan bu tesisimizle üretim ve ürün kalitemizde hassasiyetin artırılmasını ve inovasyon odaklı büyüme vizyonumuzun güçlendirilmesini hedefliyoruz. Böylece, daha esnek ve daha hızlı bir üretim kabiliyeti kazanan şirketimiz pazardaki değişimlere, müşteri taleplerine ve yeni ürün geliştirme süreçlerine çok daha hızlı karşılık vermeye hazırlanıyor.
Yalıtım çözümleri hem enerji verimliliği hem de sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıyor. Türkiye’de bu bilincin geldiği noktayı nasıl görüyorsunuz? Filli Boya olarak yalıtım alanında hangi yenilikçi ürün veya sistemlerle fark yaratıyorsunuz?
Ülke olarak kullandığımız enerjinin yaklaşık yüzde 70’ini ithal ediyor ve bunun yaklaşık yüzde 35’ini konut ve benzeri yapılarda tüketiyoruz. Binalarda tüketilen enerjinin yüzde 80’i ise ısıtma ve soğutmada kullanılıyor. Oysa doğru ısı yalıtımı uygulamaları ile enerjide yüzde 60’a varan oranda tasarruf sağlanabiliyor. Şunu da vurgulamak gerekir ki ısı yalıtımı sadece kışın doğalgaz faturalarını düşürmekle sınırlı değil. Yaz aylarında da klimaların elektrik faturası üzerindeki yükünü ciddi oranda azaltıyor. Küresel iklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıkların ciddi bir enerji ve maliyet sorunu haline geldiğini düşündüğümüzde, yalıtımın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Bu anlayışla binaların enerji verimli olarak inşa edilmesi durumunda yılda 10-12 milyar dolarlık bir tasarruf imkânı elde etmekle birlikte fosil yakıt tüketimine bağlı karbon salımının azaltılmasını da sağlayabiliriz. 20 yılı aşkın uzmanlığıyla Dalmaçyalı, dış cephe ısı yalıtım sistemlerinin tüm ana bileşenlerini birbirine uyumlu olarak aynı tesislerde üreterek, binalardaki enerji verimliliği konusunda üstün performans sunuyor. 2003 yılından bu yana 280 milyon metrekareyi aşkın mantolamaya imza attık. Bu, 3 milyon konut ve 12 milyon kişiye ulaşan bir dönüşümle birlikte 15 milyar metreküp daha az doğal gaz kullanımı demek. Böylece Bolu ormanlarının yıllık karbon emiliminin yaklaşık 24 katına denk gelen 33 milyon tonun üzerinde karbondioksit eşdeğeri sera gazı salımını engelledik.
Dalmaçyalı’nın faaliyete başladığı 2003 yılında binaların yüzde 98’inde ısı yalıtımı bulunmuyordu. Bu oran günümüzde ısı yalıtımının öneminin anlaşılmasıyla beraber yüzde 70’lere kadar inmiş durumda olsa da hala çok yüksek. Biz bu konuda bilgi almayı ve uygulamayı Dalmaçyalı ile kolaylaştırıyoruz. Web sitemizde Türkiye’de ilk ve tek olan Dalmaçyalı Enerji Tasarrufu Analiz Raporu hizmetimiz sayesinde ücretsiz olarak tüketicilerin ısı yalıtımı ile elde edebileceği enerji tasarrufunu binaya özel olarak sunuyoruz. Bunun yanı sıra 81 ilde, uzman teknik ekibimizle talepte bulunan tüketicilerin binalarında keşif yaparak, en uygun ısı yalıtımı çözümlerini sunuyoruz. Ücretsiz Keşif Hizmetimiz kapsamında 81 ilde yüzlerce tespitte bulunduk; 35 binden fazla binada termal kamera çekimleri gerçekleştirerek ısı kayıplarını belirledik, her bina için özel raporlar hazırladık. Bu yıl içerisinde yenilenen TS 825 – Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı ile yeni inşa edilecek binaların daha enerji verimli olması sağlanırken, aynı zamanda yüksek performanslı yalıtım ürünlerine olan ihtiyaç da artıyor. Bu dönüşümde, doğru yalıtım uzmanını seçmenin ve işi ehline teslim etmenin önemi her zamankinden fazla. Biz de bu süreçte enerji verimliliği bilincini yaygınlaştırmak amacıyla İZODER ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işbirliğiyle düzenlenen bölgesel eğitimlere destek vermeye devam ediyoruz.
Tüketici tercihleri son yıllarda hızla değişti. Artık insanlar sadece renk değil, “hikâyesi olan ürünler” arıyor. Bu eğilim stratejinizi nasıl etkiliyor?
Tüketici artık yalnızca bir renk seçmek istemiyor; evinin hikâyesine eşlik edecek, kendi duygusunu, tarzını ve yaşam biçimini yansıtan çözümler arıyor. Bu nedenle boya artık bir son dokunuş değil; yaşam alanını kişiselleştirmenin, mekâna kimlik kazandırmanın en etkili yollarından biri. Biz de Filli Boya olarak stratejimizi bu anlayışın üzerine kuruyoruz. Renk ve ürün geliştirme süreçlerimizde sadece “hangi ton moda?” sorusunu değil, “bu renk hangi duyguya karşılık geliyor, hangi atmosferi kuruyor, nasıl bir yaşam tarzına eşlik ediyor?” sorularını merkeze alıyoruz. Geniş renk paletlerimizi, mekân ruhunu anlatan temalar ve uyumlu kombinasyon önerileriyle sunmamızın nedeni de bu: Kullanıcıya sadece seçenek değil, yön, cesaret ve ilham vermek.
Hikâye odaklı yaklaşımımızı ürün inovasyonu ile birleştiriyoruz. Dış cephede, Nucleus gibi zorlu iklim koşullarına dayanıklılık sunan teknolojiler geliştirirken de odağımız sadece performans değil; “uzun ömür, uzun hikâye” fikri. Çünkü bir boyanın yıllarca ilk günkü gibi kalması hem çevresel değer yaratıyor hem de mekânın kimliğini koruyor. Bu yaklaşımı tüketici deneyiminde de sürdürüyoruz. İlham Paketi ile renk kararını deneme-yanılma değil, “görme ve hissetme” üzerinden şekillendiriyoruz. “Hey Filli” ile sürekli diyalog kurarak insanların evini şekillendirirken yalnız hissetmemelerini sağlıyoruz. “Hey Filli” chatbotu, internet sitemizde müşterilerimizin ihtiyaç duydukları bilgilere hızla ulaşmalarını sağlamak için hayata geçirildi. Filli Boya’nın yıllara yayılan bilgi birikimiyle beslenen algoritması, kullanıcıların 7/24 renk uzmanına danışabilmesine imkân tanıyor. En çok salon, yatak odası ve dış cepheye yönelik renk ve ürün tavsiyeleriyle ilgili sorular aldığını da söyleyebilirim.
Bunun yanı sıra kısa süre önce renk deneyimini daha ileri taşımak adına “i-Colour” mobil uygulamasını kullanıma sunduk. Bu yeni çözümümüz, yaşam alanlarını kişiselleştirmek isteyen tüketicilere ilham veren, pratik bir renk keşif ortamı sağlıyor. Kullanıcılar, odalarının fotoğrafı üzerinden duvar, tavan ya da dış cephe yüzeylerini sistemin algılamasını sağlayarak diledikleri renk alternatiflerini gerçek mekânın üzerinde deneyebiliyor. Böylece seçilen tonun mevcut mobilyalar ve ışık düzeniyle nasıl bir uyum yakalayacağını önceden görmek mümkün hâle geliyor. Tüm bu yeniliklerle amacımız, teknolojiyi estetikle buluşturarak kullanıcılarımıza yaşam alanlarına değer katan, kişisel ve keyifli bir renk yolculuğu sunmak.