YouGov Amerika tarafından gerçekleştirilen bir çalışma, Amerikalıların yüzde 40’ının bekârlara karşı ayrımcılık yapıldığı görüşünde olduğunu ortaya koydu. YouGov Türkiye ise ülkemizdeki durumu mercek altına alarak, bekârlığın gerçekten sultanlık olup olmadığını sorguladı.
10 yılı aşkın süredir bekâr insanların hayatlarını araştıran Santa Barbara Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Bella DePaulo’nun türettiği bir kelime 2022 yılında Cambridge tarafından sözlüğe dahil edildi: Singlism. Özünde medeni hal temelli bir ayrımcılık olan bu kelime bekâr insanlara adil olmayan muamele yapılması olarak tanımlanabilir. Hatta bu konu Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (TİHEK) gündeminde de olup bu senenin şubat ayında Ankara’da bekâra ev kiralamak istemeyen bir ev sahibine, tam da bu sebepten dolayı, “ayrımcılık yasağını” ihlal ettiği gerekçesiyle para cezası verilmişti.
YouGov tarafından MediaCat için gerçekleştirilen Bekârlık Araştırması’nın katılımcılarının ilişki durumunu incelediğimizde örneklemin yarısından çoğunun (yüzde 54) evli, yüzde 11’inin ise nişanlı/sözlü veya ciddi bir ilişki içerisinde olduğu görülüyor. Yüzde 4’lük bir kesimin ciddi olmasa bile romantik anlamda görüştüğü biri var. Katılımcıların 3’te 1’inin (yüzde 27) ise hiçbir romantik ilişkilenmesi yok ve ortalama beş yıldır romantik bir ilişkileri olmadığını söylüyorlar.
Toplumun yüzde 65’i bekârların ayrımcılık gördüğünü, yüzde 24’üyse görmediğini düşünüyor. Genel olarak bekâr bireylerin ayrımcılık gördükleri görüşü metropoller dışında yaşayan bireylerde daha yüksek.
Bekârlara “daha önce bekâr olmanız nedeniyle herhangi bir kişi veya kurum tarafından dışlandığınızı/ayrımcılık gördüğünüzü hissettiniz mi?” diye sorduğumuzda yüzde 58’i evet cevabını veriyor. Sık veya çok sık ayrımcılığa maruz kaldığını düşünenlerin oranı yüzde 19 olurken yüzde 21’lik bir kesim ara sıra ayrımcılığa uğradığını düşünüyor. Ayrımcılık gördüğünü belirtenlerin en yüksek oranda evli arkadaşları (yüzde 51) tarafından ayrıştırıldıklarını düşünmeleri ise dikkat çekici.
Bekârların yüzde 72’si çevrelerinden bekâr olmanın dezavantajlarına dair yorum aldığını belirtirken bu oran bekâr kadınlar nezdinde daha yüksek. Evli arkadaşlar ise bu konuda en yüksek oranda olumsuz yorum yapan kişiler (olumsuz yorum duyanların yüzde 50’si evli arkadaşlarından yorumlar duyduğunu belirtiyor) olarak ön plana çıkıyor. Evli tanıdıkları yüzde 47 ile aile bireyleri takip ederken, bekâr kadınların erkeklere kıyasla ailelerinden bu tarz yorumlar alma oranları görece daha yüksek.
Evli veya değil, toplumun geneli incelendiğinde “ideallerime yakın bir yaşantım vardır” ve ve “yaşam koşullarım mükemmeldir” ifadelerine katılımın benzer olarak yüzde 31 seviyesinde olduğu görülüyor. Buna karşılık yüzde 43’lük bir kesim yine de yaşamından memnun. Dikkat çeken bulgulardan bir tanesi ise bu oranların bekârlar ile evliler arasında farklılaşmaması, yani genel kanının aksine bekârlar evli çiftlere kıyasla daha mutsuz değil. Hatta bekârların yaşamlarından memnun olma oranı evlilere kıyasla görece daha yüksek (yüzde 46).
Öte yandan bekârlar yine de bu konuda telkin edildiklerini belirtiyorlar: Yüzde 46’lık bir kesim en az bir defa “merak etme, birini bulacaksın” diye telkin edildiğini söylerken, yüzde 70’lik bir kesim toplumun bekâr bireylere evlenmeleri yönünde baskı kurduğu düşüncesinde. Bu baskının en büyük sebeplerinden biri evliliğin hayatın olağan akışının bir parçası olarak görülmesi (evlilerin yüzde 68’i “evlilik hayatın doğal bir parçası” diyor).
Bu bağlamda incelendiğinde evli bireyler ile en yüksek oranda eşleştirilen (yüzde 46) ifadelerden birinin “topluma uyum sağlamış” olması rastlantı değil. Bu ifadenin bekâr biriyle en iyi şekilde eşleştiğini düşünenlerin oranı yüzde 13’te kalıyor, yani bekârların topluma uyum sağlamadıklarını düşünmeye meyilliyiz. Evli bireylerle en yüksek oranda eşleştirilen diğer ifadeler “becerikli” (yüzde 55) ve “sorumluluk sahibi” (yüzde 38).
Peki bekârlık daha yüksek oranda hangi ifadelerle eşleştiriliyor? Özgür ruhlu (yüzde 65), kariyer odaklı (yüzde 54) ve çekici (yüzde 47) en öne çıkanlar. Çoğunluk (yüzde 70) bekârların kendilerine daha fazla zaman ayırabildikleri, her 2 kişiden 1’i (yüzde 54) bekâr kalmanın kariyer ve kişisel gelişim için daha fazla fırsat sunacağı ve yüzde 44’lük bir kesim “bekâr olmanın özgürlüğün tadını çıkarmak olduğu” görüşünde. Yine de bekârların yüzde 53’ü ailesinin ve yüzde 45’i evli arkadaşlarının onların evlenmelerini istediklerini belirtiyorlar. Bekârların en düşük oranda evlenmelerini isteyenler ise bekâr arkadaşları (yüzde 21).
Bekârlar için tatmin edici bir hayatın nasıl olduğuna baktığımızda, “keyifli bir kariyer sahibi olmanın” (yüzde 44 için birinci sırada), “zengin olmanın” (yüzde 29 için birinci sırada) evlilikten daha önemli olduğu dikkat çekiyor. Evliliğin tatmin edici bir hayat için en önemli unsur olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 7’de kalıyor.
Evlilik tatmin edici bir hayat için gerekli olmasa da bekârlar evlenme fikrine karşı değil; her 10 kişiden 6’sı bir gün evlenmek istediğini belirtirken, sadece yüzde 12’lik bir kesim “asla evlenmeyeceğini” söylüyor. Evlenmek isteyenlerin en büyük motivasyonu ise “hayatı biriyle paylaşma isteği” (yüzde 64). Bekârlar günlük yaşamın pratik sorunlarını yalnız başına çözmekten yorulabildiklerini (yüzde 44) belirtiyor ve sağlık sorunları/hastalık gibi durumlarda yalnız olmamak için evlenebileceklerini (yüzde 31) söylüyorlar.
Hayatı biriyle paylaşma isteğini takiben çocuk sahibi olmak düşüncesi (yüzde 39) ve evliliğin hayatı güzelleştireceği düşüncesi (yüzde 30) geliyor. Finansal açıdan güvende hissetmek için evlenmek istediğini belirtenlerin oranı yüzde 30 olurken, yüzde 38 “âşık olmasa da finansal açıdan biriyle evlenebileceğini” belirtiyor.

Özge Akçizmeci Üstün
YouGov Türkiye Ülke Müdürü
ve BeNeLux Bölge Lideri
Araştırmaya katılan bekârlara “markalar sizin için ne yapsa hayatınız kolaylaşırdı?” diye sorduğumuzda en öne çıkan beklentinin (yüzde 42) avantajlı fiyatlı ve uygun fiyatlı ürünler olduğu görülüyor. Bu beklenti hiç şaşırtıcı değil çünkü bekârların sadece yüzde 22’si kendilerini ekonomik açıdan güvende hissettiklerini belirtiyorlar (aslında bu oran evliler arasında da benzer).
Uygun fiyatlı ürünleri takiben markalardan en yüksek beklenti (yüzde 13) “tek kişilik ürünler/porsiyonlar”. Bekârların yüzde 43’ü süpermarket ürünlerinin tek kişilik haneleri düşünen yeterince ürün sunmadığı görüşünde. Bu kapsamda gıda ve süpermarket sektörleri tek kişilik haneleri odağına alan kampanya ve çözümler sunmayı düşünebilirler.
Pazarlama iletişimi çalışmaları da bekâr bireyleri kapsayıcı ve odağına alacak şekilde gelişebilir. Genel olarak her 2 bekârdan 1’i pazarlama stratejilerinde bekâr bireylerin yaşam tarzlarına uygun ürün ve hizmetler sunulması gerektiğini düşünüyor.
Son olarak değişen ilişkilenme dinamiklerinin bir uzantısı olarak bekâr bireylerin yaşam tarzlarına dair derin içgörüler elde etmenin de faydalı olacağı görüşündeyiz. Bekârların yüzde yüzde 38’i de bizimle aynı görüşte ve tüketim alışkanlıklarını belirlemek için daha fazla pazar araştırması yapılması gerektiğini düşünüyor.
YouGov tarafından MediaCat için düzenlenen Bekârlık Araştırması kapsamında 15 yaşından büyük, kadın ve erkek, ABC1C2 SES gruplarına mensup, Türkiye temsili 12 ilde (Adana, Ankara, Balıkesir, Bursa, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Malatya, Samsun ve Trabzon) yaşayan 805 kişiyle görüşülmüştür. Saha çalışması CAWI yöntemiyle 4-16 Ekim 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir.
Yazan: Elif Pınar