Hayatın absürtlüğü mizahın malzemesini çoğaltırken, Türkiye her dönemde kendi komedyenini (ve komedyasını) üretmeye devam ediyor. Yiğit Özgür’le komedinin ve komedi yapanın güncel durumuna dair…
17 yaşında çizmeye başlayan, yolu Leman, L-Manyak ve Penguen’den geçip kurucuları arasında yer aldığı Uykusuz’a uzanan bir çizer Yiğit Özgür. “Hunililer” ve uzun konuşma balonlarıyla hafızalara kazınan işleri, kısa ve çabuk esprilerden çok, sabırla kurulan diyaloglara dayandı hep. Çoğu zaman birbiriyle tam anlamıyla “iletişemeyen” iki karakter üzerinden ilerleyen bu çizgilerde mesele sadece şaka değil, gündelik hayatın tuhaflığıydı. Bu kısa söyleşide, hayatın giderek bir karikatüre benzediği bugünlerde mizahın sınırlarını, dijital dünyanın hızını, yapay zekâyla kurduğu ilişkiyi ve genç çizerler için değişen yolları konuştuk. Büyük laflara gerek yok; gülmek her zaman mümkün.
Bugünlerde neler size “mizahi” görünüyor?
Mizahın malzemesi çok arttı. Hatta fazla arttı. O kadar arttı ki bir karikatürün içinde yaşamaya başladık sanki. Okurken iyi de karikatürün içinde yaşayınca eğlenceli olmuyor. İzleyici olarak kalmaya çalışıyoruz ama malzeme oluyoruz. Normalde ben de “hayatta her şeyin mizahı yapılabilir” görüşüne katılıyorum ama ciddiyet ve mantığın olmadığı yerde mizah da boşa düşüyor. Onun dışında yıllardır karikatürünü çizdiğimiz, komik bulduğumuz konular hâlâ canlı. Hâlâ saçma ve komik.
İçinde bulunduğumuz zorlu dönem Türkiye’de kendine has bir mizah dili ya da komedyen profili üretiyor mu sizce?
Türkiye her döneme uygun mizahçı üretebilir. Genlerimizde var. Bu dönemde de sayıları gittikçe artan komedyenleri, mizahçıları görüyoruz. Bu çok olumlu. İnsanlar içerik üretmeye başladılar ve içerik denen şeyin kıymetini anlıyorlar. Yeni ve orijinal fikir üretmenin zorluğunu görüyorlar. Zekâ ve kabiliyet var, gayet net. Kıvraklık ve değişen şartlara uyum sağlamak konusunda da zorluk çekmiyorlar. Dijital platformlarda milyonlarca insan var ve aradan sıyrılmak kolay değil. Türkiye’de de kendine has profil üreten insanların sayısı gittikçe artıyor. İleride sınırların ötesine geçeceklerini tahmin ediyorum. Enflasyon, politik baskı vs. sadece biraz vakit kaybettirir ama engel olamaz.
Yapay zekâ araçlarıyla karikatür denemeleriniz oluyor mu? Nasıl buluyorsunuz çıktıları?
Sürekli denemeler yapıyorum, bazı sonuçlar çok heyecan verici. Hâlâ bir tür araç olarak görüyorum. Yapay zekâya espri yaptırmak yerine ilham verecek araştırmalar yaptırıyorum. Bana espri bul, senaryo yaz demek yerine konuyu veriyorum, alt başlıkları, alt konuları sıralatıyorum. Hafızamın yetmediği detayları hatırlatabiliyor. Şimdilik güzel espri bulamıyor ama verilen espriyi yorumlaması fena değil. İnsanların neden o espriye güldüğünü tahmin ederken isabetli olabiliyor. Henüz bizden aldığı verileri harmanlıyor ama mantığı kavrayıp kendi ürettiği zaman yeni espri de bulur. Fıkra da yazar. Olağanüstü bir performans beklemiyorum ama ilham verse bile yeter. Daha çok şaşıracağız gibi.
Araştırmalar, ekonomik buhranlarda “ruj etkisi” olarak bilinen “küçük mutluluklar/kaçışlar” yaratma eğiliminin bugün mizahla da karşılanabildiğini ortaya koyuyor. Siz ne düşünürsünüz bu konuda?
Bugün değil, eskiden de böyleydi bu. İnsan olmanın birçok dezavantajı var. Sorunlu bir varlık. Ortada hiçbir sebep yokken bile stres ve endişe üretebiliyor. Bunlarla baş etmenin en güzel yollarından biri mizah. Stres kadar hızlı ve kıvrak. Aşırı hızlanan dijital veri akışının içine sığabiliyor. Sergi salonlarında haftalarca sergilenebiliyor. Kalıp değiştirebiliyor. Bu yüzden küçük mutluluklar, kaçışlar için de çok uygun. Hiç hesapta yokken bir kahkaha patlatıyorsunuz. Bir okur olarak bana çok iyi geldi, çizer olarak da gurur veriyor.
Bugün karikatür/mizah konusunda bir kariyer hedefleyen biri için güzergâh nedir ya da ne olmalıdır?
Belli bir topluluk ile birlikte çalışmak istiyorsanız önce onların arasına katılmaya gayret ediyorsunuz. Sonra da izleyici/okuyucudan onay almak ve kendinize bir yer edinmeye çalışıyorsunuz. Bu eski ritüel zaten. Bunun avantajı takım arkadaşlarınızın olması… Topluluğun içinde daha tecrübeli insanların veya ustaların olması… Kendinizi kayıp hissettiğinizde, yönünüzü bulamadığınızda diğerlerinden destek almak, empati kurmak, sinerji gibi faydaları var ama zaman isteyen bir yol.
Bir de dijital dünyada tek tabanca olarak işlerini, gösterilerini sergilemek var. Kimseden onay almadan istediğiniz gibi başlayabiliyorsunuz. Çok daha hızlı, çok daha yüksek etkileşim alabiliyorsunuz. Takipçileriniz ile aranıza kimse giremiyor. Eskisine göre önünüzde hiçbir engel yok ama daha yalnız bir macera. Bu yolu da zaten herkes biliyor. Yani yollar belli, izler belli. Bana imkân vermediler, engel oldular, ayağımı kaydırdılar, torpil yaptılar dönemi bitti. Çıkın hünerlerinizi sergileyin. Bin tane olumlu yorumun yanında bir tane kötü yorum olacak, kafanızı ona takacaksınız. Zamanla takılmamayı öğreneceksiniz. Su akar yolunu bulur.