Değişen güven ilişkileri ve 2021 trendleri

Yeni yılın ilk MediaCat Live buluşmasından geriye kalanlara birlikte bakalım.

19.02.2021 - 12:15 | MediaCat

Tohumlarını 2020’de attığımız ve farklı disiplinlerden sektörü yakından ilgilendiren konuları alanında yetkin isimlerle masaya yatırdığımız MediaCat Live’da yeni yılın ilk buluşması dün Özyeğin Üniversitesi İşletme Bölümü’nden Doç. Dr. Ceren Hayran Şanlı, Gazeteci Barış Soydan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof. Dr. Emre Erdoğan ve Wunderman Thompson Strateji Direktörü Pelin Karagöz Hüner’in katılımıyla gerçekleşti.

Güven, Dayanışma ve Markalar başlıklı ilk oturumda Doç. Dr. Ceren Hayran Şanlı, MediaCat Genel Yayın Yönetmeni Pelin Özkan’ın FOMO (Fear of Missing Out) sendromuna dair sorularını yanıtladı. Sohbetin ana başlıkları arasında etrafta olup biteni kaçırma, mahrum kalma korkusu olarak tanımlanan FOMO’nun deneyimlenme biçiminin pandemiden sonra ne yöne evrildiği, pazarlamacıların FOMO hissini besleyerek ya da azaltarak markalarına nasıl fayda sağlayabilecekleri, tüketicilerin markalarla kurdukları güven bağındaki değişimler, marka temsilcileri ve elçilerinden beklentiler gibi konular vardı. Toplumun yaklaşık yüzde 80’inin FOMO’dan mustarip olduğunun ve hayat dursa da dijital dünyadaki hareketliliğin devamı nedeniyle sendromun sadece form değiştirdiğinin de üzerinde duruldu.

Gazeteci Barış Soydan ve Prof. Dr. Emre Erdoğan, buluşmanın ikinci oturumunda Kapital Medya İçerik Direktörü Alev Kaynak’ın konuğu oldu. Tedirginlik ve Belirsizlik Çağında Toplumsal Hallerimiz başlığıyla gerçekleşen oturumda Prof. Dr. Erdoğan, insanlara ne kadar güvendiğimizin ölçütü olan genelleştirilmiş güven oranının Türkiye’de çok düşük olduğuna dikkat çekti ve bir kıtlık döneminde olduğumuzun altını çizdi.

“Hareketlilik kıt. Eğitim kıt. İlişkiler kıt. Kıtlıkla terbiye edilmiş bir nesille karşı karşıya kalacağız. Bu daha seçici olmayı beraberinde getirebilir” diyen Prof. Dr. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Olanaklar kıt olduğunda önceliklendirmeler devreye girer. Bu önceliklendirmelerdeki farklılıklar artacak. Hangi alana bakarsak bakalım, toplu büyüme olmayacak; herkes her şeyi almayacak, her şeyi takip etmeyecek.”

Barış Soydan güven meselesini tüketici perspektifinden yorumladı. 2018’de Rahip Brunson davasıyla dolar kurunun o döneme göre çok yüksek bir seviye olan 7,20’lere çıkması ve enflasyonun ani yükselişiyle tüketici güveninin sert bir düşüşe geçtiği dönemi hatırlatan Soydan, “Hâlâ bu düşüşü yaşıyoruz. Dolardaki sert oynamalar herkesin geleceğe olan güvenini zedeliyor” dedi. Son birkaç aydır, tüketici güven endeksinde küçük iyileşmeler olduğunu ancak yine de Türkiye’deki tüketicilerin endeksin karamsar tarafında olduğuna dikkat çeken Soydan, bu karamsarlığın çok üst düzeyde olmadığını ancak tüketim harcamalarının güçlü bir biçimde yükselmesinin önünü tıkamaya yetecek seviyede olduğunu söyledi.

Üçüncü ve son oturum Wunderman Thompson Strateji Direktörü Pelin Karagöz Hüner’e aitti. Karagöz Hüner, Wunderman Thompson’ın Future 100 raporunda yer alan başlıkları değerler, kontrol ve kaçış olmak üzere üç ana tema altında özetledi:

Değerler

  • Öze dönüş ihtiyacı artıyor; doğaya dönüş, doğaya sahip çıkma ile özdeşleşiyor.
  • Kabuğa çekilme eğilimi artıyor. Kontrol ihtiyacı sınırları belli, daha içe dönük tatil ve eğlence deneyimlerini beraberinde getiriyor.
  • Kolektif acı ile yükselen empati, birlik olma ihtiyacı doğuruyor. Bu, markaların iletişimlerine de yansıyor.
  • Sadece tüketiciler markaları değil, çalışanlar da işverenleri hesap verebilir olmaya zorluyor. Şirketlerin etik scoreboard’ları yayınlanıyor, çalışan aktivizmi artıyor.
  • Formdan ziyade öz öne çıkıyor. Deepfake teknolojisi tepki görüyor, makyaj değil cilt bakım influencer’ları yükseliyor, hizmetlerin sağlığa yönelik avantajları öne çıkıyor.

Kontrol

  • Güçlü bir sadeleşme eğilimi var. Bulut teknolojileri, verinin sürdürülebilirliği meselesi önem kazanmış durumda. Eskiden markaların büyük koleksiyonları sezon sonlarında imha edilirken, artık daha düşük fiyatlarla ikinci kez satışa sunulabiliyor.
  • Z Kuşağı büyük sorunlara çözüm bulmak için çalışmaya gönüllü. Kuşağın yüzde 31’i STEM alanında eğitim almak istiyor.
  • Tüketiciler maksimum kontrol hissini önemsiyor. Antiviral kumaşlar, ambalajlar, portatif dezenfekte üniteleri öne çıkıyor.
  • Esnek çalışmanın yaygınlaşmasıyla misafirlerine ayrı dinlenme alanlarının dışında çalışma alanları da sunan konaklama seçenekleri popülarite kazanıyor.

Kaçış

  • Gerçeklikle fazla yüzleşme durumu kaçış eğilimine yol açıyor. Oyunlar, oyuncularına pop-up etkinlikler yaşatan alanlara dönüşüyor. Televizyonlardaki oyunlaştırılmış yarışma formatları artıyor.
  • İçerik tüketiminde alternatif dünya arayışları animasyon endüstrisine olan ilgiyi büyütüyor.
  • Deneyim ve hikâye anlatımının önemi artıyor. Fiziksel olarak ziyaret edilecek mekânlardan ekstra bir deneyim sunmaları; markalardan insani değerleri merkeze alan hikâyeler anlatmaları bekleniyor.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.