Davranış bilim COVID-19’a karşı

Davranış değişikliğine dair tüm önerilerin net, eylem içeren, yapılmaması gereken hareketin yerine neyin ikame edileceğini belirten şekilde sunulması gerekiyor.
01.07.2020 - 13:40

Salgınla ilgili alınan tedbirler aşamalı olarak gevşetiliyor. Kısıtlamalar azalıyor, hayat ve ekonomi normale dönmeye çabalıyor. Yönetilmesi daha zor bir süreç başlıyor. Açılan işyerlerinde çalışan morali, verimliliği, güvenliği, işyeri ve sokakta yeni kuralların belirlenmesi ve uygulanabilmesi önümüzdeki yeni meydan okumalar gibi gözüküyor.

Salgının başlangıcından itibaren davranış bilimciler, kamu yönetimlerine ve şirketlere davranış değişikliklerinin yönetilmesi için destek veriyor. Çeşitli platformlarda ve makalelerde iyi uygulama örnekleri tartışılıyor.

Davranışçı yaklaşım yeni döneme uyum sağlamada bize nasıl yardımcı olabilir? Başarılı yöntemleri incelemeye çalışalım:

Görünür kıl

Davranış değişikliğinin sonuçlarını görünür/hissedilir kılmak birincil öneme sahip. COVID-19’un nasıl hızlı yayılabileceğini siyah ışık altında gösteren video, el yıkamada atlanan yerleri göstermek için boya kullanılması örneklerini görmüş olabilirsiniz. Karşılaştığım en etkili örneklerden biri de sokakta oynayan sekiz yaşındaki oğlunun elini petri kabına bastırıp mikropların gelişimini gösteren Mikrobiyolog Tasha Storm’un çalışmasıydı.

Netleştir

Davranış değişikliğine dair tüm önerilerin net, eylem içeren, yapılmaması gereken hareketin yerine neyin ikame edileceğini belirten şekilde sunulması gerekiyor. “Sosyal mesafeye dikkat edelim” değil “2 metre uzakta dur”, “Gereksiz market ziyaretinden kaçınalım” değil “Haftada bir market alışverişi yeter” gibi. Dildeki bu basit farklılıklar davranış değişikliğinde büyük farklar yaratıyor. Yeni Zelanda gibi ülkelerin başarısında bu tip uygulamaların çok katkısı var. Lush’un 30 saniyede yok olan sabunu da iyi bir örnek; davranış değişikliğini net ve kolay hesaplanabilir hale getiriyor.

Kişiselleştir

Sayılar ve istatistikler duygu dünyamızı tetiklemiyor. “Biz” büyüdükçe gevşiyor ve etkisi azalıyor. Önerileri ve sonuçları somut ve kişisel hale getirdiğinizde büyük davranış değişiklikleri yaratma şansınız artıyor. Richard Shotton’ın aktardığı kan bağışı kampanyası güzel bir örnektir. Ne kadar kişisel ve adresli, o kadar güçlü.

Sosyalleştir

Grup normlarına uyum ve önemli kişilerin davranışlarını taklit, davranış değişikliğinde en önemli tetikleyicilerden. Doğru kullanılmadığında ters etki de aynı derecede güçlü olabiliyor. Örneğin medyada herkesin maske taktığı ama en yüksek rütbeli, makam sahibi kişinin maskesiz olduğu fotoğraflar sizce topluma nasıl bir mesaj veriyor? “Herkes sokağa fırladı, hiç kimse mesafeye uymuyor, çimenlere yayılıyor” haberleri de tersten güzel örnekler. Doğru hareketlerin spot altına alınması ve görünür kılınması önemli. “Haftada bir market alışverişi yeter”in yanına “Beşiktaş’ta oturan her 3 kişiden 2’si haftada bir kez markete çıkıyor” bilgisini eklemek gibi.

Doğallaştır

Davranış değişikliği için verilen pozitif/negatif teşviklerin çoğunluğu dışsal kurgulanıyor. Yani ödüller, cezalar, puanlar gibi. Bunların yanı sıra daha doğal, hayatın akışının içine yedirilmiş teşvik mekanizmaları kalıcı davranış değişikliği getiriyor. Alex Pentland’ın aktardığı bir çalışmada spor yapmaları için bireysel olarak teşvik edilen öğrenciler, teşvik ortadan kalktığında eski davranışlarına geri dönüyorlar. Ama teşvik sosyal ağa uygulandığında, yani gençler birbirlerinin aktiviteleri üzerinden teşvik aldıklarında sosyal normlar değişime uğruyor ve teşvik ortadan kalktığında davranış değişikliği devam ediyor. Tüm benzer faaliyetlerin oyunlaştırılması, eğlenceli ve popüler hale getirilmesi önemli. Değişim için aksiyona götürücü olumlu duygusal eşleşmeler gerekiyor. Bu sayede tekrarlar kalıcı alışkanlıklara yol açıyor.

Sihirli formül yok

Son olarak yapısı itibarıyla her koşulda geçerli müthiş formüller olmayacağını kabullenmek gerekiyor. Ancak doğru çerçeveler kurulduğunda ufak deneme yanılma kurgularıyla başarılı sonuçlara ulaşılabiliyor. Davranışsal çözümlere matematiksel formül muamelesi yapmamak gerekiyor. Sutherland’ın da vurguladığı gibi davranışsal çözümleri yüzde 100 doğru olma iddiasıyla değil, daha az yanlış olma çabasıyla kullanmak gerekiyor.

Giriş

Parolanı mı unuttun?

Parolanı mı unuttun?

Kullanıcı adını ya da e-posta adresini gir. Sana bir e-posta göndereceğiz. Oradaki bağlantıya tıklayarak parolanı sıfırlayabilirsin.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş

Gizlilik Politikası

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.