Gençler iş konusunda karamsar

Gençlerin İyi Olma Hali Raporu yayımlandı. Rapora göre gençlerin yüzde 54’ü yaşamından memnun olduğunu, yüzde 45’i geleceğe umutla baktığını söylüyor. Ayrıca yüzde 72’si iş arasa da kolayca bulamayacağını düşünüyor.

Habitat Derneği’nin Infakto RW ortaklığıyla gerçekleştirdiği Gençlerin İyi Olma Hali Raporu 2025, Türkiye’deki gençlerin ekonomik durumdan sağlık algısına, iş hayatından toplumsal katılıma kadar pek çok başlıkta nasıl bir tabloyla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.

2017’deki yüzde 71’in hâlâ altında

Araştırma sonuçları gençlerin genel yaşam memnuniyetinde son iki yılda bir miktar artış olduğunu gösterse de tablo hâlâ kırılgan görünüyor. 2025 itibarıyla gençlerin 54’ü yaşamından memnun olduğunu belirtirken 45’i geleceğe umutla baktığını ifade ediyor. 2025 bulguları, gençlerin yaşamdan memnuniyet oranının, 2023’e kıyasla 8 puan arttığına işaret etse de hâlâ 2017’de ölçülen düzeyin (yüzde 71) 17 puan altında olduğu görülüyor. Gelecekten umutlu olduğunu belirten gençlerin oranı ise 2023 ile benzer bir seviyede olsa da 2017’deki 67 seviyesinin ciddi anlamda gerisinde kalıyor. Bu oranlar, gençlerin önemli bir bölümünün gelecek beklentileri konusunda temkinli olduğunu gösteriyor.

Memnuniyetin en düşük olduğu grup

Araştırmaya göre 2025’te gençlerin yaşam memnuniyetini belirleyen ana eksen ekonomik güvence, sağlık ve toplumsal belirsizlik duygusu olurken; en güçlü belirleyici hâlâ çalışma durumu olmaya devam ediyor. Çalışan gençlerde yaşam memnuniyeti 58, öğrencilerde 55 seviyesinde ölçülürken iş arayan gençlerde bu oran yalnızca 27. Benzer bir tablo gelecek beklentilerinde de görülüyor. Geleceğe umutla bakanların oranı; Çalışan gençlerde 50, öğrencilerde 48 ve iş arayan gençlerde ise yalnızca yüzde 16. Çalışanlarla iş arayanlar arasındaki 31 puanlık fark, istihdamın gençler için yalnızca ekonomik değil aynı zamanda psikolojik bir güven duygusu da yarattığını ortaya koyuyor.

Genç kadınların iş gücü piyasasına katılımının önünde engel var

Araştırmaya göre gençlerin yüzde 44’ü tam zamanlı, yüzde 4’ü yarı zamanlı çalışırken yüzde 52’si çalışmıyor. Çalışmayan gençler arasında öğrenciler ve iş arayanlar önemli bir yer tutuyor. Çalışmayan gençlerin en temel iki gerekçesi ise öğrenci olmak ve iş bulamamak.

Çalışma durumunda toplumsal cinsiyet farkı da dikkat çekiyor. Erkek gençlerin yüzde 59’u çalışırken, kadın gençlerde bu oran yüzde 38 seviyesinde kalıyor. Öte yandan Türkiye’de gençlik literatürüne “ev genci” kavramını kazandıran araştırma, bu kategoride de ciddi bir cinsiyet farkı olduğunu ortaya koyuyor. Kadınların yüzde 26’sı ev genci kategorisinde yer alırken erkeklerde bu oran sadece yüzde 6. Bu tablo, genç kadınların iş gücü piyasasına katılımında hâlâ aile içi roller ve bakım sorumlulukları gibi faktörlerle bağlı yapısal engeller bulunduğunu gösteriyor.

Gençler iş bulamayacağını düşünüyor

Araştırmaya göre gençler arasında iş bulma konusunda ciddi bir güvensizlik söz konusu. Gençlerin yüzde 72’si iş arasa da kolayca iş bulamayacağını düşünüyor. Aktif iş arayan gençlerde bu oran yüzde 94’e kadar çıkıyor. Gençlere göre iş bulmanın önündeki en önemli engeller ise; “Yeterli iş olanaklarının bulunmaması (yüzde 38)”, “İş bulmayı sağlayacak tanıdıkların olmaması (yüzde 33)” ve “Ücretlerin düşük olması (yüzde 29)”. Önceki yıllarda da iş olanaklarının yetersizliği öne çıkarken, bu tablo 2025’te sosyal bağlantı eksikliği ve beceri yetersizliği algısının daha görünür hale geldiğine işaret ediyor.

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de gençlerin girişimcilik eğiliminde yaşanan düşüş. 2017 yılında gençlerin yüzde 63’ü kendi işini kurmak istediğini belirtirken bu oran 2025 itibarıyla yüzde 36’ya gerilemiş durumda. 2023’e kıyasla da 17 puanlık bir düşüş söz konusu. Bu sonuçlar, artan belirsizliklerle birlikte gençlerin, sadece mevcut iş piyasasına değil aynı zamanda kendi işini kurma seçeneğine karşı da temkinli bir tutum geliştirdiğine işaret ediyor.

Yurt dışına gitme isteğinde gerileme

Rapor, son yıllarda sıkça tartışılan gençlerin yurt dışına yönelme eğiliminde de bir gerileme olduğuna dikkat çekiyor. Araştırmaya göre gençlerin, yüzde 20’si eğitimine yurt dışında devam etmek istediğini, yüzde 28’i ise başka bir ülkeye yerleşmeyi düşündüğünü belirtiyor. Bu oranlar 2023 yılında sırasıyla yüzde 28 ve yüzde 43 seviyesindeydi. Sonuçlar, gençlerin yurt dışı planları konusunda daha temkinli bir tutum geliştirdiğini gösteriyor. Buna rağmen her dört gençten birinin göç etme isteği taşıması, konunun hâlâ önemli bir eğilim alanı olduğunu ortaya koyuyor.

Maddi durumdan memnuniyet düşük

Araştırma sonuçlarına göre, gençlerin yalnızca yüzde 40’ı maddi durumundan memnun olduğunu ifade ediyor. Bu oran 2017’de yüzde 61 seviyesindeyken sonraki yıllarda gerilemiş ve 2023’te yüzde 38’e kadar düşmüştü. 2025’te sınırlı bir toparlanma görülse de memnuniyetin hâlâ geçmiş dönemlerin oldukça gerisinde olduğu görülüyor. Buna paralel olarak gençlerin yüzde 84’ü ihtiyaç duyduğunu düşündüğü gelir seviyesinin altında yaşadığını belirtiyor. Bu oran 2023’te yüzde 80, daha önceki yıllarda ise yüzde 65 civarındaydı. 2025 bulgularına göre, gençlerin ortanca kişisel geliri 10.001–30.000 TL aralığındayken, ihtiyaç duyduklarını belirttikleri gelir 30.001–50.000 TL aralığında. Araştırma ayrıca gençlerin önemli bir bölümünün şimdiden borçluluk deneyimi yaşadığını da ortaya koyuyor. Buna göre gençlerin yüzde 35’inin kredi kartı, yüzde 19’unun ise tüketici ya da ihtiyaç kredisi borcu bulunuyor. Gençlerin en önemli gelir kaynağı ise hâlâ aile desteği.

En çok kullanılan sosyal medya platformları

Araştırma sonuçlarına göre, gençlerin dijital medya kullanım alışkanlıkları yaşamın temel bir parçası haline gelirken dijital yetkinlik konusunda kendilerini rahat hissetmedikleri görülüyor.

Gençlerin yüzde 95’i her gün en az bir kez internete eriştiğini belirtirken; en sık kullanılan sosyal medya platformları yüzde 83 ile Instagram, yüzde 79 ile WhatsApp ve yüzde 39 ile YouTube olarak sıralanıyor.

Bu kullanım sıklığına rağmen gençlerin yalnızca yüzde 28’i kendisini dijital konularda yetkin hissettiğini ifade ediyor. Bu oran, 2023’e kıyasla 14 puanlık bir düşüşe işaret ederken aynı zamanda 2020’den bu yana ölçülen en düşük düzey olarak dikkat çekiyor. Bununla birlikte gençlerin yüzde 48’i, yapay zekâ uygulamalarını kullanarak metin, video ya da görsel hazırlayabildiğini ifade ediyor.