Nike’a kadın sporculardan eleştiri

ABD'li kadın sporcu Alysia Montaño ve diğerleri, markanın samimiyetini sorguluyor.

15.05.2019 - 15:48 | Sencer Uçar

Nike'a kadın sporculardan eleştiri

Son dönemde hem yerel hem de küresel arenada markaların toplumsal cinsiyet eşitliği ve özellikle de kadın konularına daha fazla eğildiklerini, toplumda cinsiyet eşitliği bilincinin yaygınlaştırılmasına yönelik mesajlar verdiklerini, kadınlara yönelik olumsuz önyargıların kırılması adına ilham kaynağı olmaya çalıştıklarını görüyoruz.

Just Do It sloganının 30’uncu yıldönümünde, 2018’de başlattığı kampanyasında Nike’ın sergilediği duruş da yukarıda bahsi geçenden pek farklı değil. Nike’ın, insanları, uğruna her şeyi feda etmek gerekse bile bir şeylere inanmaya ve hayallerinde sınır tanımamaya davet ettiği çağrısını başlangıcından günümüze, belirli duraklara uğrayarak hatırlamaya çalışalım. İlk adım, Trump-zede Colin Kaepernick’in siyah beyaz fotoğrafının yer aldığı bir sosyal medya paylaşımıyla atılmış, ardından Kaepernick’in anlatımıyla hayat bulan Dream Crazy reklam filmi ekrana gelmişti. İlerleyen günlerde marka, sözü cinsiyet tartışmalarıyla gündeme gelen Güney Afrikalı atlet Caster Semenya’ya bıraktığı reklam filmini yayınlamıştı.

2018’in ardından bu yıl şubat ayında tenis efsanesi Serena Williams’ın anlatımıyla ekrana gelen filminde marka, hedefine direkt olarak kadınları almıştı. O dönemde Williams’ın, “Sana çılgın demek istiyorlarsa, sorun yok; çılgının neler yapabileceğini göster onlara” sözleriyle noktaladığı filmde Jimnastikçi Simone Biles ve ABD’nin ilk başörtülü sporcusu Ibtihaj Muhammad gibi kadın sporcular da yer alıyordu. Williams, bu filmde anne olmasının ardından kortlara dönüşünden de bahsediyordu.

Nike Anneler Günü’nde yeni bir reklam filmi yayınladı. Dünya Kupası’na hazırlanan ABD Kadın Milli Futbol Takımı oyuncularının kamera karşısına geçtikleri filmde marka herkesi çılgın hayalleri paylaşmaya davet etti. Ne var ki filmin yayınlanmasından hemen önce New York Times, başta ABD’li şampiyon atlet Alysia Montaño olmak üzere kadın sporcuların markanın söylemiyle hiç de barışık olmayan açıklamalarını haberleştirdi.

Montaño ve diğer sporcu annelerin iddiaları

Ülkesini Dünya Atletizm Şampiyonası ve Olimpiyat Oyunları da dahil olmak üzere uluslararası organizasyonlarda defalarca temsil eden, üç ulusal şampiyonluğu bulunan ve 2014 yılında sekiz aylık hamile olduğu dönemde bile koşmaya devam ederek dikkatleri üzerine çeken Montaño, sporcu gelirlerinin çok büyük bir bölümünün sponsorluk anlaşmalarıyla sağlandığı branşında eski sponsoru Nike’ın kendisine karşı tutumunu dile getirdi. “Nike benden çılgın hayaller kurmamı istedi, ta ki ben anne olmak isteyene kadar” başlığıyla yayınlanan haberde Montaño, profesyonel kariyeri devam ederken kadın sporcuların anne olmalarının niçin gerçek anlamda çılgınlık olduğundan bahsetti. Montaño’nun iddiası, anne olmak istediğini söylediğinde Nike’ın sponsorluk anlaşmasını dondurma ve ödeme yapmama kararı aldığı yönünde. Montaño’nun iddiaları yalnızca Nike’a yönelik de değil. Zira Montaño, hamileliğin ardından Nike’tan ayrılıp Asics’le anlaştığında da benzer bir tutumla karşılaştığını belirtiyor.

New York Times’a konuşan kadın sporcular, hamilelik ve hamilelik sonrası dönemde sponsorların kendilerine ücret garantisi sunmadıklarını söylüyor. O sporculardan biri de koşucu Phoebe Wright. 2010 – 2016 yılları arasında Nike’ın sponsor olduğu ABD’li koşucu, hamile kalmayı kadın sporcular açısından felaket olarak değerlendiriyor ve “Hamile kalsaydım, Nike’a asla söyleyemezdim” diyor.

ABD’yi olimpiyatlarda iki kez temsil eden uzun mesafe koşucusu Kara Goucher da doğum yaptıktan sonra, bebeğiyle hastanede kalmak ile maraton antrenmanlarına devam edip, Nike’la anlaşmasını sürdürmek arasında bir tercih yapmak zorunda kaldığını söylüyor. Bebeğinden ayrılıp antrenmanlarına devam etme kararı alan Goucher, bu kararından ötürü kendini asla affetmeyeceğini de ekliyor.

Goucher’ın bir diğer iddiası, markanın haberi Anneler Günü’nde paylaşma niyetinden ötürü, hamile olduğunu dört aydan uzun bir süre sonra açıklamak durumunda kaldığı şeklinde.

Sözleşmeler ne söylüyor?

Nike, yaptığı açıklamasında, sponsorluğunu üstlendiği sporcuların ücretlerinde hamilelik nedeniyle kısıtlama olabileceğini ancak bu tutumun 2018 yılında değiştiğini ve sporcuların cezalandırılmasının son bulduğunu belirtti. Marka, bu durumun sözleşmelere yansıyıp yansımadığına dair bilgi paylaşmış değil. Ayrıca, gazeteyle paylaştığı 2019 atletizm sözleşmelerinde, örneğin dünyanın en iyi beş sporcusundan biri olmak gibi spesifik performans seviyelerinin gerisinde kalmaları durumunda, markanın, herhangi bir nedenden ötürü ücretleri azaltma hakkına sahip olduğu bilgisi yer alıyor. Sözleşmede doğum, hamilelik ya da annelik de bu durum için istisna sayılmıyor.

Asics ise hamilelik ve doğum sonrasında ödemelerde kısıtlama yapılmadığını ve sözleşmelerinde doğum iznine özel bir madde bulunmadığını belirtiyor.

Kaynak: Nytimes.com