Gençlerin statü sembolü sneaker

Sneaks Up’ın araştırması gençler için sneaker’ın ne anlama geldiğini gözler önüne serdi. Bu ayakkabılar bir özgüven kaynağı, statü göstergesi ve gerekirse uğruna yemek siparişinden vazgeçilen nesne…

Spor perakende markası Sneaks Up için Yöntem Araştırma tarafından gerçekleştirilen “Gençlerde Sneaker Trendlerini Anlama” araştırması spor ayakkabının bir giyim eşyasından çok daha fazlası olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre gençler için sneaker; bir özgüven kaynağı, statü göstergesi ve gerekirse uğruna yemek siparişinden vazgeçilen nesne. Temmuz 2025 döneminde, Türkiye’nin metropollerinde yaşayan 15-45 yaş arası tüketicilerle gerçekleştirilen araştırma, sneaker kategorisinin tüketicideki yerini, satın alma motivasyonlarını ve markalar için kritik içgörüleri masaya yatırıyor.

15-45 yaş grubu arasında 10 kişiden 8’i sneaker’larını vazgeçilmez olarak görüyor. 18-24 yaş grubunda bu oran 10 kişiden 9’una yükselerek çok daha fazla öne çıkıyor.

Tarz ve özgüven ayakkabılarda

Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, sneaker’ın fonksiyonel faydasının ötesinde duygusal bir dayanak noktasına dönüşmesi. Katılımcıların 5’te 3’ü fiziksel ve kişisel sahiplikleri arasında sneaker ayakkabıların kendilerini en iyi ifade eden sahiplik olduğunu belirtiyor.

Hatta sneaker bir “özgüven nesnesi” olarak kodlanıyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu sneaker giydiğinde kendini daha güçlü ve özgüvenli hissettiğini belirtirken, her 5 kişiden 4’ü sneaker’ı doğrudan bir sosyal statü göstergesi olarak tanımlıyor.

Gençler tarz için konfordan vazgeçmeye hazır

Genel kanı sneaker’ın rahatlık için giyildiği yönünde olsa da işin içine “cool” görünmek girdiğinde dengeler değişiyor. Genç kuşak, havalı ve stil sahibi görünmek uğruna rahatsız olsa bile bir sneaker’ı giymeyi göze alıyor. Bu durum, Z kuşağında estetik kaygının ve aidiyet hissinin, fiziksel konforun önüne geçebildiğini gösteriyor. Yaş yükseldikçe rahatlık tercihi öne çıkıyor.

Deneyim mi? Sneaker mı?

Araştırma, gençlerin bütçe tercihlerinde sneaker’ın ne kadar baskın olduğunu da bir “tercih testi” ile ortaya koyuyor. Beğendikleri bir sneaker’ı almak ile farklı deneyimler arasında seçim yapmaları sorulduğunda gençler, 1 hafta boyunca dışarıdan yemek siparişini veya bir etkinliği reddederek sneaker’ı seçiyor.

Ancak yaş 25-34 aralığına geldiğinde “deneyim ekonomisi” devreye giriyor. Bu yaş grubu, sneaker almak yerine sevgilisiyle özel bir gün geçirmeyi veya günübirlik bir seyahati tercih etme eğiliminde.

Dijitalde “vitrin”, fizikselde “kasa”

Omnichannel stratejiler kurgulayan markalar için müşteri yolculuğu verileri kritik. Araştırmaya göre, tüketiciler yeni modelleri ve trendleri çoklu marka satışı yapan mağazaların sosyal medya hesaplarından ve web sitelerinden takip ediyor. Ancak iş satın alma eylemine geldiğinde rota değişiyor. Tüketicilerin yüzde 75’i son alışverişlerini markanın kendi fiziksel mağazasından yaptıklarını belirtiyor. Yani dijital dünya bir keşif alanı, fiziksel mağaza ise güven ve deneyim noktası olarak konumlanıyor.

“İmkânım olsa 6 tane daha alırdım”

Tüketicilerin gardırobunda ortalama 5 adet sneaker bulunuyor. Son bir yıl içinde ortalama 2 adet sneaker satın alınmış. Ancak markalar için asıl potansiyel, “gerçekleşmeyen talep”te yatıyor. Katılımcılar, imkânları olsaydı son bir yıl içinde 6 adet daha sneaker satın almak istediklerini belirtiyor.

İlgili İçerikler