İş dünyasının bir numaralı metriğinin “yaratıcılık” olduğu yeni dünya düzeninde hem daha fazla tasarımcıya hem de tasarım odaklı düşünen marka yöneticilerine ihtiyacımız var.
Tasarım, özünde bir sorun çözme sanatıdır. Bir mimari planın çizgilerinde, bir ambalajın renk dünyasında, bir havaalanındaki yönlendirme tabelalarının düzeninde, bir sandalyenin kıvrımlarında ya da bir fabrikanın karmaşık üretim süreçlerini sadeleştiren bir fikirde… Her yerde tasarım, bir problemi çözmek için sessizce iş başındadır.
İyi bir tasarım, görünmezdir. Kusursuz çalışan bir mekanizma gibi, fark edilmeden işlerimizi kolaylaştırır. Ancak bu sessiz gücün iş dünyasındaki etkisi artık fısıltı olmaktan çıkıp yüksek sesle konuşulmaya başlandı. Son 20 yılda yapılan araştırmalar, tasarımın şirketlerin finansal başarısı üzerindeki çarpıcı etkilerini net bir şekilde ortaya koyuyor.
İngiltere Tasarım Konseyi’nin yaptığı bir araştırma, tasarıma değer vermek ile şirketin büyümesi arasında olumlu bir ilişki olduğunu gösteriyor. Hızlı büyüyen işletmelerin tasarıma duydukları ilgi ve takdir, bazen diğer işletmelerden üç kat daha fazla olabiliyor. Araştırma sonuçlarına göre; “design alert” yani tasarım odaklı işletmeler, tasarıma harcadıkları her 100 Sterlin karşılığında 225 Sterlin ciro artışı ve 83 Sterlin kâr artışı sağlıyor. Bu şirketler hızlı büyüme olasılığını iki kat artırıyor ve tasarım kullanımı sayesinde yılda ortalama 13 yeni çalışan işe alıyor. Ayrıca tasarım yoluyla pazar paylarını ortalama yüzde 6,3 artırıyor ve yılda ortalama 25 yeni ürün ve iki yeni hizmet geliştiriyor.
Design Management Institute ise “the dmi: Design Value Index” isimli bir çalışma gerçekleştirdi. 2013 yılında tamamlanan çalışma, belirli tasarım yönetimi kriterlerini karşılayan halka açık şirketlerin değerini takip etti ve tasarıma yaptıkları yatırımların hisse değeri üzerindeki etkisini, 10 yıllık bir dönem boyunca genel S&P Endeksi ile karşılaştırarak izledi. Bu çalışma son 10 yılda tasarım odaklı şirketlerin önemli bir borsa avantajını koruduğunu ve S&P Endeksi’ni olağanüstü bir şekilde yüzde 211 oranında geride bıraktığını gösterdi.
Tasarım odaklı şirketlerin hem finansal başarıda hem de müşteri memnuniyeti ve marka sadakati açısından öne çıktığını gösteren en ünlü araştırma ise McKinsey & Company’e ait. McKinsey Design Index (MDI), McKinsey tarafından geliştirilen ve şirketlerin tasarım performansını değerlendiren bir ölçüt.
MDI, dört ana tema etrafında toplanan 12 tasarım eylemini temel alıyor.
Tasarım performansını gelir ve maliyetler kadar titizlikle ölçmek ve yönetmek.
Fiziksel, dijital ve hizmet tasarımı arasındaki iç duvarları yıkarak, kesintisiz bir kullanıcı deneyimi sunmak.
Kullanıcı odaklı tasarımı herkesin sorumluluğu haline getirerek tasarım sürecini sadece belirli bir departman ya da ekip tarafından yürütülen bağımsız bir işlev olmaktan çıkarmak.
Son kullanıcılarla sürekli olarak iletişim kurarak, test ederek ve yineleyerek geliştirme riskini azaltmak.
MDI kriterlerini üst seviyede yerine getiren şirketler, beş yıllık bir dönemde rakiplerine göre yüzde 32 daha yüksek gelir artışı ve yüzde 56 daha yüksek toplam hissedar getirisi sağladı.
Tasarım odaklı bir marka olmak, yalnızca iyi görünen ürünler yaratmakla sınırlı değildir. Bu, bir düşünme biçimi, bir yaklaşım ve stratejinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu anlayış, markayı yalnızca bugüne değil geleceğe de hazırlayan bir vizyondur. Tasarım odaklı düşünmek, sorunlara daha geniş bir perspektiften bakmayı, empatiyle yaklaşmayı ve yenilikçi çözümler üretmeyi gerektirir.
Marka sahipleri ve yöneticileri işe tasarımı şirket stratejisinin merkezine yerleştirmekle başlayabilir. Bu, tasarımı bir maliyet kalemi olarak görmekten vazgeçip bir yatırım olarak konumlandırmak anlamına gelir. Yaratıcı ekiplerle yakın işbirliği yapmak, yalnızca daha iyi ürünler değil, aynı zamanda daha güçlü uçtan uca bir marka hikâyesi yaratmayı sağlar. Ve elbette, markanın cesur olması, değişime açık kalması ve yenilikten korkmaması da bu yolculuğun temel taşlarıdır.
Tasarımın kâr-zarar tablolarına etkisini ölçmek tabii ki çok zor çünkü günümüz koşullarında satışa etki eden unsurları birbirinden ayırmak neredeyse imkânsız. Ama bu konuda tasarımcılara ve yaratıcı ajans ekiplerine de iş düştüğünü düşünüyorum. Tasarımcılar masanın bir köşesinde boya kalemleriyle çiziktiren, “yaratıcılık” umursamazlığına sığınan sanatçılar olmak yerine verdikleri tasarım kararlarının markanın kârlılığına ve büyümesine de etki ettiğinin farkına varmalılar. Tasarımcılar artık sadece tasarım liderleri değil, aynı zamanda birer iş lideri ve iş sonuçlarından sorumlular.
İş dünyasının bir numaralı metriğinin “yaratıcılık” olduğu yeni dünya düzeninde hem daha fazla tasarımcıya hem de tasarım odaklı düşünen marka yöneticilerine ihtiyacımız var. Çünkü tasarım geleceği hayal etmektir ve tasarımcılar her zaman geleceği daha iyi bir yer haline getireceklerini bilir…
Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.
Here you'll find all collections you've created before.