Mobilya Dernekleri Federasyonu’nun son araştırmasına göre, tüketiciler mobilyalarını en çok eskidiği için değiştiriyor. Satın almada en önemli kriter ise dayanıklılık.
Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED), Türkiye’de tüketicilerin mobilya satın alma davranışlarını, beklentilerini ve geleceğe yönelik eğilimlerini ortaya koymak amacıyla NielsenIQ’ya yaptırdığı “Türkiye Mobilya Sektörü Tüketici Eğilimleri ve Beklentileri Araştırması 2026”nın sonuçlarını açıkladı. 16 Haziran–13 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırma; Türkiye genelinde 12 istatistiki bölgedeki 26 ili kapsayan, 25–55 yaş aralığında, mobilya satın alma kararında söz sahibi olan bin 600 tüketiciyle yapılan online görüşmelere dayanıyor.
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri tüketicinin fiyat ve kalite arasındaki dengeye yaklaşımı oldu. Tüketicilerin yüzde 90’ı mobilya satın almadan önce fiyat karşılaştırması yaparken, yüzde 84’ü ürünün kalitesinin fiyatından daha belirleyici olduğunu belirtiyor. Yüzde 79’u uzun yıllar kullanacağı bir ürüne daha yüksek fiyat ödeyebileceğini ifade ederken, yüzde 81’i aynı ürünü daha uygun fiyata bulması halinde marka değiştirebileceğini söylüyor. Satın alma kriterlerinde de benzer tablo görülüyor.
Dayanıklılık yüzde 44 ile ilk sırada yer alırken, bütçeye uygun fiyat yüzde 42, konfor ve kullanışlılık yüzde 41, kolay temizlenebilirlik yüzde 38, malzeme ve işçilik kalitesi ise yüzde 34 ile öne çıkıyor.
Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de tüketicilerin genel harcama önceliklerinde ortaya çıktı. Ev satın alma yüzde 44 ile açık ara ilk sırada bulunurken, eğitim harcamaları yüzde 15 ile ikinci sırada yer aldı. Mobilya yüzde 13 ile üçüncü sıraya yerleşirken, otomobil satın alma yüzde 9 ile mobilyanın gerisinde kaldı. Yazlık veya ikinci ev yüzde 6, beyaz eşya ise yüzde 5 düzeyinde kaldı.
Araştırma mobilya satın alma kararının arkasındaki en güçlü nedenin “ürünün eskimesi” olduğunu da ortaya koydu. Son bir yılda mobilya satın alanların yüzde 37’si mevcut mobilyalarının eskimesini gerekçe gösterirken, yüzde 29’u daha modern bir yaşam alanı oluşturmak, yüzde 27’si ise daha konforlu bir yaşam alanına sahip olmak için mobilyasını değiştirdi. Önümüzdeki bir yıl için de eskime yüzde 34 ile satın alma niyetinin en önemli nedeni olmaya devam ediyor. Tüketicilerin evlerinde yaratmak istedikleri ortam sorulduğunda ise konfor yüzde 58, huzur yüzde 53 ve düzen yüzde 50 ile ilk üç sırada yer aldı. Mobilyayı “temel ihtiyaç” olarak tanımlayanların oranı yüzde 29 iken, yüzde 27’si mobilyayı doğrudan “konfor sağlayan unsur”, yüzde 21’i ise “yaşam tarzının bir parçası” olarak görüyor. En sık değiştirilen ürün grubu yüzde 48 ile oturma grupları olurken, bu grubu sırasıyla yatak, yatak odası, genç-çocuk odası, salon takımı ve yemek odası takip etti. Önümüzdeki bir yıl içinde değiştirilmesi planlanan ürün gruplarında da yüzde 43 ile oturma grupları ilk sırada yer aldı. Oturma gruplarını yatak odası, yemek odası, salon takımı, yatak ve genç-çocuk odası izledi.
Araştırma, tüketicilerin satın alma kararında ödeme koşullarının ne kadar önem kazandığını da ortaya koyuyor. Tüketicilerin yüzde 53’ü alışverişlerini kredi kartına taksitli gerçekleştirirken, uygun bulunan ortalama taksit süresi 12 ay olarak öne çıkıyor. Ortalama aylık ödenebilir taksit tutarı ise yaklaşık 16 bin 600 TL seviyesinde bulunuyor.
Araştırma, tüketicilerin en cazip bulduğu kampanya türlerini de ortaya koydu. Buna göre tüketicilerin yüzde 53’ü indirim kampanyalarını, yüzde 50’si ise ödeme seçenekleri ve taksit avantajlarını cazip buluyor. Eski mobilyayı yenisiyle değiştirme ile ücretsiz teslimat ve montaj seçenekleri de yüzde 40’lık oranlarıyla öne çıkıyor.
Araştırma tüketicinin alışveriş yolculuğundaki önemli dönüşümü de ortaya koyuyor. Tüketicilerin yüzde 94’ü mobilya araştırırken en az bir dijital kaynaktan, yüzde 70’i ise fiziksel kaynaklardan yararlanıyor. Dijital araştırmada markaların kendi internet siteleri yüzde 45 ile ilk sırada yer alırken, online alışveriş uygulamaları yüzde 37 ve online alışveriş siteleri yüzde 35 ile takip ediyor. Fiziksel kaynaklarda ise markaların kendi mağazaları yüzde 54 ile açık ara ilk sırada.