Çocuğunuz reklamcı olsun ister miydiniz?

Reklamcılığın "şanından" gelen fazla mesai sorununun tek bir sebebi olmamakla beraber, bu gidişle tek bir sonucu olacak.
30.05.2019 - 11:06

Parçası olduğum yönetici ekibi bir Amerikalı, bir İngiliz, bir Portekizli ve bir Türk’ten oluştuğu için fıkra gibi bir hayatımız var. Kültürel farklılıklarımız birbirimize takılmak için bolca malzeme veriyor. Geçenlerde bir sohbet esnasında, ekibe çocuklarının reklamcı olmasını isteyip istemeyeceklerini sordum. Bu soru karşısında kültürel farklılıkların hepsi bir kenara bırakılmışçasına herkes aynı cevabı verdi: HAYIR. Hatta müşteri ilişkilerinin başındaki İngiliz arkadaşımız, dünyanın en büyük reklamverenlerinden birinin yöneticisi olan babasının, kariyer tercihine ne kadar şiddetle karşı çıktığını da bizimle paylaştı.

Bu toplu vetomuzun temelindeyse sektörün geleceğinden ziyade, böyle gelmiş ve böyle gitmesi kuvvetle muhtemel insanlık dışı çalışma şartları vardı. Reklamcılığın “şanından” gelen bu fazla mesai sorununun tek bir sebebi olmamakla beraber, bu gidişle tek bir sonucu olacak.

Çocuğunuz reklamcı olsun ister miydiniz?

Konkur = Ekstra mesai

Ajanslarda ekstra mesaiye kalma sebeplerinin başında konkurlar geliyor. İdeal senaryoda, içerideki müşteriler ve onlara hizmet edecek ekiplerin zaman dağılımının dengeli olması gerekiyor. Ancak konkura girdiğinizde bu denge ne yazık ki bozuluyor. Her ne kadar freelance ekiplerle -ki bu, çoğu zaman ajanslar için bir lüks- bu ekstra iş yükü idare edilmeye çalışılsa da yönetici ekibindeyseniz ekstra mesaiden kaçmanın yolu yok.

Konkuru kazandığınız durumlarda da hemen yeni eleman bulup işe alana kadar bir sonraki konkura geçmeniz gerektiğinden, ekstra mesai “ekstra” bir durum olmaktan çıkıyor.

Devamlı mesai verimsizliğe daveet

Devamlı mesaiye kalma durumu ekiplerde metal yorgunluğu yaratmakla beraber, normal mesai saatlerindeki verimliliğin de ciddi şekilde düşmesine neden oluyor. Geç çıkan geç gelecek tabii ki (her ne kadar giriş çıkışlarda parmak izimizi alıp, gece 03:00’te ajanstan çıkanlara sabah 08:30’da gelmedi diye kızılan ajanslarda çalıştıysak da), o kadar insanlıktan çıkmadık.

Ancak bu esneklik de bazıları tarafından suiistimal edilmiyor değil. Ayrıca “zaten akşam mesaiye kalacağız” rahatlığıyla, gün içinde daha gevşek bir şekilde çalışmak da sıkça baş gösteren bir durum.

Egoları beslemek

Hem çok şükür hem de ne yazık ki reklamcılık herkesin kendi işini yapıp çıktığı bir üretim bandı gibi işlemiyor. Fikir üretiminin her sürecinde ortak akla başvurup, yönetici konumundaki parlak zihinlerin yönlendirmesini ve onaylarını almak gerekiyor. Ancak parlak zihin ve patlak ego aynı bünyedeyse, bu arkadaşların keyfi zamanlamaları, yönlendirme bekleyen ekiplerin hayatını zindana çeviriyor.

Yukarıda belirttiğim gibi, çoğu zaman yönetici ekibinin kendisini çok daha esnetip daha geniş bir alana nüfuz etmesi gerekiyor. Ancak bu durumu suiistimal edip, altındaki ekiplerin özel hayatına saygısızlığı hak gören ajans yöneticilerinin sayısı da azımsanacak gibi değil.

İnsana değer vermemek

Ne yazık ki ajans insanlarının makûs talihinin temelinde kendilerine ve zamanlarına duyulan, daha doğrusu duyulmayan saygı yatıyor. Bazen bizzat kendi yöneticilerinden, bazen de cuma akşamı brief atıp pazartesi sunum isteyen müşterilerinden kaynaklanıyor bu durum.

Bir iş için özel hayatınızdan zaman çalanlar aynı zamanda sizin kadar özveride bulunmadığı sürece size saygı duymadıklarından emin olabilirsiniz. İnsan hayatına daha fazla değer verilen ülkelerdeki çalışma şartları bu yüzden daha sağlıklı. Ajans tarafında mesaiye kalma durumu nispeten daha az olmakla beraber, mesaiye kalana da kurum minnettarlığını hissettiriyor.

İyi yetenek yoksa iyi fikir de yok

Genç yetenekleri bezdirip sektörden caydıran ajans yöneticilerine ve müşterilere bir haberim var. Yakında brief’ler karşılığında ajanslardan iyi fikir çıkarmak gittikçe daha da zorlaşacak. Çünkü kafası çalışan ve gözü bizden daha açık genç nesil reklamcı olmak istemiyor. Ben bile, genç mezunlara öncelikle müşteri tarafını tercih etmelerini tavsiye ediyorum. Doğal olarak kendi çocuğumun da reklamcı olmasını istemiyorum.

Pazarlama sektöründeki profesyonellerin ne düşündüğünü bulmamızaysa bu basit soruya cevap vererek yardımcı olabilirsiniz: Çocuğunuz reklamcı olsun ister miydiniz?