Hakkında ne diyeceğimi bilmiyorum sevgili 2026

Belki sen henüz “yazılmak” için gelmedin. Belki sen anlatıya direnen bir yılsın. Slogan kabul etmeyen bir yıl. Eğer 2025 “olasılık” yılı olduysa, sen, 2026, “bağlanma” gibi hissettiriyorsun.

Eskiden yıllar net etiketlerle gelirdi.

“Toparlanma.”

“Büyüme.”

“Hızlanma.”

“Kriz.”

Başlıkları vardı, anahtar kelimeleri vardı, madde madde anlatılabilirdi. Sunuma dökülebilir, bir panelde özetlenebilir, bir trend raporuna indirgenebilirdi.

Sen, 2026, bu nezaketi göstermeden geliyorsun.

Senin hakkında ne yazacağımı bilmiyorum çünkü hiçbir şey olmuyor değil de her şey aynı anda oluyor ve hiçbiri isimlendirilmek için yeterince sabit durmuyor gibi.

Anlatabildim, değil mi?

Bir ‘sonraki’ gibi hissettirmiyorsun

Yıllarca “sırada ne var?” diye sorduk.

■ Sonraki platformlar.
■ Sonraki formatlar.
■ Sonraki devrimler.
■ Sonraki büyük şey.

Ama sen bir “sonraki” gibi hissettirmiyorsun. Sen kalın bir “şimdi” gibisin.

İleri doğru bir sıçrama değil, bir yoğunlaşma.

Disruption değil, tamamlanma.

İcat değil, “erişilebilirlik”.

Bir zamanlar “gelecek” dediğimiz her şey bir anda… Etrafımızda.

■ AI gelişiyor.
■ Modeller iyileşiyor.
■ Sistemler oluşuyor.
■ Bireyler şirketleşiyor.

Kendi markasını kurumsallaştırma başını alıp giderken, kurumsallar minik organizmalara özeniyor.

■ Korku geçti.
■ Yenilik hissi azalıyor.

Bahaneler tükendi. Teknoloji, çıkaracak dediğimiz her yangının fitilini ateşledi.

Ve yaratıcılık, saklanacak yerlerini kaybetti

Yaratıcılık nadirdi, özeldi. (Öyleydi gerçekten de ama bir türlü para etmedi.)

Nadir beceriler, pahalı araçlar, kısıtlı erişim, sofistike zevkler…

■ Şimdi “araçlar” her yerde.
■ Beceriler “indirilebilir” halde.
■ Erişim açık.
■ Üretim limitsiz.

Yani yaratıcılık en güçlü savunmasını kaybetti: “Kıtlık.”

2026’da yaratıcılık artık kıtlıkla korunmuyor.

■ Açıkta.
■ Herkes düşünebilir.
■ Herkes üretebilir.
■ Herkes yayınlayabilir.
■ Hodri meydan!

Hız etkileyici olmaktan çıktı

■ Daha hızlı üretim.
■ Daha hızlı iterasyon.
■ Daha hızlı lansman.
■ Daha hızlı geri bildirim.
■ Şimdi hız, oyuna giriş bileti.
■ Herkes hızlı.

2026’da hız artık hırs göstergesi değil; kaygı göstergesi. Asıl gösteriş, yönü olan yavaşlık.

■ Kaybolmadan durabilme.
■ Alakayı kaybetmeden derin düşünebilme.
■ Önemsiz bir şeyi optimize etmemeyi bilinçli olarak seçebilme.
■ Derinlikli kalabilme hali = Yeni sofistike hal.

Belki de bu yüzden senin hakkında ne yazacağımı bilmiyorum.

Çünkü kolay iyimserlik biraz körlük gibi. Kolay kötümserlik ucuz, yüzeysel. Sen üçüncü bir duruş istiyorsun: Dikkatli bir gerçekçilik.

■ Gözler açık.
■ Eller kirli.
■ Ego yerde.
■ Standart gökte.

Dünyayı kurtaran manifestolar yok. Her şeyin bittiğini ilan eden hot take’ler yok. Sadece, görmezden gelinemeyecek kadar güçlü ve terk edilemeyecek kadar önemli sistemlerin içinde dikkatle anlamlı işler yapan insanlar ve dönüşen bir dünya var.

Belki de mesele bu

Belki sen henüz “yazılmak” için gelmedin.

Belki sen anlatıya direnen bir yılsın. Slogan kabul etmeyen bir yıl. Eğer 2025 “olasılık” yılı olduysa, sen, 2026, bağlanma gibi hissettiriyorsun.

■ Bir teknolojiye değil.
■ Bir trende değil.
■ Bir geleceğe değil.

Araçların artık “sorun” veya “nadir” olmadığı bir dünyada “yaratıcı olma biçimine bağlanma”.

O yüzden hayır, sevgili 2026, senin hakkında ne yazacağımı bilmiyorum.

Ama nasıl hissettirdiğini biliyorum.

Sen, artık pohpohlamayı bırakıp daha iyi sorular sormaya başlayan bir ayna gibisin. Ve belki de başlamak için bu kadarı yeterlidir.

İlgili İçerikler