MoHo

Evde televizyonun yakın arkadaşı olan bir mobil dünya, prime time'da spot dışı neler yapabilirim diye düşünen reklamverenler için ilginç bir alternatif kanal.
01.03.2014 - 09:45

Salonda ayaklarını uzatmış en favori dizisini seyrediyordu. En heyecanlı sahnelerden birinde nefis bir şarkı başladı. Kimin söylediği hakkında en ufak bir fikri yoktu. Cep telefonunu çıkarttı, Shazam uygulamasına bastı. 4-5 saniye dinleme modunda sallandıktan sonra, şarkının sahibi ekranda belirmişti. Hemen alttaki bir opsiyona bastı: ‘Spotify’da dinle’.

Az önce dizide duyduğu şarkının Spotify’da ‘dizi müzikleri’ listesine girmesi sadece 15 saniye sürmüştü.

…..

Güzel bir sohbetti. Geçen gün YouTube’da gördüğü bir videodan bahsediyordu. Ama el kol hareketleriyle anlatmak bir yere kadardı. Tabletini aldı, videoyu buldu. İyi ki Apple TV diye bir şey vardı. Tek tuşla TV ekranına gönderdi. Arkadaşına döndü. ‘İşte bahsettiğim video bu’ dedi.

…..

‘Hmm. TV seyrediyorum. Arıycam ben seni’

Telefonu kapattı. Bir yandan da göz ucuyla ekrana bakıyordu. Reklamlar yazısını ekranda görür görmez hemen Twitter’a geçti. Diziyle ilgili yazılanlara göz attı. Bu bölümde Kıvanç’ın giydiği gömlek çok yakışmıştı. Kötü karakter için daha iyi bir seçim yapılabilirdi. Yetenek yarışmasındaki kadının sesi inanılmazdı. Beğendiği bir-iki tweet’i favorilerine ekledi. Ekranda reklam kuşağı biterken, WhatsApp’ın mesaj uyarısıyla irkildi.

……

Gelecek SOLOMO mu?

Gelecek SOLOMO mu? Yoksa bu kısaltmanın açılımı olan ‘Sosyal-Lokal- Mobil’ denklemi bir ütopya mı?

Hayır. Sadece güçlenmek için biraz daha zamana ihtiyacı var.

‘Internet of Everything’ ile birlikte makinelierin devri başlıyor olacak. Birbiriyle haberleşen makineler, bugün insanın omuzlarında duran pek çok kararı devralacak. Bu yeni dünyanın bize getireceği en önemli değişim noktalarından biri de SOLOMO’nun iyice güçlenmesi olacak.

Ama mobil dünyayı düşünürken ve planlarken gözden kaçmaması gereken bir nokta var: Toplam mobil tecrübeye MoHo hükmediyor ve hükmetmeye devam edecek.

MoHo: Mobile-Home. Yani ‘Evde mobil deneyim’.

ABD’den bir veriye göre, cep telefonu kullanımının yüzde 68’i evde gerçekleşiyor.

Tabletlerin prime time’ı, televizyonun prime time’ı ile üst üste geliyor. Televizyon seyredenlerin yüzde 80’i aynı zamanda cep telefonuyla da ilgileniyor.

İlginç, ama gerçek.

Mobil dünya

Markalar için ‘mobil dünya’ dev bir fırsat. Son BTK verilerine göre 24 milyondan fazla insan mobil cihazlardan internete giriyor. 2015’te bu yoldan bağlananların sayısı, masaüstü cihazlardan bağlananların sayısını geçecek.

Ama kampanyalar şekillendirilirken, ‘mobil dünya’ denildiğinde ve ‘mobil fırsatları nasıl değerlendiririz’ diye sorulduğunda hep ‘açıkhavada bir mobil deneyim’ düşünüyoruz. Aklımızda elinde cep telefonu olan bir Mirkelam koşuyor sokaklarda.

Türkiye gibi televizyon tüketimi tavan yapan ve akşam eğlencesi televizyondan ibaret olan bir ülkede, başta second screens (İkincil ekranlar) olmak üzere ‘ev tüketimi’nin dünya ortalamasından daha yüksek olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Evde televizyonun yakın arkadaşı olan bir mobil dünya, prime time’da spot dışı neler yapabilirim diye düşünen reklamverenler için ilginç bir alternatif kanal.

Peki bu kanalda marka olarak nasıl hareket etmeliyim, neler söylemeliyim, mesajlarımla buraya nasıl sızmalıyım? Sorular ve bu soruları cevaplayacak ‘iletişim bilimi ve sanatı’ tam da bu noktada başlıyor.