Site icon MediaCat

Starbucks’tan olimpiyat ruhuna sinematik selam

Starbucks, Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları yaklaşırken ve “Big Game” haftası öncesinde, yeni küresel kampanyasını yayına aldı. Anomaly imzalı ve yönetmen ikilisi Julian & Quentin tarafından çekilen “The Coffee Run”, prömiyerini 6 Şubat’taki Milano Cortina 2026 Açılış Töreni sırasında yapacak; film ayrıca Big Game öncesi ve sonrasında da ek gösterimlerle izleyiciyle buluşacak.

Marka, Kış Oyunları kapsamında Team USA’in Resmî Kahve Partneri olarak konumlanırken, filmde Amber Glenn, Elana Meyers Taylor, Oksana Masters ve Aaron Pike’ın da aralarında bulunduğu Team USA Olimpik ve Paralimpik sporcuları yer alıyor.

Tanıdık bir ritüelden epik bir anlatıya

“The Coffee Run”, gündelik bir kahve alma ritüelini sinematik ölçekte, olimpik bir yolculuğa dönüştürüyor. Film, karlı bir dağ kasabasında scooter’ıyla sokakları arşınlayan bir adamın hikâyesini takip ediyor. Yerel halkı selamlayarak ve Starbucks kahvelerini Kış Oyunları topluluğuna ve Team USA sporcularına ulaştırarak ilerleyen bu yolculuk, yalnızca sporcuları değil; perde arkasında emek veren geniş ekibi de kapsayan bir dayanışma zincirine dönüşüyor.

Anlatı, Burt Bacharach’ın “South American Getaway” parçasının a capella esintili, oyunbaz bir yorumu eşliğinde katmanlanıyor. Her tekrarında ölçeği büyüyen koşu, dağın zirvesinde gelen son bir kahve isteğiyle doruğa ulaşıyor. Finalde ise kahramanımız Starbucks’a geri dönüyor ve onu, bu tempoya alışık bir baristanın anlamlı gülümsemesi karşılıyor.

Olimpiyatlar ve Super Bowl arasında bilinçli bir ayrışma

Yılın en yoğun reklam dönemlerinden biri olan Olimpiyatlar ve Super Bowl haftasında yayına giren film, özellikle tercih edilen analog yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Marka, hızlı tüketilen reklam estetiği yerine, sinematik bir anlatıyı ve hikâye odaklı kurguyu merkeze alıyor.

Film-out süreciyle dokunsal bir estetik

“The Coffee Run”ın zanaat odaklı yaklaşımını pekiştirmek için yapım ekibi, 90 saniyelik filmi “film-out” sürecinden geçirdi. Dijital olarak çekilen görüntüler fiziksel filme aktarılıp yeniden dijital ortama taşındı. Bu süreç, dijital ortamda taklit edilmesi zor olan doku, gren ve kusur hissini filme kazandırarak işi daha sıcak, daha dokunsal ve zamansız bir atmosfere taşıdı. Aynı zamanda otantik İtalyan sinema geleneğine bir selam niteliği taşıyan bu tercih, markanın olimpiyat sahnesindeki varlığını estetik bir derinlikle taçlandırıyor.

Starbucks, “The Coffee Run” ile yalnızca Team USA ortaklığını görünür kılmakla kalmıyor; kahveyi, kolektif emeğin ve paylaşılan heyecanın simgesi olarak yeniden konumlandırıyor. Film, olimpik ruhu gündelik bir jest üzerinden anlatırken, markanın küresel sahnedeki hikâye anlatıcılığını da güçlendiriyor.

Exit mobile version