115’inci Kadınlar Günü’ne notlar

Kadın konusundaki veriler, dokundukları kitle kadın olan markaların ve şirketlerin bu konuda atacağı adımların hepimiz için ne kadar büyük bir etki yaratacağını gösteriyor.

8 Mart 2025: Dünya Kadınlar Günü’nü 114’üncü kez kutluyoruz. Bugün geldiğimiz noktadaki kazanımlar tartışılmaz ama kadınların dünya üzerindeki varlığı hâlâ ciddi gelişmelere açık. UN Women’dan öne çıkan ve yan sayfada gördüğünüz veriler, bu konuda ilerlememiz için devletler, şirketler, toplumlar ve bireyler olarak hep beraber ciddi adımlar atmamız gerektiğini gösteriyor.

“Kadınlar çiçektir”in ötesindekiler

Kadın konusundaki bu veriler dokundukları kitle kadın olan markaların ve şirketlerin bu konuda atacağı adımların hepimiz için ne kadar büyük bir etki yaratacağını gösteriyor. “Kadınlar çiçektir” bakış açısını taşıyan kampanyaların dışında, elini taşın altına koyup fark yaratmaya çalışan markalara bakıp, neler yapabileceğimizle ilgili ilham alalım.

Türkiye’de kadın konusuna kafa yoran ve bu konuda öne çıkan iletişimlere ve projelere imza atan önemli bir marka Elidor. Genç kızlara özgüven aşılamak olarak belirledikleri amaçlarını hayata geçirirken, Kendi Yolumuzda projeleri ile “hayallerimle aramda engeller var” diyen birçok genç kızın hayatına dokundular. Eğitimler, gelişim programları, burs programları, deprem bölgesi projeleri ile kadının özgüveninin en önemli unsuru olan saçtan hareketle kadınlara yaşam mücadelelerinin başında özgüven aşılıyorlar.

Aynı alana başka bir bakış açısı ile yaklaşan, kadınları özgürleştirmek üzerine arka arkaya ürünler çıkaran ve bunları “özgür” bir dille iletişime taşıyan Penti de Türkiye’de kadın konusunda öne çıkan, elini taşın altına koyan markalardan biri. Hiç çamaşırı ve regl külodu hem iletişimleri hem de vaatleri ile fark yaratıyor.

Bir başka örnek Sana. 1952’den bu yana tarifleri ile mutfakta kadınlara ilham veren, konserleri ve etkinlikleri ile kadınları sosyal hayatın içine dahil eden Sana, yeni varlık nedeni olan “kadınların mutfakta ya da mutfağın dışında, kurduğu her hayali gerçekleştirebileceğine inanıyoruz” cümlesini hayata geçirmek üzere Sana İlham Yolculuğu projesine imza atıyor. KAGİ-DER ve MÜSEM ile el ele vererek buluşmalar, eğitimler ve hibe destekleri dağıtıyor.

Ayrıca son dönemde ortaya çıkan Finish’in “Mutfakta Birlikte” hareketi her 10 evden 9’unda bulaşığın yükünü kadınların çekmesi datasından hareketle ev işlerine erkekleri de dahil etmek üzerine, markaya yeni bir amaç belirliyor.

Bunlar dışında ana purpose’ları kadınlar üzerine olmayan ancak hedef kitlelerinde kadınlar da olduğu için bu anlamda sosyal fayda projelerine imza atan ve bunları güçlü iletişim kampanyalarına dönüştüren örnekler de ilham verici.

Nike’ın 2020 yılında kadın atletlerin önlerindeki engellere rağmen nasıl başarılı olduklarını anlatan ve bu yolun başındaki sporculara ilham vermek için hazırladığı “Dream Crazier” kampanyası bu zamana kadar yapılmış en iyi kadını güçlendirme ilham kampanyalarından biri. 2025 Şubat ortası yayınlanan “So Win” kampanyası da bunun bir devamı niteliğinde. “Neyi yapamazsın derlerse yap” diyen kampanya; kadınları, üzerlerindeki etiketlere ve bariyerlere baş kaldırmaya yönlendiriyor.

Boyner’in 2024 Kadınlar Günü’nde yayınladığı “Kadına Şiddeti Görmezden Gelmiyoruz” kampanyası, dizilerde görülen vahşetlerin sansürlenmesi fikrinden hareketle gerçek hayatta yaşananları hatırlatıyor ve gerçekleri hepimizin yüzüne tokat gibi çarpıyor.

Bertha Benz mirası ile kadınlara uzun süredir yatırım yapan Mercedes Benz’in 2024 yılı Kadınlar Günü reklamı, otomotiv sektörü ve ilişkili sektörlerdeki kadınların varlığının azlığına dikkat çekmek ve kadınları bu sektöre girme konusunda cesaretlendirmek üzere yapılan bir kampanya. “Be One of Many” kampanyası ilk ve tek olmak yerine çok olmak üzerine başarılı bir manifesto niteliğinde.

Markaların kendilerine sorması gereken 4 soru

Konu kadın olunca, güzel ve ilham veren örnekler buraya sığamayacak kadar çok. Ancak bana en çok dokunan, ufkumu açan ve bu konuda adım atmak isteyen markalara da ilham olacak üç güzel kampanyaya değinmeden geçemeyeceğim:

Geçen sene Cannes Lions Glass, The Lion for Change ödülünü kazanarak, finans dünyasında kadınların güçlenmesine yönelik önemli bir adım atan, kadın liderliğindeki şirketlere yatırım yapmayı teşvik eden Pink Chip projesi.

Always’in 2014 yılında başlattığı ve “kız gibi” ifadesinin bir zayıflık değil bir güç ve cesaret anlamına geldiğini gösteren ve dilimize dikkat etmek konusunda bizi bilinçlendiren “Like a Girl” kampanyası.

Ve hepimizin kadın vücudu konusundaki algılarımızı yıkan ve kendini olduğun gibi kabul etmek üzerine bir akım başlatan, kadınların kendine güvenini yeniden açığa çıkaran Dove. Kimsenin bunları konuşmaya cesaret edemediği bir ortamda cesurca ortaya çıkıp, hepimize yeni yollar açtığı için bir kadın olarak da sonsuz teşekkür ettiğim bir kampanya.

Yine bir Kadınlar Günü, bu yıl da birçok kampanya göreceğiz. Ancak markalar olarak durup bir düşünüp kendimize şu soruları sorsak, elimizi biraz daha taşın altına koysak hep beraber dünyayı daha iyi ve güçlü yapabiliriz:

  • İçinde bulunduğum sektörün öne çıkan kadın sorunları ile ilgili fark yaratabileceği alanlar neler? Bunlarla ilgili bir değişim yaratmak için kimlerle nasıl işbirliği yapar, uzun soluklu bir projeye imza atarım? Yani direkt kız çocuklarına burs vermek, eğitim olanağı sağlamanın ötesinde başka ne yapabilirim?
  • Hedef kitlem kadınlarsa, sadece ürünümü satmanın ötesinde kadınların günlük hayatlarında yaşadıkları sıkıntılara merhem olacak şekilde iş yapış biçimimde ve ürünümde nasıl fark yaratabilirim? Ya da ürünüm onların hayatında nasıl pozitif değişimlere/dönüşümlere ilham verebilir?
  • Hâlâ kadına yönelik eşitsizliğin farkında olunmadığı bir dünyada daha sektörcesurca sesimi nasıl çıkarabilir, insanları nasıl bilinçlendirebilirim?
  • Kadın konusu sadece kadınla değil; erkekler, çocuklar, toplumla ilgili bir konu. Bu meseleyi daha büyük çerçeveden nasıl ele alabilirim?

Ne dersiniz? 115’inci kutlamaya belki…