MediaCat

“Koronavirüsün insanlık tarihindeki etkisi az olacak”

Harari’ye göre insan ürünü felaketlerin tarih üzerindeki etkisi çok daha yüksek.

“Koronavirüsün insanlık tarihindeki etkisi az olacak”

Freakonomics’te Steven D. Levitt’in People I (Mostly) Admire podcast’ine konuk olan Sapiens, 21. Yüzyıl için 21 Ders gibi kitapların yazarı İsrailli Tarihçi Yuval Noah Harari, koronavirüsün insanlık tarihi üzerinde küçük bir etkisinin olacağını düşündüğünü açıkladı.

Harari’nin analizinin temelini, tarih boyunca öznesinin insan olduğu felaketlerin yol açtığı sonuçların hastalıklardan çok daha etkili olması oluşturuyor. Harari, Kara Veba’dan İspanyol gribine, tarihteki diğer pandemilerin sanattan siyasi ve ekonomik sistemlere uzanan etkilerini insan ürünü felaketlerle şu sözlerle kıyaslıyor:

“Uzun vadede bakıldığında, savaş gibi diğer felaketlere kıyasla pandemilerin tarih üzerindeki etkisi genel olarak daha azdır. Birinci Dünya Savaşı’nı 1918-1919 İspanyol gribiyle kıyaslayın. Gripten birçok insan ölmüştü. Fakat insanlar Covid’e kadar buna nadiren kafa yordu. Etkisi de çok daha azdı. Birinci Dünya Savaşı modern dünyayı şekillendirdi. Sanatı ele aldığınızda, birçok yeni sanat formu doğmuştur… Şiirde Wilfred Owen, resimde Otto Dix. Tüm sanatsal hareketleri düşünebilirsiniz. İspanyol gribi, hiçbir şey. Ünlü bir şiir yoktur. Ünlü bir tablo yoktur. Hiçbir sanat janrı doğurmamıştır. Kara Veba’ya baktığınızda da geçerlidir bu. İnsanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biriydi belki de. Kara Veba’dan önce ve Kara Veba’dan sonra Avrupa, elbette farklılıklar vardı ama hiçbir ülkede rejim değişmemiştir. Siyasi düzenler aynı kalmıştır. Öncesinde ve sonrasında ekonomik düzen aynıdır. Belki de buna programlı olduğumuz içindir. Evrimsel olarak, hastalıklarla başa çıkma konusunda savaş gibi insan kaynaklı felaketlere kıyasla daha başarılıyızdır.”

Ürkütücü senaryo: Yeniden tasarlanan insan

Harari’ye göre önümüzdeki ürkütücü senaryolardan biri de biyomühendislik ve yapay zekâdan faydalanarak yeni bir “süper tür” yaratmaya yönelik bilimsel ilerleme. Yaptıklarımızın sonuçlarının ne olacağını kavrayamamanın olası sonuçlarına dikkat çeken Harari’nin endişesi, büyük şirketlere ya da ordulara insanı yeniden tasarlama yetkisinin verilmesi olasılığı. “Muhtemelen kendileri için en faydalı insani özellikleri güçlendireceklerdir. Zekâ ve disiplin gibi özellikler. Yüksek zekâ ve disipline sahip çalışan ve asker istersiniz. Merhamet, sanatsal duyarlılık, maneviyat gibi diğer insani özellikler… Onların maneviyat sahibi çalışanlara, çok merhametli ya da sanatsal güzelli kavrayabilen askerlere ihtiyacı yok” diyen Harari, bu yeni insan türünün kalıcı olması durumunda geri dönüşün de oldukça zor olacağı fikrinde.

“20’nci yüzyılın totaliter rejimlerini düşündüğünüzde, ne zarar vermiş olurlarsa olsunlar, nihayetinde öze, insan vücuduna ve insan aklına dönersiniz. Hitler, Stalin, Mao… Onlar yeni bir insan yaratmaya çalıştı ama başarısız oldular zira teknolojiye sahip değillerdi. 21’nci yüzyılın Stalin’leri, onlarda teknoloji var. Bu da aşırı korkutucu.”

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.