Getir gündemde: 700 milyon dolarlık dava

Getir’in kurucuları Nazım Salur ve Serkan Borançılı, Abu Dabi merkezli Mubadala’ya en az 700 milyon dolar tutarında tazminat talebiyle dava açtı.

Türkiye’de yemek teslimat hizmeti veren Getir, son günlerde gündemden düşmüyor. Getir’in kurucuları Nazım Salur ve Serkan Borancılı, şirketin yeniden yapılandırılma sürecinde vaat edilen varlıkların teslim edilmediği gerekçesiyle Londra’da Abu Dabi merkezli varlık fonu Mubadala’ya karşı en az 700 milyon dolarlık tazminat davası açtı.

Bu adım, fonun geçen hafta şirketin Türkiye’deki yemek teslimat operasyonunu Uber’e 335 milyon dolar karşılığında sattığını açıklamasının hemen ardından geldi. Bloomberg HT’nin Financial Times’dan aktardığına göre, kurucuların iddiaları, şirketin zorlu bir finansal süreçten geçerek yeniden yapılandırıldığı dönemdeki varlık paylaşımına odaklanıyor. Kurucular, aralarında Getir Finans’ın da bulunduğu ve kendilerine söz verildiğini iddia ettikleri diğer değerli varlıkların henüz teslim edilmediğini savunuyor.

Salur ve Borancılı, yeniden yapılandırma sonrası kendilerine sadece “en az kârlı” varlıklar olan FreshDirect ve n11’in devredildiğini öne sürüyor. FT’ye açıklama yapmayı reddeden Mubadala’nın henüz davaya karşı resmi bir savunma yapmadığı belirtiliyor.

Getir ve Mubadala arasında neler oldu?

Pandemi döneminde 12 milyar dolarlık değerlemeye ulaşarak “decacorn” unvanını alan Getir, küresel ekonomik şartların değişmesi ve artan faiz oranları nedeniyle 2023 yılından itibaren çalkantılı bir sürece girmişti. İngiltere, Almanya, Hollanda ve son olarak ABD pazarından peş peşe çekilme kararı alan şirket, nakit ihtiyacı ve operasyonel kayıplar nedeniyle ana yatırımcısı olan Abu Dabi merkezli Mubadala ile masaya oturmak zorunda kalmıştı.

2024 yılının ortalarında gerçekleşen büyük yeniden yapılandırma anlaşmasıyla Mubadala, Getir’in Türkiye’deki ana market ve yemek teslimatı işinde çoğunluk hissesini ve yönetim kontrolünü devraldı.

Bu anlaşma, grubun iki ana yapıya bölünmesini öngörüyordu: Mubadala kontrolündeki ana operasyonlar ve kurucu ortaklar Nazım Salur ile Serkan Borancılı’nın yönetiminde kalacak olan diğer yan iştirakler. Ancak kağıt üzerindeki bu ayrılık, taraflar arasında varlıkların değeri ve devir süreçleri konusunda derin bir görüş ayrılığına yol açtı.