Anthony Hopkins, altmış yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı özgün bestelerini “Life Is a Dream” adlı albümle dinleyicilerle buluşturmaya hazırlanıyor.
Seksen sekiz yaşındaki usta oyuncu Anthony Hopkins, müzik dünyasında tarihi bir adıma imza attı. Sinema kariyerindeki devasa başarılarıyla tanınan aktör, Decca Classics ile anlaşarak altmış yılı aşkın süredir bestelediği eserleri kapsayan “Life Is a Dream” (Hayat Bir Rüyadır) adlı albüm projesini duyurdu. Albümdeki eserlerin orkestra şefliğini dünyaca ünlü Gustavo Dudamel üstlenirken, besteleri ise prestijli Philharmonia Orkestrası seslendirdi.
Henüz dört yaşından beri piyano çalan ve gençlik yıllarında yerel tiyatro oyunları için müzik bestelemeye başlayan Hopkins, bu projeyle en köklü tutkusuna geri dönüyor. Albümün çıkış parçası olan “Bracken Road”, aktörün “1947: Piyano ve Orkestra İçin Süit” çalışmasından hâmîsi olduğu çocukluk anılarını barındırıyor. Galler’deki çocukluk yıllarından ilham alan bu eser; kırları, dağları ve kırklı yılların sokaklarını nostaljik bir müzikal portreyle sunuyor.
Geçtiğimiz nisan ayında Londra’daki Alexandra Palace’ta kaydedilen albümde, geleneksel Galler ezgilerinden ilham alan “My Fatherland” parçasının yanı sıra sinemadan, aktörün eşinden ve yeğeninden izler taşıyan besteler de yer alıyor. Albümde Dudamel ve Philharmonia Orkestrası’na piyanist Sergio Tiempo, çellist Gregorio Nieto, Bach Korosu ve Winchester Katedrali Çocuk Korosu eşlik ediyor.
Proje hakkında konuşan Anthony Hopkins, duyduğu mutluluğu şu sözlerle dile getirdi: “Müzik benim ilk arzumuz, ilk dileğimdi. Hayatım boyunca müzik bestelediğim hâmîsi bilinen bir gerçek. Bu parçaların bazıları on yıllardır benimle yaşadı ve kendimi hâlâ onlara geri dönerken buluyorum. Decca ile imzalamak hayatımın onurudur.”
Ünlü şef Gustavo Dudamel’in batonunun dokunuşuyla her notayı derin bir anlama kavuşturduğunu belirten Hopkins, dinleyicileri kişisel bir hayal yolculuğuna davet ettiğini ekledi.
Şef Gustavo Dudamel ise Sir Anthony Hopkins’in yaratıcı dehasının tek bir sanat dalıyla sınırlanamayacağını vurguladı. Dudamel, sahnede ve beyaz perdede devleşen Hopkins’in aynı derin hayal gücünü, insani duygularını ve sanatsal dürüstlüğünü müzik eserlerine de aktardığını ifade etti. Teknolojinin ve sinemanın yapay zekâ destekli üretimlerle dönüştüğü günümüz dünyasında, Hopkins’in böylesine saf ve zanaat kokan bir müzikal miras bırakması sanat camiasında büyük bir heyecan yaratmış durumda.