“Türkiye’de zorluk da var fırsat da”

Glovo Kurucu Ortağı ve CEO'su Oscar Pierre ile Glovo'nun Türkiye yolculuğunun evrelerini ve pazarın risklerini konuştuk.

06.12.2019 - 10:23 | Sultan Öncü Arslanoğlu

Geçtiğimiz iki yıl içinde, üç ülkeden 26 ülkeye ve sekiz şehirden 230’dan fazla şehre yükseltti operasyonlarını Glovo. Bu büyümeden Türkiye de payını aldı. Brand Week Istanbul’da ağırladığımız Glovo Kurucu Ortağı ve CEO’su Oscar Pierre, Glovo’nun Türkiye yolculuğu öncesi ve sonrasını anlatırken pazara dair iki riskten de bahsetti.

Glovo, Z Kuşağı’nın domine ettiği bir pazarda faaliyet gösteriyor ama diğer yandan da Pandora, MAC gibi üst segment markaları bünyesinde barındırıyor. Glovo’nun hedef kitlesini ve kullanıcı kitlesini nasıl tanımlıyorsunuz? Nasıl segmente ediyorsunuz?

Genel bir değerlendirme yapacak olursak, hedef kitlemizi 16 ile 45 yaş arası kişiler oluşturuyor. Her şeyi buna uygun olarak planlıyor ve yapıyoruz. Şehri yansıtan, kucaklayan bir uygulama geliştirdik. Türkiye pazarında hâlihazırda çok büyük oyuncular faaliyet gösteriyor. McDonald’s, Burger King, KFC gibi. Bunlar çok popüler ama Glovo da üst segment restoranlar, mağazalar ve süpermarketlerle çalışmak için güçlü bir altyapıya sahip.

Filomuzu daima kontrol ediyoruz, insan kaynağımızı iyi yönetmeye çalışıyoruz. Hedef kitlemiz için nitelik ve hizmet kalitesi çok önemli. Bu nedenle yüksek kalitede hizmet veren perakendecilerin, mağazaların, restoranların, ayakkabı mağazalarının da bizimle çalıştığını söylemek lazım. Tüm hedef kitlemizin tercih ettiğini söylemem ama o markaların da kendi hedef kitleleri var.

2018 yılında Türkiye pazarına giriş yaptınız. Başlangıçta yürüttüğünüz iletişim stratejisi Yemeksepeti, GetirYemek gibi yemek teslimat şirketlerinin Glovo’nun en büyük rakibi olarak algılanmasına neden olmuştu. Ardından gelen kampanyada ise Glovo’nun geniş ürün kategorisine vurgu yapıyordunuz. Bu durumda Glovo, kimleri dünyada ve Türkiye’de rakip olarak görüyor? Yemek teslimatı dışındaki hizmetlerinizin iletişimine yönelik neler planlıyorsunuz?

İstanbullulara istedikleri her şeyi ayaklarına getiren bir uygulamanın iletişimini yaptık. Bu, Türkiye’de ilk oldu. Dediğiniz gibi pek çok insan bizi başta yemek teslimat şirketi olarak düşündü. Müşterilerimizin kullanımlarına baktığımızda da ayda iki ya da üç yemek siparişi veriyorlarsa bir ya da iki sipariş de ihtiyaç duydukları herhangi bir şeyden oluyor. Bu eczane, market alışverişi ya da çiçek olabiliyor. Bunun dışında kurye servisimiz de var. Örneğin genelde, anahtarımı unuttum, bu belgeyi başka birine ulaştırmam lazım gibi durumlarla da karşılıyoruz.

Başlangıçta sakin bir giriş yaptık ama sonrasında hizmet alanımızı genişlettik ve iletişimimizi değiştirdik. Sonuçlar epey iyi. Ben Türkiye pazarındaki diğer rakiplerimizin de harika bir iş çıkardığını düşünüyorum. Türkiye teslimat hizmetinin önümüzdeki beş yılda 5-10 kat büyüyeceğini öngörüyorum. Hepimiz adına kendimizi geliştireceğimiz pek çok alan var. Pazar liderlerinden biri olmak için büyük fırsatlara sahibiz. Türkiye’de pazar lideri olacağız demek istemiyorum ama giderek büyüyeceğiz.

Bir pazardan söz ederken, her zaman o pazarın sunduğu fırsatlardan bahsederiz. Örneğin; “Türkiye’de mobil penetrasyon yüksek” ya da “Yeni teknolojiler oldukça hızlı bir şekilde benimseniyor” gibi. Ama benim merak ettiğim, Türkiye pazarına girmeye karar verirken aldığınız riskler. Şimdiye kadar bu risklerin nasıl üstesinden geldiniz?

Pazarda yıkıcı etki yaratan girişimlerden biri olarak, bir yıl önce hizmet vermeye başladığımızda ekibin kimlerden oluşacağı, niteliği gibi konular oldukça kritikti. Oldukça iyi eğitimli, çok yetenekli kişilerle tanıştık burada. Çoğu kişinin İstanbul’da kalmaktan ziyade Barselona’daki genel merkezimize taşınmaya istekli olduğunu fark ettik. Yetenekli kişilerin -sayıca az da olsa- İstanbul’dan uzaklaşmak istediklerini gördük. Ama sonuç olarak burada başarılı bir ekip kurmayı başardık. Genel müdürümüz oldukça iyi bir iş çıkardı.

Türkiye’ye dair bir diğer zorluk ise şuydu: Biz genellikle rekabetin oldukça düşük olduğu pazarlara giriyoruz. Ancak Türkiye bu konuda ayrışıyor çünkü çok güçlü oyuncular var. Elbette her şey kurallara uygun şekilde ilerliyor. Üstesinden gelebileceğimiz çok fazla boşluk ve fırsat var. Ama dediğiniz gibi Yemeksepeti ve Getir, her ikisi de kendilerine ait özellikleri olan ve başarılı bir şekilde ilerleyen rakiplerimiz. Bu da bizim için uyum sağlamak zorunda olduğumuz bir diğer zorluk oldu.

Glovo’nun faaliyet gösterdiği pazarlar hakkında neler söyleyebilirsiniz? Türkiye bu pazarlar arasında nasıl konumlanıyor?

Türkiye, sipariş ortalaması en yüksek 10 pazar arasında yer alıyor. Büyüme hızı açısından da ilk üçte. Bu anlamda Glovo Türkiye’nin çok kısa bir süre içinde ilk beşte yer alması oldukça gurur verici.

Hizmet vermeye başladığımızda düşük rekabetin olduğu pazarlara odaklanıyorduk. UberEats, Deliveroo gibi global rakiplerin olduğu pazarlara açıkçası bakmıyorduk. Tarihte gördüğümüz en hızlı büyümenin yaşandığı Ukrayna ve Kazakistan pazarları bize içgörü sağlayan iki pazar oldu. Bu iki pazar çok büyük olmalarına rağmen küresel rakiplerin odağı olamadılar. Biz şimdilerde bu iki pazara odaklanıyoruz. Ancak Türkiye gibi rekabetin daha yüksek olduğu pazarlar da var hedefimizde.

Türkiye pazarına ilişkin gelecek planlarınız neler peki?

Pazar payımızı artırma konusunda adımlarımızı sağlam atmamız gerekiyor. Türkiye’de hâlâ küçük bir pazar payına sahibiz. Henüz yeniyiz ve hızla büyüyoruz. Ancak bence pazarın yüzde 25’ine sahip olduğumuz sağlam bir pozisyon almamız gerekiyor. Yılsonunda bunun gerçekleşebileceğini düşünüyorum.

Mükemmel hizmet odaklı olmaya devam edeceğiz. Çünkü tüketiciler bizi yüksek kalitede hizmet sunduğumuz için tercih ediyor. Yemek dışındaki eczane, çiçek, market alışveriş gibi kategoriler için de yapmamız gereken çok şey var. Ancak yemek teslimatında iyi iş çıkardığımızı söylemem lazım. Servis konusunda iyiyiz.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.