Brand Week Istanbul bu sene risk almanın, karar vermenin ve kontrolün değişen anlamını mercek altına alıyor.
İçinden geçtiğimiz yapay zekâ çağında elimizdeki bilgi hiçbir zaman tam değil, sonucun garantisi yok ve yine de seçim yapmak zorundayız. Brand Week Istanbul bu yıl risk, karar ve kontrol arasındaki bu yeni dengeyi Dario Costa, Caspar Berry, Prof. Elizabeth George ve Dr. Gülcan Özer gibi isimlerle farklı çerçevelerden ele alıyor.
Dario Costa, 4 Eylül 2021’de Kuzey Marmara Otoyolu’nda birbirini takip eden iki tünelin içinden uçakla geçti. Kanat uçlarıyla tünel duvarları arasında birkaç metre vardı, uçuş 43 saniye sürdü ve o gün beş Guinness rekoru birden kırıldı. On altı yaşında ilk solo uçuşunu yapan, 2016’da Red Bull Air Race’e kabul edilen ilk İtalyan pilot olan Costa, 2025’te bir kayak pistinin tepesinden inerek ve saatte 120 kilometre giden bir trenin üzerine inip oradan havalanarak yeni ilkler denedi. Bu işlerde hata payı yok, deneme hakkıysa bir tane. Costa aylar süren hazırlığın, tekrar tekrar yapılan provaların ve rüzgârın son anda değiştiği saniyede verilen kararın nasıl bir araya geldiğini Brand Week Istanbul sahnesinde anlatacak.
Caspar Berry ise riski sayıların diliyle konuşuyor. Cambridge’de ekonomi ve antropoloji okudu, yirmi beş yaşında Las Vegas’a taşındı ve profesyonel bir oyuncu olarak üç yıl boyunca burada kaldı. Casino Royale filmi için danışmanlık yaptı, Londra’ya döndükten sonra kurduğu yapım şirketini 2008’de sattı ve bugüne kadar otuzdan fazla ülkede iki binin üzerinde konuşma yaptı. Berry’ye göre her iş kararı aslında tek bir şeye indirgeniyor: belirsizlik altında sınırlı sayıdaki kaynağı dağıtabilmek. Markaların asıl kaybı da yanlış riski almaktan değil, temkinli görünen bir eylemsizlikten geliyor. Berry, Las Vegas masalarında öğrendiği olasılık zekası üzerine stratejileri Brand Week Istanbul sahnesine taşıyacak.
Prof. Elizabeth George aynı soruyu kurumun içinden soruyor. Cambridge Judge Business School’da öğretim görevlisi olarak yer alan George, uzun yıllardır bir kuruma kimin hangi statüyle katıldığının ekip ilişkilerini nasıl değiştirdiğini araştırıyor. Araştırmalarının ortak bulgusu, aynı değişikliğin herkeste aynı sonucu vermediği yönünde. Kurumdaki yeri sağlam olan için yeni düzen fırsata dönüşürken, konumu kırılgan olan için tehdit haline geliyor. Yapay zekâ ise kuruma unvansız ve görev tanımı olmadan girdi. Hangi işlerin ona devredileceği, kararların neresinde duracağı ve kontrolün kimde kalacağı henüz yazılmadı. George, yapay zekâya hangi işlerin verilmesi gerektiğini ve kontrolü elde tutmanın kurum içinde ne anlama geldiğini Brand Week Istanbul’da masaya yatıracak.
Dr. Gülcan Özer ise aynı soruyu insanların modern zamanlarda kurduğu ilişkiler ve kendilerine yükledikleri anlam üzerinden soruyor. Teknolojideki, ekonomideki ve kültürdeki hızlı değişimler insanın kendisine dair kanaatini sürekli yeniden yazıyor. Markaların yıllardır üzerine konuştuğu aidiyet, statü ve kendini ifade etme arayışı da tam bu kanaatin üzerine kuruluyor. Psikiyatri uzmanı ve “Herkes Kendi Hayatının Kahramanı” ile “İnsan Halleri” kitaplarının yazarı olan Özer, kontrolün bireyin kendisinde mi yoksa teknolojiden ekonomiye uzanan çalkantılı süreçlerde mi olduğunu ve insanın bu tabloda kendi psikolojisine nereden müdahale edebileceğini Brand Week Istanbul sahnesinde aktaracak.
Kontrol hiçbir zaman tam değil, olasılık hiçbir zaman sıfır ya da yüz değil ve kararı tüm süreçlerde yine de makinenin değil bir insanın vermesi gerekiyor.
Brand Week Istanbul, riskin ve kontrolün yeni sınırlarını 4-6 Kasım’da Haliç Kongre Merkezi’nde tartışacak.