LC Waikiki araştırmasına göre, bayramda aile ve çocuklarla geçirilen zaman ile yeni kıyafet heyecanı hâlâ mutluluğun en önemli unsuru.
LC Waikiki, Sia Insight işbirliğiyle gerçekleştirdiği “Bayramda Giyim Alışkanlıkları Araştırması”nın sonuçlarını düzenlediği toplantıyla paylaştı. 19–30 Ocak 2026 tarihleri arasında Türkiye temsili 12 ilde, 18-55 yaş arası 702 kişiyle bilgisayar destekli web görüşmesi yöntemiyle yapılan araştırma, bayramın hem duygusal anlamına hem de tüketim alışkanlıklarına dair dikkat çekici veriler ortaya koyuyor. Toplantıda ayrıca markanın bayrama özel hazırladığı reklam filmi de ilk kez gösterildi.
Araştırma sonuçlarına göre, dijitalleşen iletişim biçimlerine rağmen bayramın merkezinde hâlâ aile ve birlikte geçirilen zaman yer alıyor. Katılımcıların yüzde 69’u bayram mutluluğunu “ailece bir arada olmak” olarak tanımlarken, yüzde 62’si geleneklerin sürdürülmesini bayramın önemli bir parçası olarak görüyor. Bayram ziyaretlerinde en yaygın hediye seçenekleri ise şeker, çikolata ve lokum oluyor.
Bayramlaşma alışkanlıklarında yüz yüze iletişim ağırlığını koruyor. Katılımcıların yüzde 85’i yüz yüze bayramlaşmayı tercih ettiğini belirtirken, her iki kişiden biri son beş yılda telefon ve WhatsApp gibi dijital kanallar üzerinden yapılan bayramlaşmanın arttığını ifade ediyor. Araştırmaya göre katılımcıların yaklaşık yarısı bayramı bulunduğu şehirde geçirip ziyaretlerde bulunmayı planlarken, her beş kişiden biri şehir dışına çıkarak aile ziyareti yapıyor.
Gelenek sürüyor
Bayram alışverişinde ise çocukların belirleyici bir rolü olduğu görülüyor. Çocuk sahibi katılımcıların yüzde 60’ı bayramlık alışverişe önce çocuklarından başladığını söylerken, ebeveynlerin yüzde 71’i her bayram çocuklarına yeni kıyafet aldığını belirtiyor.
Araştırma, bayramda yeni kıyafet giyme geleneğinin de önemli ölçüde sürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 52’si yeni kıyafet giymeyi bayram mutluluğunun bir parçası olarak tanımlıyor. Özellikle 26-44 yaş grubunda bu oran daha da yükseliyor. Her iki kişiden biri her bayram kendisi için yeni bir kıyafet aldığını belirtirken, yüzde 43’lük bir kesim bunu “her bayram mutlaka” yaptığını söylüyor.
Bayram stiline ilişkin tercihlerde ise “şık ve rahat” dengesi öne çıkıyor. Katılımcılar kendi tarzlarını daha çok konfor odaklı olarak tanımlarken, toplum genelinde ise trend odaklı bir stilin daha yaygın olduğunu düşünüyor.
Araştırmada markalara ilişkin hatırlanma verileri de yer aldı. Katılımcıların yüzde 46’sı bayram alışverişi denildiğinde akla ilk gelen giyim markasının LC Waikiki olduğunu belirtirken, Ramazan Bayramı için planlanan alışverişlerde markayı tercih etmeyi düşünenlerin oranı yüzde 77 olarak ölçüldü.
“Alışkanlıklarımız değişiyor ama bayramın özü aynı kalıyor”
Araştırma sonuçlarını değerlendiren LC Waikiki Müşteri İçgörüleri ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül, bayramın taşıdığı anlamın değişen hayat temposuna rağmen güçlü bir şekilde varlığını sürdürdüğünü vurguladı: “Bayram dendiğinde aklımıza çocukluğumuzdan kalan o ilk heyecan, yeni kıyafetlerin özenle hazırlandığı sabahlar, kapıların çalındığı ve sofraların kalabalıklaştığı o sıcak anlar geliyor. Bugün hayatlarımız değişiyor, alışkanlıklarımız dönüşüyor ama o duygunun özü aynı kalıyor. Araştırmamız bize bir kez daha gösterdi ki bayram hâlâ en çok bir araya gelmek, sevdiklerine dokunmak ve onları mutlu etmek demek. Özellikle çocuklar sözkonusu olduğunda bu duygu çok daha güçlü hissediliyor. Biz de LC Waikiki olarak bu duygunun hissedildiği o özel anların içinde yer almanın ve insanların bayram hatıralarına eşlik etmenin çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. Bayram için hazırladığımız reklam filminde de bu duygulardan ilham aldık. Bu bağın doğal bir parçası olmak, bizim için en büyük motivasyonlardan biri. Bu anlayışla bayramın temsil ettiği değerleri yaşatmaya ve her bayramda sevinçlere ortak olmaya devam edeceğiz.”