Bu yetmez, daha fazla robot

CES 2026, teknolojinin ne kadar geliştiğini değil; insanın hangi kararları sessizce devretmeye başladığını gösterdi. Asıl mesele hız ya da otomasyon değil, kontrolün kimde kaldığı.

AHMET CAN
Teknoloji Yazarı ve TV Programcısı

Uzun süredir aynı hayali kuruyorduk: Robotlar gelsin, işleri yapsın, biz rahatlayalım. CES 2026’da bu ha-yalin fazlasıyla gerçekleştiğini gördük. 6-9 Ocak’ta Las Vegas’ta düzenlenen Consumer Electronics Show (CES) fuar alanı, bu yıl adeta bir robot ve yapay zekâ geçidine dönüşmüştü. Nereye baksanız kendi kendine hareket eden bir sistem, insan davranışlarını taklit eden bir makine ya da bizim yerimize karar verdiğini iddia eden bir yazılım vardı. Robotlar artık sadece sahnede değil. Evde, otomobilde, sağlıkta, perakendede, ofiste… Kısacası hayatın her alanında karşımıza çıkıyorlar. Üstelik bu kez yalnızca komut alan değil; öğrenen, tahmin eden ve yönlendiren bir rolle.

Ama tam da bu noktada durup sormak gerekiyor: Sorunumuz gerçekten robot eksikliği miydi? Yıllardır teknolojiden beklediğimiz şey daha fazla hız, daha fazla otomasyon ve daha az emekti. CES 2026 bize bunların hepsini sundu. Ancak fuar alanında dolaşırken asıl edilen şey, robotların sayısı değil; insanların rolünün sessizce değişiyor olmasıydı.

Artık mesele robotların ne yaptığı değil, bizim neye karar verdiğimiz. CES 2026, bunu yüksek sesle söylemedi. Ama çok net biçimde gösterdi.

CES 2026 stantları arasında gezerken dikkatimi çeken teknolojileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım her birimize ilham olur.

CES 2026’DA ÖNE ÇIKAN 10 TREND

Ev işlerinin gerçekten devralınması

CES 2026’da Onero H1, “akıllı ev” kavramının bir sonraki evresini temsil etti. Ev artık öğrenen bir yapıya dönüşüyor. Onero H1 ise robotların artık sadece belirli bir görevi yerine getiren makineler olmadığını gösteren iyi bir örnek. Bu robot, ev içindeki nesneleri tanıyabiliyor, yerlerini öğreniyor ve zamanla evin düzenine adapte olabiliyor. Asıl fark yaratan nokta ise komut beklemek yerine alışkanlıkları öğrenmesi. Bu da robotu pasif bir araç olmaktan çıkarıp aktif bir yardımcıya dönüştürüyor. Bu tür robotlar yaygınlaştıkça ev içi emek kavramı da yeniden tanımlanacak. Asıl tartışma, robotların neler yapabildiğinden çok, ne kadar sorumluluk alabileceği olacak.

Robotlar artık gösteri yapmıyor

Atlas, yıllardır videolarını izlediğimiz ama “Gerçek hayatta ne zaman kullanılır?” diye sorduğumuz bir robottu. CES 2026’da sergilenen yeni versiyon artık yalnızca dengede durmak ya da takla atmakla kalmıyor. Yük taşıyabiliyor, karmaşık ortamlarda yön bulabiliyor ve insanlarla aynı alanda güvenli şekilde çalışabiliyor. CES 2026’da Atlas bir şov unsuru değil, bir iş gücü adayına dönüştü. Robot-insan işbirliği artık teorik bir gelecek senaryosu değil. Atlas, bu dönüşümün en net sembollerinden biri.

Küçük bir detayın büyük anlamı

Robot süpürgeler uzun süredir hayatımızda ama hep aynı sınıra takılıyorlardı: Seviye farkları. Roborock Saros Rover bu sınırı aşan ilk örneklerden biri. Merdiven çıkabilen yapısıyla ev içi temizlikte tam kapsama iddiasını güçlendiriyor. Evler, robotlar için tasarlanmış steril alanlar değil. Saros Rover, bu gerçeği kabul eden bir yaklaşımı temsil ediyor. CES 2026’da bu ürün, robotların “ideal koşullar” yerine gerçek hayat için geliştirilmeye başlandığını gösterdi. Teknoloji, kullanıcıyı kendine uydurmak yerine ortama uyum sağlıyor. Bu da robotların günlük hayattaki kabulünü hızlandıran önemli bir faktör.

Robotlarla duygusal ilişki dönemi

Robot evcil hayvan Ecovacs LilMilo, kullanıcısının ses tonunu, davranışlarını ve tepkilerini analiz edebiliyor. CES 2026’da LilMilo, teknolojiyle duygusal bağ kurma konusunu gündeme taşıdı. Bu bağ, özellikle yalnız yaşayanlar ve yaşlı kullanıcılar için yeni bir destek modeli sunuyor. Aynı zamanda etik soruları da beraberinde getiriyor. Bir makineyle duygusal bağ kurmak ne anlama geliyor? Teknoloji bu noktada destek mi oluyor, boşluk mu dolduruyor? LilMilo, bu soruları görünür kılan ürünlerden biri oldu.

Mutfakta karar veren cihazlar

Samsung’un Bespoke AI serisi, beyaz eşyayı pasif bir araç olmaktan çıkarıyor. Buzdolabı artık sadece soğutmuyor, içindekileri takip ediyor ve öneriler sunuyor. Fırın, kullanıcının pişirme alışkanlıklarını öğreniyor. Mikrodalga, neyin nasıl ısıtılacağını biliyor. CES 2026’da bu cihazlar “akıllı” etiketinin içini doldurdu. Asıl dönüşüm, cihazların kendi aralarında konuşabilmesi. Mutfak bir ekosisteme dönüşüyor. Kullanıcı, tek tek cihazlarla uğraşmak yerine bütünsel bir deneyim yaşıyor. Bu da teknolojinin görünmezleştiği noktaya işaret ediyor. Artık mesele yeni özellikler değil, doğru zamanda doğru müdahale.

Otomobil bir araç değil, platform

Afeela, otomobile bakış açısını kökten değiştiriyor. Bu araç, donanımdan çok yazılım üzerinden tanımlanıyor. Sürüş deneyimi, zamanla güncellenebilen bir hizmet haline geliyor. CES 2026’da Afeela’nın verdiği mesaj netti: Otomobil, sabit bir ürün değil. İçerik, kişiselleştirme ve yapay zekâ destekli deneyimler ön planda. Araç, sürücüyü tanıyor ve ona göre tepki veriyor. Bu da otomobili bir teknoloji platformuna dönüştürüyor. Afeela, otomotivin neden artık CES’te merkezde olduğunu açıklayan iyi bir örnek. Gelecekte araç seçimi, motor gücünden çok yazılım yetenekleriyle yapılacak.

Bilgisayarın sessiz evrimi

LG EliteBoard, “bilgisayar” kavramını yeniden düşündürüyor. Klavye formundaki bu cihaz, masaüstü gücünü taşınabilirliğe taşıyor. Özellikle mobil çalışanlar için yeni bir kullanım senaryosu sunuyor. CES 2026’da bu ürün, bilgisayarların artık tek bir forma sıkışmadığını gösterdi. Ekran, klavye ve işlem gücü ayrışabiliyor. Kullanıcı, ihtiyacına göre deneyimi şekillendiriyor. Bu yaklaşım, hibrit çalışma düzeninin teknolojik yansıması olarak okunabilir. Bilgisayar artık sabit bir merkez değil. Çalışma da öyle.

Yapay zekâ çağı için donanım

Intel’in yeni nesil işlemcileri, performans yarışından çok verimlilik ve yapay zekâya odaklanıyor. Bu işlemciler, AI görevlerini cihaz üzerinde çalıştırmak için tasarlanmış. CES 2026’da bu yaklaşım çok netti. Veriyi sürekli buluta göndermek yerine yerelde işlemek önem kazanıyor. Bu hem hız hem gizlilik açısından kritik. Core Ultra serisi, donanımın AI çağında nasıl evrildiğini gösteriyor. İşlemci artık sadece hesaplama yapmıyor. Karar süreçlerinin de parçası haline geliyor. Bu da cihazları daha bağımsız kılıyor.

Ekranla ilişkimizi yeniden kurmak

Asus XREAL R1, ekran bağımlılığına alternatif bir deneyim sunuyor. Bilgiyi göz hizasında, ortamdan kopmadan sunuyor. CES 2026’da AR gözlüklerin olgunlaştığı hissediliyordu. Artık ağır, hantal ve deneysel değiller. Günlük kullanıma daha yakınlar. XREAL R1, çalışma ve eğlenceyi mekâna yayıyor. Bu da çoklu ekran ihtiyacını azaltıyor. Bilgi, kullanıcının peşinden geliyor. Ekrana gitmek zorunda kalmıyorsunuz. Bu yaklaşım, bilgisayar kullanım alışkanlıklarını kökten değiştirebilir.

Kortta yalnız değiliz

Tenis kortunda karşınıza geçen Acemate, attığınız topları ağında yakalıyor ve saatte yaklaşık 60 mil hıza kadar geri gönderiyor. Üstelik bunu farklı zemin türlerinde, tam saha kapsamasıyla yapabiliyor. Kullanıcılar, robotun vuruş hızını ve yüksekliğini mobil uygulama üzerinden ayarlayabiliyor. Oyun bittikten sonra iş daha da ilginçleşiyor. Acemate, oyuncunun vuruş yerleşimlerini, ortalama hızlarını ve farklı performans verilerini detaylı biçimde analiz ederek geri bildirim sunuyor. Saatte 130 km hıza ulaşabilmesiyle, profesyonel antrenmanlara da göz kırpıyor.

İlgili İçerikler