Türkiye Gazeteciler Cemiyetince (TGC), Hakkarideki terörist saldırı konusunda kamu düzenini ve halkın moral değerlerini olumsuz etkileyen, güvenlik güçlerine dönük zaaf imajı yayan, toplumsal psikolojiyi olumsuz etkileyen radyo ve televizyon yayınlarının durdurulmasına ilişkin yapılan açıklamada, Yayın durdurma kararı, tipik bir sansür uygulamasıdır denildi.
Yazılı açıklamada, Başbakan tarafından görevlendirilen Devlet Bakanınca 3984 sayılı yasanın 25inci maddesi gerekçe gösterilerek tebliğ edilen durdurma kararının tipik bir sansür uygulaması olduğu savunuldu.
Söz konusu maddenin, Yürütmeye sadece milli güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hallerde yahut kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması kuvvetle ihtimal dahilindeyse durdurma yetkisi tanıdığı kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:
Oysa uygulanması için RTÜKe gönderilen başvuruda anılan koşullara hiç değinilmemekte, RTÜKün yetkisinde bulunan yayın ilkelerinden söz edilmektedir. Durdurma kararının bu çelişkili ve muğlak içeriği nedeniyle bazı yayın kuruluşları, şehit cenazelerinin naklen yayınını bile durdurma zorunluluğu duymuşlardır. Getirilen sansürün, yabancı televizyonların Türkiyeyi de kapsayan yayınları karşısında bilgilenme hakkı yönünden etkisiz kalacağı da ortadadır. Radyo ve televizyonlara sansür getirildiği dakikalarda, TBMM Televizyonundan terör konusunda yapılan gündem dışı konuşmaların naklen yayınlanıyor oluşu da kararın gereksizliğini kanıtlayan bir görüntü yaratmıştır. Yasaya aykırı olarak getirilen sansürün, başvurulduğu takdirde Danıştaydan döneceğini düşünüyoruz.
Yayın yasağı derhal kaldırılmalı
Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı Nazmi Bilgin de yaptığı yazılı açıklamada, konulan yayın yasağının derhal kaldırılması gerektiğini ifade ederek, İtidale evet, yasağa sonsuza kadar hayır dedi.
Kaynak: Ntvmsnbc