IKEA Türkiye, 20 yıldır evleri yalnızca tasarlamakla kalmayıp yaşam alanlarına ilham veren bir marka olarak tüketici zihnindeki güçlü yerini koruyor.
Ev artık yalnızca yaşanan bir alan değil; çalışılan, dinlenilen, paylaşılan ve hatıralarla büyüyen bir yaşam sahnesi. Türkiye’de evle kurulan bu çok katmanlı ilişkinin dönüşümüne ışık tutan IKEA Türkiye’nin 20’nci yılına özel olarak FutureBright ile gerçekleştirdiği kapsamlı araştırma, markanın tüketici zihnindeki yerini net verilerle ortaya koyuyor.
Araştırma sonuçları, IKEA’nın yalnızca bir mobilya markası olarak değil, gündelik yaşamın akışını şekillendiren bir ilham kaynağı olarak konumlandığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 93’ü IKEA’yı “verimli alanlar yaratılmasında ilham veren bir marka” olarak tanımlarken, yüzde 91’i farklı dekorasyon fikirleriyle herkesin kendi evinin iç mimarı olmasına cesaret verdiğini söylüyor. Bu tablo ise estetikten fonksiyonelliğe uzanan güçlü bir algının altını çiziyor.

Kent yaşamının getirdiği alan kısıtları, evleri daha işlevsel düşünmeyi zorunlu kılıyor. FutureBright araştırmasına göre tüketicilerin yüzde 96’sı IKEA’yı günlük yaşamı kolaylaştıran ürünler sunan bir marka olarak konumlandırıyor. Aynı zamanda yüzde 96’lık bir kesim, IKEA’yı yalnızca alışveriş yapmak için değil, dekorasyon fikri almak amacıyla da ziyaret ettiğini belirtiyor. Bu veri, markanın ürün odaklı bir deneyimin ötesinde, fikir ve çözüm üreten bir referans noktası olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.
Araştırma, IKEA’nın evleri “sıcak bir yaşam alanına dönüştürme” rolüne de dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 89’u IKEA’nın ev atmosferine bu yönde katkı sunduğunu ifade ederken, yüzde 70’i evlerinin mutlaka bir köşesinde bir IKEA ürünü bulunduğunu söylüyor. Bu süreklilik, markanın gündelik hayatın doğal bir parçası haline geldiğini gösteriyor.
Evle kurulan duygusal bağ, araştırmanın en çarpıcı başlıklarından biri. Tüketicilerin yüzde 75’i IKEA’nın evlerinde geçirdikleri anıların bir parçası olduğunu dile getiriyor. Bu oran, markanın yalnızca işlevsel çözümler sunmakla kalmayıp, yaşamın duygusal hafızasında da yer edindiğini ortaya koyuyor.
Öte yandan, katılımcıların yüzde 85’i IKEA deneyimini ailece keyifli vakit geçirmeye olanak tanıyan bir bütün olarak değerlendiriyor. Bu sonuç, markanın fiziksel temas noktalarının sosyal ve duygusal bir deneyim alanı olarak algılandığını gösteriyor.

FutureBright tarafından gerçekleştirilen bu araştırma; IKEA Türkiye’nin 20 yıllık yolculuğunun, ürün çeşitliliğinden çok daha fazlasını ifade ettiğini ortaya koyuyor. İlham veren çözümler, fonksiyonel yaşam alanları ve duygusal bağlar üzerinden şekillenen bu ilişki, markanın Türkiye’de ev yaşamı kültürüne nasıl dokunduğunu gösteriyor.
IKEA, geçen 20 yılda evleri yalnızca tasarlamadı; yaşam biçimlerine eşlik etti, anılara ortak oldu ve gündelik hayatı daha kolay, daha ilham verici hale getirdi.